Medyascope.tv

Ufuk Akyüz ile “Türk basketbolunun 2021’e Yol Haritası”

“Türk Basketbolunun 2021’e Yol Haritası” dizisinde 10’uncu konuğum emekli milli hakem Ufuk Akyüz. Dizinin diğer programlarını seyretmek için tıklayın.

Sorular ve öne çıkan cevaplar:

1. Yeni “altın” neslin basketbol sistemimize entegre edilmesinde hızla stratejik planın hazırlanması niye önemli? Yeni “altın” neslin basketbol sistemimize entegrasyonunda hangi evreler olmalı?

Hakemliğin dışında kalan konularda yapacağım yorumlar antrenör ve yöneticilere göre yüzeysel kalabilir.

Ligde herkes yabancılara bel bağlamış durumda.

Genç oyuncuların kaybolmaması için dönemsel olarak orta ölçekli takımlarda oynamasını sağlamak lazım.

Amerika’ yı ayrı tutarsanız her milli turnuvada üsrekli başarılı olan ülke de yok aslında. İspanya’da da jenerasyonun sonuna geliyorlar.

Genç oyuncuların TBL ‘de ( 2.lig ) oynamaları onlara çok yarar getireceğini düşünmüyorum. TBL farklı bir lig. Kurulacak bir Ümitler Liginde yine kendi akranları ile oynayacakları için 1. Ligin sertliğine alışamayacaklar. En doğrusu gençlerin 1.Ligde pişmesi.

2. TBF, A Milli takım teknik ekibini ne kadar süre için belirlemeli? Neden?

A Milli takımın sadece milli takımda görev alması lazım. TBF’ nin uzun süreli anlaşma yapması daha doğru olur.

3. Süper Ligdeki yabancı sayısı ve uygulaması nasıl olmalı?

Yabancı oyuncuların pasaportları çok önemli değil. Ben sahada daha çok Türk oyuncu görmek isterim.

Hakemlik yaptığım yıllarda Harun, Orhun, Mirsad, İbrahim gibi maçın kaderini değiştirecek oyuncuların maçlarında hakemlik yaptım. O dönem maçın kaderini belirleyebilecek Türk oyuncuların çok olması mutluluk vericiydi.

Evet yabancı sayısı önemlidir ama genç oyuncuların rekabete girmesi onları daha yukarı taşacağı da önemli bir gerçektir.

NBA’ de güzel örnekler var. Yıldız oyuncular bireysel çalışmalara verdikleri önem!

Minimum 2 Türk oyuncunun sahada olmasını isterim.

4. Geliştirme Liginin olmalı mı? Nasıl?

Kulüp organizasyonlarında Bireysel Gelişim Antrenörü olmalı mı?

Daha önce de söylediğim gibi ben gençlerin kendi yaş grupları ile oynamak yerine, daha zorlu bir lig oynamaları gerektiğini düşünüyorum.

Bireysel Gelişim Antrenörü mutlaka olmalı. NBA’ de güzel örnekler var. Yıldız oyuncular bireysel çalışmalara verdikleri önem!

5. Türkiye’de çalışmak isteyen yabancı antrenöre belirli kriterler getirilmeli mi? Bench’teki teknik ve idari kadroda kaç yabancı olmalı?

Baş antrenörün dışında herkesin Türk olması gerektiğini düşünüyorum.

6. Basketbolumuzun önemli unsurlarından hakemlerin gelişmesi ve yeni jenerasyonların yetişmesi için ne gibi önerileriniz olur?

İşin en kolayı mevcudu silmek ve yeniden başlamak. “Bu hakemlerle ben ligi yönetmiyorum, yeni jenerasyondan bir grup hakem belirleyip onları yetiştireceğim.Bu hakemlerle 3-5 sene sonra çok daha iyisini yapacağım “diyebilir TBF. Bu direk bir çözüm değil, çünkü şu an mevcut hakemlerin içinde de işini iyi yapan hakemler var. İyi hakemlik yapamayan ama iyi hakemlik yapacaklar var.

2008’ de hakemliği bıraktığımda sezonun ortasıydı, Metin Şahin ‘in ( eski MHK başkanı) 2 dönem başkanlığına denk geliyor. Hakemliğe uzun yıllar emek verdim. 18 sene birinci ligde hakemlik yaptım. Kendime göre istatistiklerim var.

Hakemliği bıraktım çünkü, o yönetimle hakemlik yapmaktan mutlu olmadığımı ve bir yere varılamayacağını düşündüm. O dönem hakemliğe çok zarar verdi, çünkü MHK’nin tutumundan dolayı hakemler biraz kişiliklerini kaybettiler. İlişkileri yönetemediler.

Kuralları ezbere bilmek gerekir ama bu iyi hakemliğin tek göstergesi olamaz. Teoriyi pratiğe dönüştürmek çok kolay değil. Hakem sahaya çıktığında sıkıntısız yönetim gösterebilmeli.

Bugünlerde yaşanan en büyük sıkıntı şu; hakemlere insanların güveni kalmadı. Hakemlerin yaptığı en ufak hatanın arkasında hep bir şeyler aranıyor. Artık doğru çalınan düdüklere bile itirazlar olabiliyor.

Bu buzdağının görünen bölümü, 3-4 sene sonra bu sıkıntı daha da büyüyecek. Çünkü ligimizde hakemlik yapan bazı başhakem arkadaşlarımız 50 yaş sınırından dolayı hakemliği bırakacak. Ciddi bir başhakem açığı ortaya çıkacak.

Maçlarda yanlış düdük çalınır ama olay maçın atmosferini, psikolojisini yönetmek. Yıllarca sindirilen hakemlerin bazılarının potansiyelleri olsa da bunu performanslarına yansıtamıyorlar.

Şu an hakemlik yapan arkadaşların büyük bir oranına kimse tam güvenemiyor, inanmıyor. Ve mağdur olmamak için de kulüp yetkilileri kılıçları çekmiş durumda. Geçen seneden bu durumun böyle olacağı belliydi.

Profesyonel liglerin dışında alt yapı liglerinde de büyük sıkıntılar var. Hakemleri kısa süreli bir kurstan geçirip, yönettikleri 4-5 maçtaki düdükleri ile ilgili konuşma yaparak hakem yetişmez. Hakem adaylarına oyunu anlatmak lazım ,insan ilişkilerini güçlendirmelerini sağlamak lazım. Seyrettiğim maçlardan sonra hakem arkadaşlarla yaptığım sohbetlerde şunu söylüyorum; diyalog kurun, doğru diyalog ile birçok sorunu çözebilirsiniz. Hakem yetiştirmek için en büyük kaynak kulüplerde. Genç takımlardaki her oyuncu A takımlara çıkmıyor. Bunlardan bazıları basketbolun içinde kalıp akademik hayatlarını sürdürmek istiyor. Bu tip gençler hakemlik için uygun adaylar.

İyi hakem olabilmek için sahadaki oyuncuları iyi anlayabilmek gerekir. Ciddi basketbol sistemleri içinden yetişerek gelmiş genç oyuncular hakemlik sisteminin içine sokulabilmeli. Bu tip profildeki gençlere hakemliği öğretmek başarı yüzdesini arttıracaktır. Bu yüzden kulüpler ve üniversitelerde taramalar yapıp erken yaşta bu tip kişileri hakemliği cazip hale getirecek şekilde anlatarak ikna edeceksin. Mutlaka eğitim bursu gibi avantajlar sağlayacaksın. Bu tip sporcuların hakemliğin içine çekilmesindeki en önemli avantaj; basketbolu ayrıntılı şekilde bilmeleri.

Tecrübe ve doğru gözlemle tespit edeceğin profildeki hakem adaylarını 5 yılda 1.lig hakemi,10 yılda da baş hakem olarak yetiştirebilirsin. Tabi bu süreçte doğru kişilerle-rol modellerle maç yönetmesi, yönettiği maçları seyretmesi, gelişimini ve eğitimini devam etmesi, iletişim ile ilgili destek alması lazım. Demin de dediğim gibi oyunun psikolojisini yönetmek çok önemli. Maç sırasında hakemin kuracağı doğru iletişim yapılacak bir çok hatanın tolore edilmesini sağlar.

Geçenlerde www.basketfaul.com ‘da bir yazı yazdım. Bir bölümünde; gerekiyorsa oyuncu ve antrenörler ile beraber yemek yenmeli, çay içilmeli diye yazdım. Bunda yanlış bir şey olduğuna inanmıyorum. Maç öncesi bir oyuncuyu bir kafede görüp sohbet edebilmeliyim. Rakip oyuncu/antrenör de gelip o sohbete katılabilmeli. Bunlar çok doğal şeyler olmalı.

Basketbola zarar veren kim varsa mutlaka temizlenmeli, antrenör, hakem ,oyuncu veya yönetici fark etmez. Nitekim, 1991-92 yıllarında buna benzer bir takım çalışmalar yapıldı. İlişkileri doğru yönetemeyen bazı hakemleri TBF, tamamen organizasyonun dışında bıraktı ve Recep ,ben, Fatih,Mehmet gibi o zamanın genç hakemlerine birinci ligde maç yönetme şansı verdi. Bu şansı doğru kullananlar uzun yıllar hakemlik yaptı.

Hazırlayanlar:

Murat Özyer

Ali Emre Mazlumoğlu

Destek Verenler:

www.medyascope.tv

www.basketfaul.com

www.basketdergisi.com

Bunlar da ilginizi çekebilir: