Karantina öğrenci yurdunda bir gün: “Daracık bir yerde değiliz, sıradan bir ortam var”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Salı gecesi, akademik araştırma için bulunduğu Paris’ten İstanbul’a dönen ve koronavirüs salgını nedeniyle Başakşehir’deki Kanuni Sultan Süleyman Öğrenci Yurdu’nda karantinaya alınan Yusuf Yıldırım, yurtlardaki genel durumu anlattı. Odalarda tek kişi kaldıklarını, sıradan bir ortam olduğunu belirten Yıldırım, yemeklerinin oda kapısına bırakıldığını, düzenli olarak temizlik yapıldığını söyledi.

Yurtdışında olan ve Türkiye’ye dönmek için başvuran 3 bin 614 vatandaş, salı günü Türkiye’ye getirilerek İstanbul ve Kocaeli’ndeki öğrenci yurtlarına yerleştirildi. Paris’te bulunan Yusuf Yıldırım da o isimlerden biri ve salı gecesinden itibaren yaşadıklarını paylaştı.

“İnsanlar, ellerinden geleni yaptılar”

“Havaalanında bilet almak için bekleyen çok insan vardı” diyen Yıldırım, uçağının İstanbul’a inmesinden yurda yerleştirilmesine kadar olan kısmı şöyle anlattı: “Pasaportlarımız uçağa binerken alındı, hâlâ da geri almadık. Uçak, İstanbul Havalimanı’na indiğinde valizlerimiz açık alana kondu. Uçağın yanına otobüsler yanaştı, onlarla yola çıktık. İstanbul-Başakşehir’deki Kanuni Sultan Süleyman Öğrenci Yurdu’na getirildik. Yurtlara yerleştirme faslı biraz uzun sürdü, pratik bir güçlük vardı. Uzun sürdüğü için de yer yer gerginlikler oldu. Görevliler tarafından kötü muamele görmedim, insanlar ellerinden geleni yaptılar.”

“Sıradan bir ortam var, kitap okuyorum, müzik dinliyorum”

Yurt odalarında herkes tek kişi kalıyor. Odalar normalde dört öğrencinin kaldığı odalar. Girişte temizlik yapılırken, her bir kişiye sabun, diş macunu, havlu, terlik gibi eşyalar verilmiş. Yıldırım, yaşadıklarını şöyle paylaştı: “Koridora çıkabiliyoruz. Koridorlarda da uyarıyorlar, bir arada durmamamız konusunda. İlk gün ‘yemeği şuradan alabiliyorsunuz’ dendi, sıra oluştu ve sağlıklı değildi. Sonra odamıza getirmeye başladılar. Yavaş yavaş düzen oluşuyor. Kapıyı çalıp ‘yemek’ diye sesleniyorlar, biz de çıkıp alıyoruz. Ateşimiz ölçüldü, gün içinde de ölçüm yapılıyor. Herhangi bir sıkıntı veya talebimizin olup olmadığı sürekli soruluyor. Dün sürekli telefon trafiği halindeydim. Bir akademik görevlendirmeyle gittiğim için, bir bavul kitabım vardı, onları buraya dizdim. Onun dışında evden çıkmadığım bir günde yaptığım şeyleri yapıyorum. Daracık bir yerde değiliz, bunu özellikle Türkiye’ye dönüp dönmeme konusunda tereddüt eden insanlar için söylüyorum. Eviniz kadar olmasa da kapalı bir günde yapabileceğiniz şeyleri yapabilirsiniz. Ben, biraz kitap okuyup, biraz müzik dinleyip, daha çok da insanlarla konuşarak geçirdim. Sıradan bir ortamdayız, sadece kendi evimizde olmadığımız için polis kontrolü var.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus