TBMM Genel Kurulu’nda Deprem Komisyonu Raporu görüşüldü: “Türkiye’de 18 il, 80 ilçe ve 502 köyün altından aktif fay hattı geçiyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, “Depreme Karşı Alınabilecek Önlemlerin ve Depremlerin Zararlarının En Aza İndirilmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonunun Raporu” görüşüldü.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Sakarya Milletvekili ve Deprem Araştırma Komisyonu Başkanı Recep Uncuoğlu, dün (5 Ekim) düzenlenen görüşmede söz alan isimler arasındaydı. TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, genel görüşmenin tamamlanmasının ardından birleşimi, bugün (6 Ekim) saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

Türkiye’de 18 il, 80 ilçe ve 502 köyün altından aktif fay hattı geçiyor”

Deprem Komisyonu Raporu üzerine HDP grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, depremlerin dünyada yaşanan bütün canlıları etkileyen bir doğa olayı olduğunu ve insan yaşamının gerçeği olan depremlerin yer kabuğunun altının soğuyana kadar süreceğini belirtti. Türkiye coğrafyasının yüzde 66’sı ve yaşam alanlarının da yüzde 71’inin deprem riski altında olduğunu söyleyen Kenanoğlu, “Türkiye’de 18 il, 80 ilçe ve 502 köyün altından aktif fay hattı geçiyor. Tüm bu il ve ilçelerde yapılaşmanın tamamen yasaklanması, bunların üzerine bina inşa edilmemesi gerekirken aktif fay hattı üzerindeki illerde imar afları da dahil olmak üzere işlemler ve sistem sürdürülüyor. Afet riski altındaki alanlarının dönüştürülmesi hakkındaki kanuni düzenlemeler bütünlüklü olarak ele alınarak halkın afetlere karşı güvenli olmasını sağlayacak şekilde yeniden düzeltilmeli” dedi.

“Kandilli Rasathanesi’nin çalışmaları göz ardı edilmemeli”

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, sekiz aylık bir çalışmanın sonucunda raporun oluşturulduğunu, komisyonda birçok resmi kurum ve sivil toplum kuruluşlarının dinlendiğini söyledi.

Çalışma sonucunda 268 öneri içeren 522 sayfalık bir raporun ortaya çıktığını belirten Kılıç, “CHP’nin temsilcileri olarak parti rozetlerimizi kapıda bırakarak elimizi vicdanımızdan hiç ayırmadan ve depremden dolayı acı çekmiş herkesin acısını yüreğimizde hissederek çalıştık” diye konuştu.

Türkiye’deki konutların yaklaşık yüzde 40’ının kaçak ya da ruhsatsız olduğunu vurgulayan Kılıç, denetimi yapılmamış yapıların felaketlere davetiye çıkardığına ve son 11 yılda çıkan yedi imar affının bu sorunu büyüttüğüne dikkat çekti.

Kılıç, bağımsız deprem kurulları oluşturulmasını, Kandilli Rasathanesi’nin çalışmalarının göz ardı edilmemesini, deprem vergilerinin depremin zararlarını azaltacak tedbirler ve deprem sonrası çalışmalar için harcanmasını, toplumsal farkındalık yaratılmasını önerdi.

CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin ise afet risk yönetiminin etkin olması gerektiğini belirterek, Elazığ, İzmir ve Van depremlerinde yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine rağmen risk azaltma odaklı deprem yönetim sistemi kurulamadığını söyledi. Şevkin, bir an önce afet ve acil durum bakanlığı kurulmasını talep etti.

“Sürekliliği sağlanmış bir süreç yürütülmeli”

Komisyonun 10 Kasın 2020 tarihinde çalışmalarına başlandığını ve 18 toplantıda 98 kurum, STK temsilcileri ve akademisyenlerin dinlendiğini belirten AKP Sakarya Milletvekili ve Deprem Araştırma Komisyonu Başkanı Recep Uncuoğlu, komisyona 80 rapor ve belge sunulduğunu, 1916 sayfa tutanak tutulduğunu söyledi.

Türkiye’nin, aktif bir deprem ülkesi olarak sıklıkla yıkıcı depremlerle karşı karşıyla kaldığını, hasar ve can kayıpları nedeniyle de toplumsal hayatın her yönüyle büyük ölçüde olumsuz etkilendiğini vurgulayan Uncuoğlu, “Dünyanın aktif deprem kuşaklarından birinde yer almamız nedeniyle var olan deprem tehlikesinin derinlemesine analiz edilmesi ve deprem risklerinin de çok disiplinli olarak yürütülecek kapsamlı çalışmalarla azaltılması ölçüsünde depremlerin afete dönüşmemesi sağlanabilecektir” dedi.

“Şehir ve yapı türleri üzerinden önceliklendirme yapılmalı”

Uncuoğlu, 1999’daki depremler sonrasında afet yönetiminde ciddi ilerleme kaydedildiğini ancak daha da iyileştirilerek eşgüdümün sağlanması, bütüncül bir sürdürülebilir sistem olarak yürütülmesi gerektiğini söyledi. AKP’li Uncuoğlu, şöyle devam etti:

“Deprem tehlikesinin yüksek olduğu nüfusun ve sanayi kuruluşlarının yoğun bulunduğu illerden ve raporumuzda irdelenen yapısal risk faktörlerine haiz yapılardan başlanmasının yerinde olacağı değerlendirilmektedir. Çalışmaları tamamlanmak üzere olan Mekansal Adres Kayıt Sistemi’nin (MAKS) kapsamlı bir şekilde kullanıma girmesiyle güncellenebilir bir bina envanter kayıt sisteminin hayata geçmiş olacağı değerlendirilmektedir. Yapı denetimine tabi olmamış yapıların da önceliklendirilerek ilgili idarelerce periyodik denetime tabi tutulması ve denetim sonuçlarının bina kimlik sistemine aktarılması, periyodik denetimler sonrasında yıkılacak derecede riskli bina olarak tespiti yapılan yapılar hakkında yürütülmesi gereken iş ve işlemlerin ivedilikle yerine getirilmesi, aksi takdirde ilgili idarelerin bu yapılarda meydana gelebilecek can ve mal kayıplarından sorumlu olacağı yönünde mevzuat düzenlemesi yapılması önem arz etmektedir.”

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, genel görüşmenin tamamlanmasının ardından, birleşimi, bugün (6 Ekim) saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus