18 aylık kuşatmanın ardından Sudan’ın kilit kenti Faşir’in paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (Rapid Support Forces – RSF) tarafından ele geçirilmesi, Sudan iç savaşında hem insani hem de siyasi bir eşiğin aşılması demek. Uzmanlar bölgede insani bir felaket yaşanmasından endişeli. Peki Sudan’da neler oluyor? Medyascope Dış Haberler Servisi, Sudan’da yaşananları anlamak için bir rehber hazırladı.
Tahmini okuma süresi: 7 dakika
Doğu Afrika ülkesi Sudan’ın batısındaki Darfur’un son büyük kalesi Faşir’in düşmesi, iki yılı aşkın süredir süren iç savaşta kırılma anı oldu. General ve fiilî devlet başkanı Abdülfettah el-Burhan, birliklerinin kentten çekildiğini duyururken bunu “sistematik yıkım ve sivillerin sistematik öldürülmesi” ile gerekçelendirdi.
Paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (Rapid Support Forces – RSF) ise “sivilleri koruyacağız, çıkmak isteyenlere güvenli koridor açacağız” iddiasını sürdürüyor. Ancak doğrulanan görüntüler, uydu analizleri ve tanıklıklar; infazlar, işkenceler, ev ev arama ve kaçış yollarının kapatılması gibi ağır ihlaller tablosuna işaret ediyor.

İnsanî tablo ağır: kuşatma süresince yüz binlerce sivil gıdaya ve ilaca erişemedi; insanlar aylarca hayvan yemiyle yaşamaya çalıştı.
Kent düştükten sonra on binler yaya olarak Tawila’ya yöneldi, geride kalan on binler ise su, gıda ve sağlık hizmetlerinden yoksun halde mahsur.
Faşir’in ele geçirilmesi ne anlama geliyor?
Faşir, Kuzey Darfur’un başkenti ve Darfur’un şehir ağındaki son ordu kalesi.
Kentin RSF’nin eline geçmesi, Darfur’un büyük yerleşimlerinin tamamında paramiliter denetimin tesis edilmesi ve ülkenin fiilen ikiye bölünmesi ihtimalini güçlendirdi: batıda RSF’nin ilan ettiği “paralel yönetim”, doğu-kuzeyde ordu kontrolü.
Cephe şimdi hızla Kordofan’a kayıyor. RSF’nin Kuzey Kordofan’daki Bara’yı alması, El-Ubayyid’e (El-Obeid) doğru basıncı artırdı. El-Ubayyid, Darfur’u Hartum’a bağlayan lojistik omurga; buranın düşmesi, ordunun doğudaki hatlarını savunmasını zorlaştıracaktır.
Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Uluslararası Göç Örgütü, 1 Kasım’dan bu yana 36 binden fazla kişinin Kordofan bölgesinden kaçtığını açıkladı.

Peki buraya nasıl geldik?
2019’da Ömer el-Beşir’i devirmek için birlikte hareket eden ordu komutanı Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri’nin lideri Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti), 2021’de bu kez sivil geçiş hükümetini sona erdiren darbede aynı safta yer aldı.
Ancak iki isim kısa süre sonra iktidar mücadelesine girdi. Ordunun RSF’yi kendi yapısına entegre etme planı, Hemedti’nin buna karşı çıkmasıyla çatışmaya dönüştü. 15 Nisan 2023’te başlayan savaş, kısa sürede ülke geneline yayıldı.
BM’ye göre çatışmalarda şu ana kadar 150 binden fazla kişi öldü, 14 milyona yakın kişi yerinden edildi. Özellikle Darfur bölgesinde Arap olmayan Masalit, Fur ve Zaghawa toplulukları hedef alındı. ABD, bu saldırıları “soykırım” olarak nitelendirdi.

RSF nedir?
Sudan’da ismini sıklıkla duyduğumuz RSF, 2000’li yıllarda Darfur’daki iç savaş sırasında kurulan ve daha sonra resmîleştirilen Cancavid milislerinden doğdu, 2013’te resmî bir paramiliter güç haline geldi. Yaklaşık 100 bin militandan oluşan RSF, altın ticareti ve sınır güvenliği üzerinden büyük bir ekonomik güç elde etti.
Grubun lideri Hemedti, hem Sudan içindeki kabile ağlarını hem de dış bağlantılarını kullanarak RSF’yi ülkenin en etkili silahlı gücü haline getirdi. RSF’nin Yemen’deki savaşta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan için paralı asker gönderdiği, ayrıca altın ihracatı üzerinden finans sağladığı biliniyor.

RSF’nin savaş stratejisi, kentleri kuşatarak halkı açlıkla teslim almaya dayanıyor. Faşir’de olduğu gibi, şehirler düştükten sonra toplu infazlar, cinsel şiddet, sağlık merkezlerine saldırılar ve etnik temelli şiddet olayları rapor ediliyor.
Dış etkenler ve Körfez bağlantısı
Sudan ordusu, BAE’yi RSF’ye silah sağlamakla suçluyor. BAE bu iddiayı reddetse de bağımsız raporlar, Çad üzerinden yürütülen gizli silah sevkiyatlarına işaret ediyor. Körfez ülkelerinin Sudan’a ilgisinin arkasında yalnızca güvenlik değil, ekonomik çıkarlar da var.
Çünkü Sudan; altın, tarım ve liman yatırımları açısından bölgesel rekabetin merkezinde. Ülkenin altın ihracatının büyük bölümü, resmî ve kaçak yollarla BAE’ye gidiyor. Bu kaynaklar hem ordu hem de RSF için savaşın finansmanını sağlıyor.
Geçtiğimiz haftalarda BAE’nin üst düzey diplomatı Enver Gargaş, 2021’deki darbe sonrasında sivil hükümete yaptırım uygulanmamasını “kritik bir hata” olarak niteledi. Bu açıklama, Abu Dabi’nin Sudan politikasında geri adım sinyali olarak değerlendirildi.

Uluslararası toplum ne yapıyor?
ABD, Suudi Arabistan, Mısır ve BAE’nin oluşturduğu “Dörtlü Grup”, eylülde bir yol haritası açıkladı. Plana göre önce üç ay sürecek insani ateşkes, ardından kalıcı bir ateşkes ve dokuz ay içinde sivil yönetime geçiş hedefleniyor. Ancak RSF’nin Faşir’i almasının ardından bu plan askıya alındı.
BM, bölgede kıtlığın başladığını ve Faşir ile Kordofan hattında insani durumun “felaket seviyesinde” olduğunu duyurdu. Uluslararası Ceza Mahkemesi, şehirde işlenen toplu katliamlar ve cinsel şiddet vakalarıyla ilgili delil topluyor.


Sudan’ı ne bekliyor?
Herkesin cevabını merak ettiği soru bu.
Sudan şu anda fiilen ikiye bölünmüş durumda. Batıda RSF’nin yönettiği alanlar, doğuda ordunun kontrolündeki bölgeler var.
Çatışmaların Kordofan’a kayması, ülkenin enerji ve gıda koridorlarını da tehdit ediyor.
Uzmanlara göre Sudan üç olasılıkla karşı karşıya:
- Birincisi, savaşın uzaması ve bölünmenin kalıcı hale gelmesi
- İkincisi, dış baskıların ateşkesi zorlaması
- Üçüncüsü ise, savaş ekonomisinin tarafları masadan uzak tutması
Her senaryoda en ağır yük sivillerin omuzlarında. Yardım kuruluşları, güvenli geçiş koridorlarının açılmasını ve acil insani yardımın engellenmemesini talep ediyor.
Sudan’ın geleceği sahada mı, masada mı belirlenecek?
Faşir’in düşmesi yalnızca askeri bir gelişme değil, aynı zamanda Sudan’ın siyasi geleceğini de şekillendirecek bir dönüm noktası.
Eğer uluslararası toplum insani koridorları açmakta, silah sevkiyatını durdurmakta ve failleri yargı önüne çıkarmakta başarısız olursa, Sudan bir kez daha dünyanın gözleri önünde parçalanabilir.








