İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu siyaset bilimci Dr. Edgar Şar, Ekrem İmamoğlu’nun İBB davasında dört gün süren savunmasını değerlendirdi. Şar, savunmanın yalnızca hukuki bir yanıt olmadığını, İmamoğlu’nun siyasi liderliğini güçlendiren ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin bir manifesto niteliği taşıdığını vurguladı.
Ruşen Çakır, siyaset bilimci Dr. Edgar Şar ile Ekrem İmamoğlu’nun dört gün süren tarihi savunmasını ele aldı. İmamoğlu’nun savunmasının siyasi önemine dikkat çeken Şar şunları söyledi:
“İmamoğlu’nun savunmasında bir lider perçinlemesi, lider konsolidasyonu var. Çünkü yarın öbür gün Türkiye’de zamanın ne göstereceği belli olmaz. Her şey planlandığı gibi gitmeyebilir iktidar açısından. Dolayısıyla ilk konjonktür değişiminde Ekrem İmamoğlu’nun bu yaptığı savunma, çok ciddi bir şekilde bir sermaye, liderlik sermayesi ortaya koydu.”
Bütün yönleriyle İmamoğlu’nun savunması

İmamoğlu’nun uzun tutukluluk sürecinin siyasi yaklaşımını değiştirdiğini belirten Şar, İmamoğlu’nun savunmasını şu sözlerle değerlendirdi:
“Ekrem İmamoğlu’nun geleceği de bu milletin, millet diyorum özellikle çünkü kullandığı kavram, geleceğini birleştirmiş durumda. Kendini milletin geleceğiyle, kaderlerini ortaklaştırmış durumda. Böyle bir şey sunuyor. Diyor ki, bakın ben zaten içerideyim, ben çıkmayacağım, ben buradayım. Fakat burada tutsak olan, burada zor durumda olan ben değilim sadece. Burada millet zor durumda.”
İmamoğlu’nun dini referanslarını ve farklı toplumsal kesimlere seslenmesine değinen Edgar Şar, bunun yalnızca seçim stratejisi olarak okunamayacağını vurgulayarak, “Bu yapay bir şey değildir. Ben yorumumu söylüyorum. Kendisiyle oturup konuşsak bunları belki biraz daha anlardık ama bir defa Allah’a dayanıyor diye düşünüyorum. Gerçekten samimi bir şekilde ben böyle düşünüyorum. İmamoğlu, millete dayanıyor ve güveniyor” dedi.
Edgar Şar sözlerini şöyle sürdürdü:
“Allah’a, millete ve geleceğe dayanmak, mevcut güç ilişkilerine teslim olmamak anlamına geliyor. Çünkü bugün yaşananları Türkiye’nin değişmez gerçeği olarak kabul edersek, geriye yalnızca çaresizlik kalır. İmamoğlu ise ‘Bu ülkenin başka bir geleceği var’ diyerek hem kendisine hem de topluma bir çıkış imkânı gösteriyor. Bu yüzden savunmasında yalnızca kendisini savunmuyor; Türkiye’nin nasıl bir ülke olabileceğine dair bir iddia ortaya koyuyor.”
- Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının tam metni (14 Ekim 2026): “Aynaya baktılar, gördüklerini benim adıma iddianameye yazdılar”
- Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının tam metni (15 Ekim 2026): “Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘tanık’ olarak dinlenmesini talep ediyorum”
- Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının tam metni (16 Ekim 2026): “Biz cemaatlere, vakıflara, derneklere hizmet işi dönemini bitirdik, onun için buradayız”
- Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının tam metni (17 Ekim 2026) | “Hz. Ali’nin sözünü tekrar ediyorum: Zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır”






