Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu’nun sergisi “İnşa”, 16 Ekim’de İFSAK’ta açılıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) bünyesindeki fotoğraf gruplarından Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Grubu’nun (İFSAK Ezberbozan) sergisi “inşa: toplumsal/cinsiyet/mekân/beden”, 16 Ekim’de İstanbul-Beyoğlu’ndaki İFSAK Galeri’de açılıyor.

İFSAK Ezberbozan, Mart 2019’da toplumsal cinsiyetin fotoğraf ve sinema alanındaki eril temsil biçimlerine alternatifler yaratarak hiyerarşik olmayan, eşitlikçi bir çalışma zemini sunmak ve bu alanda üretim yaparak daha az görüneni görünür kılma amacıyla kuruldu.

13 kurucu kadın üye, kadınların ve LGBTIQ+’ların sanat alanındaki üretimlerinin neden geri planda kaldığını/bırakıldığını araştırmak ve bunu tersine çevirmek için neler yapılabileceğini tartışmak hedefiyle yola çıktı. Bu hedef doğrultusunda grup, dernek bünyesinde etkinlikler ve atölyeler düzenlemeye devam ediyor. Grubun ikinci döneminde, danışmanlığını Gülbin Özdamar Akarçay’ın üstlendiği “Mekânın İnşası ve Toplumsal Cinsiyet” atölyesi, salgın sebebiyle çevrimiçi olarak yapıldı. Beş ay süren atölye boyunca 12 katılımcı tarafından üretilen çalışmalar 16 Ekim-4 Kasım 2021 tarihlerinde İFSAK Galeri’de izleyici karşısına çıkıyor.

Gülbin Özdamar Akarçay, mekân, inşa ve toplumsal cinsiyet ilişkisinin proje ve sergiye dönüşmesini şu sözlerle açıkladı:

“Biz bu proje ve sergi ile meydanlara, kurumsal yapılara, parklara yani eril cinsiyeti temsil eden bütün inşa edilmiş mekânlara karşı mesafe koyuyoruz. Parklarda yürürken, altgeçitlerde karanlıkları atlatmaya çabalarken, adliyelerdeki o devasa iktidar bloklarını kadına yönelik haksızlıklarda harekete geçirmeye çabalarken, ışıl ışıl parlayan işyerlerindeki cinsiyet ayrımının net çizgilerini birebir hissederken, mekânın sadece bir mimari tasarımdan ibaret olmadığını, toplumsal cinsiyetin inşa edildiği ve içselleştirildiği bir dünya olduğunu savunarak mekânı, en bildiğimiz eylemlilik haline fotografik temsillere dönüştürüyoruz.”

Akarçay, kendiliğinden olmayan bir eylemi temsil eden “inşa” ile ilgili şöyle konuştu: “Mekân üzerine inşa edilen tüm yapılar, bir tasarım olarak temsillere dönüşür. Temsil, gerçeğin yerine geçen, onu imleyen olarak anlamı kuran, değiştirendir. Anlam ise dünyanın ve şeylerin içinde saklı değildir, aksine ideolojiler tarafından inşa edilmektedir. Bedeni de bir mekân olarak anlamlandırıp, bize öğretilen güzelliğe ve estetiğe karşı tekinsiz temsiller yaratıyoruz. Kendi bedenini ve cinsiyetini sırf o bedende doğdu diye kabul etmek zorunda olan, kendini farklı tanımlayan insanları da kucaklayarak, onları da görünür kılmak istiyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus