Hafta Başı (105): Dünyada ve Türkiye’de seçimler | Gazeteciler sokaktaydı | Fon krizi hep gündemde 

İSTANBUL (Medyascope) – Hafta Başı’nda bu hafta Medyascope Yayın Yönetmeni  Ruşen Çakır ile Kadri Gürsel, dünyadaki seçimleri, Türkiye’de gazetecilerin düzenlediği yürüyüşü ve kamuoyunun gündemindeki fon krizini değerlendirdi.


Dünyada ve Türkiye’de seçimler

Kadri Gürsel, Brezilya’da Lula’nın ilk turda geride kalmasına rağmen ikinci turda rakibini geçerek seçimi kazanmasını, dünyadaki siyasi gelişmeler açısından önemli bir sonuç olarak değerlendirdi. Lula’nın özellikle dar gelirli kesimlere yönelik vaatlerinin etkili olduğunu belirten Gürsel, şöyle konuştu:

“Dünyanın gidişatı hakkında çok da karamsar olmamamız gerektiğini işaret eden bir hadise. En başta Brezilya, Latin Amerika’nın süper gücü sayılır. Aslında geleceğin dünyasının süper güç adaylarından biridir Brezilya. Çok muazzam bir potansiyele sahip.”

Dünyadaki popülist sağ hareketlerin uzun vadeli çözümler üretemediğini savunan Gürsel, seçim sonuçlarının toplumsal taleplerle ilişkisine dikkat çekti. Gürsel, “Halk da daha hakkaniyetli bölüşüm-paylaşım politikalarının izlenmesini istiyor. Bunun arasında bir çatışma, bir sınıf savaşı bekliyor dünyayı. Ben öyle görüyorum. 21. yüzyılın bir yerde özeti böyle olacak” dedi.

Dünyada ve Türkiye'de seçimler
Hafta Başı (105): Dünyada ve Türkiye’de seçimler | Gazeteciler sokaktaydı | Fon krizi hep gündemde 

Gazeteciler sokaktaydı

İstanbul’da Kadıköy’de gerçekleştirilen yürüyüşe beklediğinden daha fazla gazetecinin katıldığını belirten Çakır, meslek örgütlerinin ve gazetecilerin ön planda olduğu eylemin siyasi parti yürüyüşüne dönüşmemesini olumlu buldu.

Kadri Gürsel de yürüyüşün gazetecilerin mesleki dayanışması açısından önem taşıdığını belirterek, eylemlerin temel amacının iktidarı caydırmaktan çok gazetecilerin mesleklerini sürdürmekte kararlı olduklarını göstermek olduğunu söyledi.

Gürsel, “Burada amaçlanan ne olmalı? Ben caydırıcı olabileceğini zannetmiyorum bu yürüyüşlerin. Ama caydırmak, gibi bir beklenti içinde olunmaması lazım. Burada amaç varolunduğunu, varkalındığını, hep var olunacağını ve vazgeçilmeyeceğini göstermek” dedi.

Gazeteciliği savunmanın demokrasi mücadelesinin bir parçası olduğunu vurgulayan Gürsel, “Gazeteciliği savunmak, demokrasiyi savunmaktır. Yani gazeteciliği savunmak başlı başına aslında siyasi bir duruştur” diye konuştu.

Fon krizi hep gündemde

Ruşen Çakır, bazı isimler hakkında uygulanan adli tedbirleri ve olayın siyasi boyutuna ilişkin tartışmaları gündeme getirdi. Gürsel ise krizin yalnızca belirli kişilerin para kaybetmesi ya da kazanması üzerinden ele alınamayacağını savundu.

Gürsel, olayın siyasi ve ekonomik boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, kamu kaynaklarının kullanımı ve ilgili kurumların sorumluluğuna dikkat çekti. Fon krizinin klasik yolsuzluk tartışmalarından ayrıldığını ifade eden Gürsel, şöyle konuştu:

“Yani burada olaylara verilen tepkilere baktığımızda, açıklanmayan 214 kişilik listeye, yani büyük götürenler listesine karşılık küçük ya da büyük kaybedenlerden de çok fazla ses çıkmıyor. Bunun nedeni de aslında olayın daha çok bir iktidar ekosistemi etrafında dönmesi. Yani iktidarın tabanından ve gövdesinden doğrudan yalıtılmış gibi görünen bir hadise.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş