Yanlış okumadınız: Trump’ın BM Genel Sekreterliği için istediği isim Orbán

Viktor Orbán

Macaristan’da seçimleri kaybeden, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yakın ilişkileri ve Avrupa Birliği’yle bitmeyen gerilimleriyle tanınan eski Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, şimdi Birleşmiş Milletler’in (BM) başına geçebilir. Yanlış okumadınız. Wall Street Journal’a (WSJ) göre Trump yönetimi, Orbán’ı BM Genel Sekreterliği için aday olmaya teşvik ediyor.

Birleşmiş Milletler’in (BM) bir sonraki genel sekreteri Viktor Orbán olabilir mi?

İlk bakışta kulağa pek gerçekçi gelmeyebilir ancak Wall Street Journal’ın (WSJ) üç farklı ülkeden kaynaklara dayandırdığı habere göre ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimi, Macaristan’ın eski Başbakanı Orbán’ı BM Genel Sekreterliği koltuğuna oturtmak için bir plan üzerinde çalışıyor.

Üstelik Orbán’ın aklına bu fikri sokan da Washington.

Habere göre ABD’li yetkililer, Macar siyasetçiyle doğrudan temas kurarak BM Genel Sekreterliği yarışına girip girmeyeceğini sordu. Henüz kesinleşmiş bir adaylık yok ancak görüşmeler sürüyor.

WSJ’ye konuşan bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi de teklifin ilk duyulduğunda kulağa çılgınca geldiğini kabul ediyor. Aynı yetkiliye göre Orbán, Trump’ın siyasi hareketi için “MAGA muhafazakârlarının hayalindeki aday.”

Putin’e yakın Orbán, BM’nin başına mı geçecek?

Planın belki de en şaşırtıcı tarafı, Washington’ın Orbán için kimlerle uzlaşmayı hedeflediği.

WSJ’ye göre ABD yönetimi, Rusya ve Çin’in de desteğini alarak Orbán’ı üç ülkenin ortak adayı haline getirmek istiyor.

ABD’li yetkililer, Rus ve Çinli muhataplarıyla yaptıkları önceki görüşmelerden iki ülkenin de bu fikre sıcak yaklaşabileceği izlenimini edinmiş ancak Moskova ve Pekin’in Orbán’a destek vereceğine ilişkin resmî bir açıklama yok.

Peki, yıllardır Putin’le yakın ilişkilerini sürdüren, Rusya’ya yönelik yaptırımlar nedeniyle Avrupa Birliği’yle karşı karşıya gelen Orbán neden BM Genel Sekreterliği için düşünülüyor?

WSJ’nin aktardığına göre Trump yönetimi açısından yanıt oldukça açık: Orbán’ın siyasi çizgisi.

Eski Macaristan Başbakanı’nın göç karşıtı politikaları, liberal sivil toplum kuruluşlarıyla mücadelesi ve Avrupa Birliği kurumlarıyla yaşadığı anlaşmazlıklar, Washington’daki destekçilerinin gözünde onu cazip bir aday haline getiriyor.

Ancak aynı özellikler, Orbán’ın BM’nin başına geçmesi halinde nasıl bir tutum izleyeceğine ilişkin ciddi soruları da beraberinde getiriyor. WSJ, Orbán’ın Putin ve diğer otoriter liderler karşısında nasıl davranacağı konusundaki kaygılara dikkat çekiyor.

ABD, Güvenlik Konseyi’nde kaç oy bulabileceğini bile hesaplamış

Bu fikir yalnızca ortaya atılmış bir isimden ibaret değil. WSJ’ye konuşan ABD’li yetkililer, BM Güvenlik Konseyi’ndeki olası desteği de hesaplamış durumda.

Bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Orbán’ın 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nde sekiz ülkenin oyunu rahatlıkla alabileceğini, hatta bu sayının 10’a çıkabileceğini öne sürüyor.

ABD, Rusya ve Çin’in aynı isim üzerinde anlaşması halinde İngiltere ve Fransa’nın nasıl davranacağı ise belirsiz.

Her iki ülke de Güvenlik Konseyi’nin veto yetkisine sahip daimi üyeleri arasında. Dolayısıyla Orbán’ın yeterli sayıda oy alması tek başına seçilmesi için yeterli olmayacak.

Orbán bu işe ne diyor?

Habere göre Orbán, kendisine iletilen fikri tamamen reddetmedi ancak çekinceleri bulunuyor.

Milliyetçi siyasi kimliğiyle tanınan eski başbakan, uluslararası bir kuruluşun başına geçme konusunda temkinli. Üstelik kazanacağından emin olmadığı bir yarışa girmek istemiyor.

Orbán, WSJ’nin yorum talebine ise yanıt vermedi.

BM Genel Sekreteri António Guterres’in görev süresi 31 Aralık’ta dolacak. Yeni genel sekreterin belirlenmesi için diplomatik görüşmeler devam ederken Birleşik Arap Emirlikleri diplomatı Lana Nusseibeh de yarışa katıldı. Nusseibeh’in 27 Ekim Salı günü soruları yanıtlaması, ertesi gün Güvenlik Konseyi’nde yeni bir gayriresmî oylama yapılması bekleniyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş