Afganistan’da 20 yıllık savaşın bilançosu: Umutsuzluğun pençesinde bir ülke

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Taliban, pazar günü (15 Ağustos) Afganistan’ın başkenti Kabil’e girdi ve Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin terk etmesinin ardından ülkedeki kontrolü tamamen ele geçirdi. Taliban’ın bu hızlı ilerleyişin ardından Afganistan’da, 20 yılda Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından atılan adımlar sorgulandı. 20 yıldır süren bu “başarısız” savaşın bilançosu ağır oldu.

Taliban, dün (15 Ağustos) ülkenin başkenti Kabil’e girdi. Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, Tacikistan’a kaçtı. Gani, “Kan dökülmesini önlemek için ayrılmaya karar verdim” dedi. Bu gelişmelerin ardından 20 yıl sonra ülkenin kontrolü tamamen Taliban’ın eline geçti. Birçok insan, NATO ve ABD’nin sahnede olduğu 20 yıllık bu “başarısız” savaşın bilançosunu sorguladı. 

11 Eylül ve sonrası

ABD, 11 Eylül saldırılarının ardından Taliban’dan, El Kaide’nin kurucusu ve saldırıların mimarı Usame bin Ladin’i teslim etmesini istedi. Taliban ise Ladin’in misafir olduğunu öne sürerek bu talebi geri çevirdi. 11 Eylül 2001’de El Kaide militanları tarafından Dünya Ticaret Merkezi ve ABD Savunma Bakanlığı’na (Pentagon) düzenlenen, 2 bin 996 kişinin öldüğü “dünyanın en kanlı terör saldırısının” ardından, NATO’nun 70 yıllık tarihinde ilk kez karşılıklı savunma maddelerine başvuruldu.

ABD öncülüğündeki güçler7 Ekim 2001’de Taliban’a yönelik olarak operasyon başlattı. ABD öncülüğündeki güçler Taliban’ı kısa sürede mağlup etti. Önce başkent Kabil’i kaybeden Taliban, sonra kalesi konumundaki Kandahar şehrinden çekildi. Hızlı bir yenilgiye uğrayan Taliban, ülkenin dağlık kesimlerine çekilmek zorunda kaldı. Bundan sonra Taliban, ABD ve Batı destekli hükümet ile olan mücadelesine gerilla taktiği ile devam etti.

ABD öncülüğündeki güçlerin Taliban karşısındaki zaferinin ardından NATO, 2003 yılında Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) olarak bilinen bir uluslararası koalisyonun komutasını devraldı. Bu koalisyon, “Afganistan’da barışı yeniden tesis etmeyi” ve “Afgan güvenlik güçleri oluşturmayı” amaçlıyordu. 2015 yılında ISAF’ın misyonunu Kararlı Destek Misyonu (Resolute Support Mission) adlı bir eğitim misyonu devraldı. Bu misyon, bu yılın nisan ayı itibarıyla 36 ülkeden yaklaşık 10 bin askerden meydana geliyordu.

Savaşın bilançosu: Binlerce can kaybı

ABD Kongresi’nin verilerine göre uluslararası askeri koalisyon 2001 yılından bu yana aralarında yaklaşık 2 bin 400 ABD’li askerin de bulunduğu 3 bin 500’den fazla can kaybı yaşadı. 20 binden fazla ABD askeri çatışmalarda yaralanırken, on binlerce Afgan polis ve asker öldürüldü.

2011 yılında NATO’nun askeri varlığı, Afganistan’daki 51 müttefik ve ortak ülkeden 130 binden fazla yabancı askerle zirveye ulaştı. 2003’ten bu yana NATO, bir Afgan hava kuvvetinin kurulması çalışmaları da dahil olmak üzere yüz binlerce Afgan askerine ve polis memuruna eğitim verdi.

Savaşın ABD’ye maliyeti 820 milyar dolar

Afganistan’daAlmanya, ABD’den sonra en büyük ikinci askeri birliğini konuşlandıran ülke oldu. Almanya, Taliban’ın kalelerinden biri olan Kuzey Afganistan eyaleti Kunduz’da, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana dünyanın herhangi bir yerinde olduğundan daha fazla askerini kaybetti.

ABD Kongresi verilerine göre yalnızca ABD, 2002’den bu yana Afganistan’a toplam 140 milyar dolardan fazla para harcadı. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Afgan güçlerine destek de dahil olmak üzere ABD’nin Afganistan’da bulunmasının toplam maliyetinin aynı dönem için 820 milyar dolardan fazla olduğunu tahmin ediyor.

20 yıllık uzun savaşın ardından Afganistan

Afganistan, dünyanın en fakir ülkelerinden biri olmaya devam ediyor. Ülke, Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı tarafından yayımlanan İnsani Gelişme Endeksi’nde 189 ülke arasında 169’uncu sırada yer alıyor. Afganistan’da ortalama yaşam süresi 64 yıl iken, kişi başına düşen gayri safi milli gelir 2 bin 200 dolar seviyesinde. Ülkede Taliban’ın tamamen kontrolü ele geçirmesinin ardından, 20 yılda kadınların ve çocukların eğitim ve çalışma hayatında elde ettiği önemli kazanımların ortadan kalkacağı endişesi hâkim.

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus