Lüks tüketim nesneleri ile insan ilişkisini farklı açılardan ele alan “Düş Nesneleri” sergisi sanatseverlerle buluştu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye kökenli Tayvanlı sanatçı Melek Kocasinan’nın koronavirüs salgını günlerinde hazırladığı “Düş Nesneleri” (Dream Objects), 15 Temmuz’da İstanbul’da sergilenmeye başladı. Beşiktaş’taki Karl & Ein Sanat Galerisi’nde eserleri ile sanatseverlerle buluşan Kocatepe, “Düş Nesneleri”ni Medyascope’a anlattı. 

İlk sergisi “Glow-in-the-Dark”ta (Karanlıkta Işıldayan) Tayvan’da geçirdiği çocukluğundan yola çıkan Kocasinan, salgınla birlikte Asyalılar’a karşı nefret suçları ile önyargının artmasının ve çocukluk anılarına sıklıkla dönmesinin kendisini üretmeye sevk ettiğini dile getirmişti.

“Düş Nesneleri” sergisinde ise arzu nesnesi haline gelen lüks tüketim ürünleriyle insan ilişkisini ele alan Kocasinan, “Şehir Işıkları”, “Beni Sıkıca Tut”, “Çarpıcı”, “Gizemli”, “Merak”, “Hediye Kutusu”, “Özgün Benlik”, “Düşlerin Seni Özledi” ve “Düş Nesnesini Aşmak” eserleriyle İstanbul Beşiktaş’taki Karl & Ein Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Kocatepe, Düş Nesneleri’nin çıkış noktasını “Arzu nesnesini hem aşarak hem de ona odaklanarak kendimizle ilgili neler fark edebiliriz? Bununla ilgili sorular sormak istedim” diyerek anlattı.

Salgın ve karantina günlerinde evdeki nesnelerden kolajlar oluşturarak çalışmaya başladığını söyleyen Kocasinan, “Arzu nesnelerimizle etkileşime girme biçimlerimize bakarak neler keşfedebilirize odaklandım. Dünyada tasarımsal olarak, lüks olarak görülen markalardan ürünlerle ve onların hediye paketleriyle yaptığım kompozisyonlara Çince “düş/rüya” kelimesini iliştirerek düşleyene hatırlatmak istedim” dedi. 

Kocasinan, işlerinde tekrar eden “düş/rüya” kelimesiyle insanların hayal kurma ve onları gerçekleştirme ihtiyacının kadim köklerini de hatırlatmak istediğini söyledi: “Sergide kullandığım beş bin yıllık Çince ‘meng’ kelimesini, resimsel özelliği ve geçmişi nedeniyle seviyorum. Eserlerde kullanılan bu kelime yedi yaşında Tayvan’da Çince öğrenmeye çalışırken annemin verdiği çalışma kartlarından birinde yazıyordu. Her nereye gittiysem bu kart benimle beraber seyahat etti. 30 seneden fazladır saklıyorum. ‘Meng’ kelimesi kağıttan önce kaplumbağa kabuklarına, taşların üzerine ve tahtalara yazılmış.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus