Akıl okuyabilen beyin implantı geliştirildi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Bilim insanları, “akıl okuyabilen” ve düşünceleri konuşma sesine dönüştürebilen bir beyin implantı geliştirdi.

ABD’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden bir grup sinirbilimci, konuşma yetisini kaybetmiş insanların iletişim kurabilmesini sağlamak amacıyla beyin sinyallerini konuşma sesine dönüştüren bir aygıt tasarladı. Laboratuvar dışı kullanımda henüz kesin sonuçlar vermese de büyük ölçüde anlaşılabilir cümleler üretebilen teknoloji, araştırmacılara göre konuşma yetisini kalıcı olarak kaybetmiş kişilere umut olabilir.

Araştırma sonuçlarının yayımlandığı Nature dergisine konuşan Emory Üniversitesi’nden sinir mühendisi Chethan Pandrinath, daha önceki çalışmalarda yapay zekâ yardımıyla yalnızca tek heceli kelimeleri sese dönüştürebildiklerini söylerken, kaydedilen bu aşamayı büyük bir “sıçrama” olarak nitelendirdi.

BBC’nin haberindeyse, araştırma ekibinden Profesör Edward Chang’ın “Bu çalışma ilk kez bir kişinin sadece beyinsel faaliyetlerini temel alarak bütün halinde cümleler elde edebileceğimizi gösteriyor” sözlerine yer verildi.

Nasıl çalışıyor?

“Akıl okuma” teknolojisi, iki aşamalı olarak çalışıyor. İlk aşamada dil, dudak, gırtlak ve çeneyi hareket ettiren beyindeki elektrik sinyallerini almak üzere beyine bir elektrot yerleştiriliyor. Ardından, kişinin konuşması halinde ağız ve boğazda meydana gelecek hareketler, makine öğrenimi teknolojisi kullanılarak simüle ediliyor. Bu simülasyon sonucunda “sanal” bir ses yolu kanalıyla konuşma sesi elde ediliyor.

Geliştirilen bu teknoloji ile motor nöron hastalığı, beyin hasarı, gırtlak kanseri, bazı felç türleri, multipl skleroz ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklar dolayısıyla konuşma yetisini kaybeden hastaların yeniden konuşabilmesi hedefleniyor.

Kötüye kullanılabilir mi?

“Akıl okuma” teknolojisinin art niyetli kişilerce kullanılabilmesi, Chang’a göre şu anda çok zor. Düşünülenleri deşifre etmenin mümkün olup olmadığı sorusuna da eğildiklerini söyleyen Chang, bunun “çok çok zor ve çetrefilli olduğunu” gördüklerini, bu yüzden de “düşünce okumaya” değil, söylenmeye çalışılan düşünceleri deşifre etmeye odaklandıklarını belirtti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus