Komutanları tarafından darp edildi, intihar etti, Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı verdi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Şırnak’ta 2009 yılında askerlik yaparken önce komutanları tarafından dövülen ve ardından intihar ederek yaşamına son veren askerin ailesinin başvurusunu karara bağlayan Anayasa Mahkemesi (AYM), olayda kötü muamele yasağının ihlaline karar verdi. AYM kararında, başvuran aileye 20 bin lira manevi tazminat ödenmesini de kararlaştırdı.

Şırnak’ta 2009 yılında askerlik yapan S.H., bir uzman çavuşun eşine telefon ile taciz içerikli mesaj attığı iddiasıyla uzman çavuş L.B. ve astsubay çavuş Y.A. tarafından dövüldü. S.H., dövülme olayından sonra G-3 piyade tüfeği ile banyoda intihar ederek yaşamına son verdi. Olay ile ilgili yürütülen soruşturmada, savcılık S.H.’nin intihar ettiği kanaatine vararak 15 Temmuz 2010 tarihinde ölüm olayıyla ilgili kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdi.

İntihar etmeden önce mektup bırakmış

S.H.’nin intihar etmeden önce bir mektup yazdığı ve mektubunda komutanları tarafından darp edilmesi ile ilgili, “Bir de L. uzman ve Y. astsubaya çok teşekkür ettiğimi söyle, her zaman böyle haksız yere asker dövmeye devam etsinler. Öteki tarafta yüce Rabbim’den korkmuyorlar mı? Aslında L. uzmanı ben kendime abi gibi seçmiştim, tüm dertlerimi, sorunlarımı mevzilerde hep onuna paylaştım. Bizim Adıyamanlı olduğumuzu, babamızın oğlu olduğumuzu unutmasın. Y. astsubay sivilde kendine dikkat etsin” yazdığı görüldü.

S.H.’yi dövdükleri gerekçesiyle haklarında “asta karşı müessir fiil” suçunu işledikleri gerekçesiyle askeri mahkemede dava açılan uzman çavuş L.B. ve astsubay Y.A.’ya 2016 tarihinde verilen cezalar da ertelenince, S.H.’nın ailesi Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu. AYM, kötü muamele yasağının ihlal edildiğine karar vererek, başvurucu askerin ailesine 20 bin lira manevi tazminat ödenmesini kararlaştırdı.

“Yargılamada makul olmayan bir gecikme sözkonusu”

AYM verdiği kararın gerekçesinde şunları belirtti:

“2009 yılında gerçekleşen olayın faillerinin 2016 yılında ceza aldığı görülmektedir. Hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların niteliği, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kıstaslar dikkate alındığında başvuru konusu olay çok da karmaşık bir görünüm arz etmediği gibi başvurucuların yargılamanın uzamasına sebep olacak tutumunu ve usule ilişkin haklarını kullanırken özensizliğini gösteren bir unsur da gözlenmediğinden yedi yıllık yargılama süresinde makul olmayan bir gecikme sözkonusudur.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus