Cumartesi Anneleri 866. haftasında, 30 yıl önce İstanbul’da gözaltına alınarak kaybedilen Hüseyin Toraman için adalet istedi: “Katilleri cezalandırsınlar, ölmeden bunu göreyim”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasının 167. haftasında, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesabından açıklama bulundu. 866. haftanın moderatörlüğünü gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun yaptı. Cumartesi İnsanı Çağla Seven’in okuduğu açıklamada, 27 Ekim 1991’de İstanbul’da gözaltına alınarak kaybedilen Hüseyin Toraman (24) için adalet istedi.

Gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Hüseyin Toraman’ın annesi Hatice Toraman, “Hüseyin kaçırılalı tam 30 yıl oldu. 30 yıldan beri acım ve öfkem dinmedi. İstediğim tek bir şey var, katiller bulunsun, hesap sorulsun. Yavrularımızı kim öldürdü, nereye attılar? Katilleri cezalandırsınlar, ölmeden bunu göreyim, yaşım geldi 75’e, hala katillerin bulunmasını bekliyorum. Biz bu acılarla mı gömüleceğiz?” dedi. 

Hüseyin Toraman’ın kardeşi Sakine Toraman, “Olay bütün mahallenin gözü önünde meydana geldi. Kardeşimin sesini duyan eşi pencereden bakınca onun kaçırılmasına şahit oldu. Aramalar sonuç vermedi, çalmadığımız kapı kalmadı. Aradan 30 yıl geçti biz hala kardeşimi bulamadık” diye konuştu. 

Toraman Ailesi’nin avukatı Gülseren Yoleri, “Hüseyin Toraman’ın gözaltında kaybedilmesi olayı, diğer gözaltında kaybetme olaylarıyla birebir benzerlik göstermektedir. Hüseyin Toraman muhalif siyasi kimliğiyle bilinen, polisin takibindeki bir kişi. 1991 yılı 27 Ekim’de evinin önünden sivil ve silahlı, kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından sivil bir araca bindirilerek kaçırılıyor. Olaya tanık olan eşi ve mahalle esnafı karakola başvurarak bu olayın aydınlatılmasını istiyor. Yapılan inceleme neticesinde, kaçırma olayı değil bir gözaltına alma olayıdır deniliyor” dedi. Toraman Ailesi’nin Hüseyin Toraman’ın nerede tutulduğunu öğrenmeye çalıştıklarını dile getiren Yoleri, “Kendilerine değişik bilgiler veriliyor ve en sonunda Hüseyin Toraman’ın gözaltına alınmadığı söyleniyor” diye devam etti. 

866. haftanın açıklamasını okuyan Cumartesi İnsanı Çağla Seven, “Türkiye’de devletin gözaltında kaybetmelerle ilgili politikası, yaşananlara ilişkin gerçeklerin inkarı ve suçu işleyenlerin hukuki yaptırımlara tabi tutulmadan cezasızlıkla korunması şeklindedir. Dolayısıyla, Türkiye’de kayıp aileleri için etkili bir hukuk yolu bulunmamaktadır” dedi. 

Hüseyin Toraman’ın 27 Ekim 1991 sabahı İstanbul-Kocamustafapaşa’daki evinin önünden kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından kaçırılmasına mahalleli ve eşinin tanık olduğunu söyleyen Çağla Seven, “Baba Ali Rıza Toraman Çınar Karakolu amirine ulaşarak,  ‘Oğlumu kaçıranlara neden müdahale etmediniz?’ diye sordu. Karakol amiri Hüseyin’in kaçırılmadığını, siyasi polisler tarafından gözaltına alındığını, bu nedenle müdahale edemediklerini söyledi. Baba Toraman karakol amiri ile yaptığı görüşmenin ses kaydını aldı” diye konuştu. 

Hüseyin Toraman’ın  gözaltında kaybedilmesinin soru önergesi ile Meclis’e taşındığını anlatan Çağla Seven, “İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, 13 Aralık 1991 tarihinde Hüseyin Toraman ile ilgili iddiaları içeren soru önergesine verdiği cevapta tüm iddialarını reddetti”  dedi. 

2011 yılında yapılan başvuru sonucunda İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın soruşturma başlattığını aktaran Çağla Seven, “Dosya ‘zamanaşımı süresi dolduğundan soruşturmaya yer olmadığı’ kararı ile kapatıldı. Yapılan itiraz sonucunda dosya üzerindeki kapatma kararı kaldırıldı. Ancak dosyada bugüne kadar bir gelişme yaşanmadı” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus