Yayın hayatına başlayan Edebiyat Atölyesi Dergisi, 30 sayfasını yeni yazarlara ayırıyor: “Biz yazar adayları için bir yol arkadaşı olmak istiyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Üç ayda bir yayımlanacak Edebiyat Atölyesi Dergisi, “Biz yazarlar, bugüne kadar sizlerin sevgisi ile çoğaldık. Sayfalarımızın yarısını sizlerin öykü ve denemelerinize tamamen ücretsiz şekilde açıyoruz. Bundan sonra da bilgimizi, birikimimizi, deneyimimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz” çağrısıyla eylül ayında yayın hayatına başladı. Derginin yayın yönetmeni Barış İnce, Medyascope’a Edebiyat Atölyesi Dergisi’nin kuruluş hikayesini, salgın döneminde dergi çıkarmanın zorluklarını ve yeni yazarların dergiye yazı yollamadan önce nelere dikkat etmeleri gerektiğini anlattı. 

Edebiyat Atölyesi Dergisi yayın hayatına başlamaya nasıl karar verdi?

Salgın sürecinde Instagram’da Maltepe Belediyesi ile birlikte yazı seminerleri yapıyordum. İzmir’de kendi yazı atölyemiz var fakat Instagram canlı yayınları ile ücretsiz olarak geniş kesimlere ulaştık. Orada verdiğimiz seminerlerden sonra yüzlerce kişi bana okumam için yazılarını atmaya başladı. İşin içinden çıkamadım. Halkımıza bu konuda nasıl destek olabiliriz diye düşündüm. Dergiler amatör yazarların yazılarını basıyor ama insanların istediği daha çok değerlendirme ve yönlendirme… Üstelik hem bilgilenmek hem de yazmak istiyorlar. Böyle olunca da ikisini harmanlayan bir şey düşündüm. Mutfakta yer alan arkadaşlarla paylaştım onlar da yenilikçi buldu. Daha fazla satan popüler kültür dergilerinde de yazıyorum, bunda da bir sorun görmüyorum yeni okurlar kazanmak için önemli dergiler bunlar. Ben başka bir şey yapmak istedim, kendi yazın serüvenime de uygun düşecek bir şey. Çünkü hem yazıyorum hem de üç yıldır yazmaya dair bilgiler veriyorum. Bu yüzden az basan, daha çok abonelikle ayakta duran mütevazı bir dergi kurduk arkadaşlarımla birlikte. Çıktıktan sonra beklediğimizin epey üstünde bir ilgiyle karşılaştık. Demek doğru ihtiyacı tespit edip özenli bir iş yapınca destek buluyor. 

 “Yayın kurulu amatör yazarlara yön verebilecek ve alanında üretimleri olan isimlerden seçildi”

Yayın kurulundaki ve derginin mutfak ekibindeki isimler nasıl bir araya geldi?

Sizin de tespit ettiğiniz gibi iki ayrı ekibimiz var. Birincisi mutfak ekibi… Bu dergiyi tek başıma çıkarmam hem mümkün değildi hem keder-kıvanç ortaklığı da dediğimiz mecmua kültürüne uygun değildi. O yüzden sevdiğim, güvendiğim pek çok arkadaşıma sordum. “Böyle bir şey yapacağım, bu yolu birlikte yürüyelim mi” diye… Tabii kiminin gündelik işleri vardı, kimi arkadaşlar maddi yönden sürdürülebilir bulmadı. Yine de 20’ye yakın arkadaşım “Ben varım” dedi. Yayın kurulu ise amatör yazarlara yön verebilecek ve alanında üretimleri olan isimlerden seçildi. Bir kısmı daha önce atölyeler yapmıştı ve insanların yazarken nerelerde tıkandığını biliyorlardı. Hepsi söyleyecek sözü olan ve alanlarındaki yerleri tartışma götürmez isimler. Onlarla çalışabilmek büyük bir şans… İyi ki para pul değil de insan biriktirmişiz diye düşündüm. 

“Döviz kuru arttıkça kağıt fiyatları ve baskı maliyeti artıyor”

Salgın döneminde yeni bir dergi çıkarmanın zorlukları neler?

En büyük korkumuz elbette ki yeniden kitapçıların kapanması ve insanlara ulaşamamak olur. İkinci zorluk da kağıt fiyatlarındaki durdurulamayan artış. Türkiye kendi kağıdını üretemiyor ve ithal ediyor bu da kağıdı dövize bağlı hale getiriyor. Döviz kuru arttıkça kağıt fiyatları ve doğal olarak baskı maliyeti artıyor. Her hafta yaptığımız hesap değişiyor. Biz az basıp nokta atışı dağıttığımız için belki çok zorlanmadık ama büyük dergiler ve gazeteler nasıl altından kalkıyor bilemiyorum.

Edebiyat Atölyesi Dergisi’nde okurları nasıl yazılar bekliyor?

Dergimiz 80 sayfa ve ilk 50 sayfasında yazıya dair bilgiler (öykü, roman, senaryo, çocuk edebiyatı…), yazarların nasıl yazdığına dair bilgi ve anekdotlar, iyi öykü ve şiir örnekleri yer alıyor. Edebiyat sözlüğü, edebiyat tarihi biri kısa bölümlerde de edebiyatseverlere arşivlik bilgiler veriyoruz. Son 30 sayfasında ise okurlardan gelen yazılar ve her yazının altında yayın kurulu üyelerimizin değerlendirmeleri yer alıyor. İlk sayımızda öyküleri Fadime Uslu, şiirleri Altay Öktem seçti ve değerlendirdi. Bu değerlendirmeleri okuyan kişiler kendi eksiğini de görebiliyor. Sadece yazısı çıkan için değil herkes için bir yol gösterici oluyor.   

Yazar adayları sizlere yazılarını yollarken nelere dikkat etmeliler?

İlk sayı için 400’e yakın yazı geldi. Bunların 50’ye yakını basılabildi. En önemli sorun elbette ki vuruş sayısı. Sosyal medya hesaplarımızda duyuruyoruz beş bin vuruşu (boşluklu karakter sayısı) geçmemeliler. Dilde özen önemli. Anlatım bozuklukları, imla hataları yoğun olmamalı. Öykü gibi başlayıp deneme gibi bitirmek çok doğru olmuyor yazdıkları türe de biraz dikkat etmeliler.  

“Biz yazar adayları için bir yol arkadaşı olmak istiyoruz”

Dergide edebiyat dünyasında adını bildiğimiz isimlerle birlikte yeni yazar adaylarına da yer veriyorsunuz, bu vesileyle sizce edebiyat dünyasına kalemi güçlü yeni isimler katılabilir mi?

Derginin “merhaba” yazısında da belirtmeye çalıştım. Bu ülkede çok önemli edebiyat dergileri var ve biz onlara rakip olamayız. Bizim dergimiz sayesinde, (Tabii ki sadece dergi yetmez) kendini geliştirip oralarda yazabilecek kişiler ortaya çıkabilir. Biz yazar adayları için bir yol arkadaşı olmak istiyoruz. Bir kişi gerçekten yazar olmak istiyorsa, kendisini geliştirecek yolu mutlaka bulur. Belki biz de o yolda bir durak oluruz. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus