AYM Genel Kurulu, kararlarını uygulamayan yerel mahkeme için ihlal kararı verdi – Başkan Zühtü Arslan: “AYM kararları konusunda derece mahkemelerinin takdir yetkisi yoktur”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, AYM’nin 2018 yılında hak ihlali kararı verip yeniden yargılama ve infazın durdurulmasını istediği bir başvuruyla ilgili AYM’nin kararını yok sayan Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki bir başvuru ile ilgili karar verdi.

Hakkında yeniden ihlal kararı verilip AYM kararına rağmen bir yıl daha cezaevinde tutulan Behzet Çakar adlı hükümlüye 40 bin lira tazminat ödenmesine hükmeden AYM Genel Kurulu’nun kararına, AYM Başkanı Zühtü Arslan, ek gerekçe sundu. Arslan gerekçesinde, “Zira yeniden yargılama sürecinde Anayasa Mahkemesi’nce anayasa güvencelere aykırı şekilde verildiği belirlenen bir kararın kaldırılması ve ihlalin giderilmesi konusunda derece mahkemelerinin takdir yetkisi bulunmamaktadır” dedi.  

AYM Başkanı ZühtüArslan

AYM, 24 yıl sonra ihlal kararı verdi, yerel mahkeme kararı uygulamadı

Anayasa Mahkemesi, 1994 yılında avukatları olmadan sorgulanan üç kişiye PKK adına bombalama eylemleri yaptıkları ve Hizbullah’a yakın imam Gıyasettin Barlak’ın öldürülmesine karıştıkları iddiasıyla verilen müebbet hapis cezasını, 2018 yılındaki başvuruda, “adil yargılama hakkının ihlali” olarak gördü ve yeniden yargılama ile infazın durdurulmasını kararlaştırdı. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM kararına rağmen ikisi tutuksuz üç kişinin yargılandığı davada, infazın durdurulması kararına rağmen Behzet Çakar’ı tahliye etmedi. AYM kararını yok sayan mahkemenin tutumu üzerine avukat Muhammed Neşet Girasun, yeniden AYM’ye başvuruda bulundu.

AYM Genel Kurulu, yerel mahkemenin AYM’nin kararını uygulamaması ile ilgili başvuruyu karara bağladı. AYM Genel Kurulu’nda verilen ihlal kararını şu gerekçelere dayandırıldı:

“Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı üzerine derece mahkemelerce yeniden yapılacak yargılamalarda ihlale konu mahkumiyet kararının kaldırılmasına karar verdiği durumlarda mahkemelerin suç isnadına bağlı tutmaya ilişkin bir değerlendirme yaparak Anayasa ve kanunlarda öngörülen koşulların bulunması halinde başvurucunun tutuklanması yönünde bir karar vermeleri konusunda herhangi bir engel bulunmamaktadır. Bununla birlikte başvuru konusu yapılması halinde bu kapsamda verilecek olan bir tutuklama kararı da suç isnadına bağlı tutmanın güvenceleri yönünden Anayasa Mahkemesi’nce ayrıca denetlenebilecektir. Bu bağlamda somut olayda derece mahkemesince suç isnadına bağlı tutmaya ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı aksine infazın durdurulması talebinin reddiyle birlikte hükme bağlı tutmanın devam ettirildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla somut olayda suç isnadına bağlı tutmanın güvenceleri yönünden değerlendirme yapılmasını gerektiren bir durum söz konusu değildir.”

AYM Genel Kurulu kararının gerekçesinin sonunda, “Derece mahkemesince Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu önceki ihlal kararı doğrultusunda hükmün ortadan kaldırılarak dayanağı kalmayan hükme bağlı tutmanın sonlandırılması (yani infazın durdurulması) yönünde karar verilmesi gerekirken, infazın durdurulması talebinin reddedilmesi ve belli bir süre de olsa hükme bağlı olarak başvurucunun özgürlüğünün kısıtlanmaya devam edilmesi kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına hukuka aykırı bir müdahale teşkil etmektedir” denildi.

AYM Başkanı Aslan: “Derece mahkemelerinin takdir yetkisi yoktur”

AYM kararına rağmen bir yıl fazla cezaevinde tutulan Behzet Çakar’a 40 bin lira tazminat ödenmesinin de karara bağlandığı Genel Kurul kararına, AYM Başkanı Zühtü Arslan, ek gerekçe de sundu. Arslan, ek gerekçesinde, AYM adil yargılama hakkının ihlal edildiğine karar verdikten sonra mahkumiyet hükmünün kaldırılması gerektiğini, ayrıca belirtmeden sadece yeniden yargılamaya hükmetmiş olsaydı da sonucun değişmeyeceğini vurguladı: “Zira yeniden yargılama sürecinde Anayasa Mahkemesi’nce anayasal güvencelere aykırı şekilde verildiği belirlenen bir kararın kaldırılması ve ihlalin giderilmesi konusunda derece mahkemelerinin takdir yetkisi bulunmamaktadır.”  

Avukat Neşet Girasun, son yıllarda özellikle ağır ceza mahkemelerinin AYM kararlarını uygulamamayı alışkanlık haline getirdiklerinin bilinen bir gerçek olduğunu belirterek, “Bu hukuk devletine ve AYM’ye karşı açıkça hukuka aykırı bir tutumdur. Tam da bu sebeplerle AYM Genel Kurulu bu başvuruda bir karar verdi. Bu açıdan karar önemlidir,  AYM başkanının ek gerekçe yazmak zorunda hissetmesi bile AYM kararlarını uygulamak istemeyen mahkemelere bir mesajdır” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus