Kamu Denetçiliği Kurumu, 200 “iptal” başvurusu üzerine, İstanbul Sözleşmesi’nin feshi için ön rapor hazırladı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kamu Denetçiliği Kurumu, 200 “iptal” başvurusu için İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi tavsiyesinde bulunan bir ön rapor hazırladı. Kamu Denetçisi Özlem Tunçak, ön raporunu Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’a sundu.

Ön raporda değerlendirilen başvurulara göre İstanbul Sözleşmesi “geleneksel aile yapısına uygun değil”. Başvuranlar, İstanbul Sözleşmesi’nin kültürel değerlerine aykırı hükümler taşıdığını, geleneksel aile yapısına uygun düşmeyen nikâh dışı birlikteliklere meşruiyet kazandırdığını ve ailenin tahribine zemin hazırladığını savunuyorlar. Ayrıca, 6284 sayılı kanun kapsamında, beyanın esas alınarak uzaklaştırma kararlarının verilmesi neticesinde önemli mağduriyetlerin yaşandığını, aile hayatının kamuya açılması suretiyle aile mahremiyetinin ihlal edildiğini, kanunun şiddet olaylarının önüne geçilmesinde ve ailenin korunmasında yetersiz kaldığını ileri sürüyorlar.

Ön rapora göre İstanbul Sözleşmesi’nde toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsel kimlik gibi kavramsal tabirlerin tanımına yer verilmiyor, sözleşmenin asıl metninde “aile” kavramı yerine “partner” kelimesi kullanılarak evlilik dışında bir arada yaşanan ilişkiler meşrulaştırılıyor. Ön raporda, “İstanbul Sözleşmesi ile ilgili konularda çalışanlar, sözleşmenin farklı bir cinsiyet yaklaşımının olmadığını, geleneksel aile yapısını olumsuz olarak etkileyecek bir hüküm içermediğini ve aslolanın kadına karşı şiddetle mücadele olduğunu ifade etseler de sözleşme metninden kadına karşı şiddetle mücadelenin araçsallaştırılarak iç hukukumuzda güvence altına alınmayan hususların kavram olarak hukukumuza dâhil edildiği ve toplum hayatında önem atfedilen bazı değerlere yerine göre müdahale edilmesi gereken unsurlar olarak yer verildiği görülmektedir” deniliyor.

Anayasada Türk toplum yapısı da gözetilerek kadına yönelik şiddetin, ayrımcılığın önlenmesine ilişkin hükümlerin konulduğunun belirtildiği ön raporun karar kısmında özetle şu ifadeler yer alıyor: 

İstanbul Sözleşmesi adıyla anılan tarafı olduğumuz Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin feshedilmesi durumunun değerlendirilmesi hususunda Cumhurbaşkanlığına tavsiyede bulunulmasına,

Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetle mücadele alanında sunulan kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde sunulabilmesi ile sürekli veri akışının sağlanması ve etki analizlerinin yapılabilmesini teminen,

– Bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları ile koordinasyonun sağlanması ve politikaların bütüncül bir yaklaşımla belirlenebilmesi için Cumhurbaşkanlığı nezdinde bir yüksek kurul oluşturulması,

– Merkezi ve yerel yönetim içerisinde ailenin korunmasına yönelik hizmetler ile kadına karşı şiddetle mücadele hizmetlerinin birleştirilerek tek çatı altında hizmet sunumunun sağlanması,

– Aile içinde yaşanan veya yaşanması muhtemel sorunların mümkün mertebe mahkemelere intikal etmeden ve kolluk müdahalesine ihtiyaç duyulmayacak şekilde çözüme kavuşturulabilmesini sağlayacak mekanizmalar geliştirilmesi,

– Aile danışmanlığı hizmetlerinin kamu hizmeti olarak sunumunun sağlanması ve yaygınlaştırılması,

– Aile arabuluculuğunun ülkemize kazandırılması için sürdürülen mevzuat çalışmalarının tamamlanarak sistemin işler hale getirilmesi hususlarında Cumhurbaşkanlığına tavsiyede bulunulmasına karar verildi.

“Henüz kararımızı vermiş değiliz”

Ön raporun basına yansıması üzerine bir açıklama yapan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesini talep eden 200’e yakın başvuru aldıklarını ancak konuyla ilgili henüz bir karar vermediklerini söyledi. Başvuruların inceleme aşamasında olduğunu dile getiren Malkoç, inceleme ve araştırma süreci bitince kararlarını kamuoyuyla paylaşacaklarını belirtti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus