Yusuf Tunçbilek yazdı: Mahallenin bitleri ve İslamcı heretik avı

Gün geçmiyor ki İslamcı mahalleden yeni bir deli çıkmasın. Son 10-15 senelik süreçte çok savrulmalar oldu, çok sapıtmalar yaşandı. Kendi kendilerine mi delirdiler, yoksa birileri mi onları bu hale getirdi? Ateist olanları, deist olanları, farklı tarzlar ortaya çıktı. Muhalif olduğu için ülke değiştiren ilahiyatçısından, hapislerde çürüyen yazara kadar geniş bir yelpaze.

Elbette birilerine göre delirmiş, birilerine göre sapıtmış kişilerden bahsediyoruz. Örnek olarak İhsan Eliaçık, Ali Bulaç, Mustafa Öztürk gibi isimler verilebilir. Aslında bu yazının odağı doğrudan bu isimler değil; onların hangi yöntemlerle mevcut konumlarına itildikleri. Heretikleştirildiler, zındıklaştırıldılar, zorbalandılar. Peki ne için ve nasıl?

Mahallenin bitleri ve İslamcı heretik avı
Mahallenin bitleri ve İslamcı heretik avı

İç savaşın sıkıştırdığı aydınlar

Türkiye bir mahalleler diyarı, aydın da gücünü mahallesinden alır. Yalçın Küçük’ün deyişiyle, aydın her zaman sırtını bir yere yaslamak mecburiyetinde. İslamcı aydının sırtını vakıflara, medyaya, üniversiteye yaslaması normal. Hayat devam etmekte ve günlük gelir giderden, sosyalleşme ihtiyacına kadar çeşitli alanlarda var olmak bir zorunluluk.

Türkiye’de oluşturulan politik bir iç savaş modeli var. Belki bu savaş hep vardı ama artık herkes tarafını netleştirmeye zorlanıyor. Elbette burada en büyük bedel aydınlara ödetiliyor. Aydınlardan beklenen, yanlışa doğru, doğruya da yanlış demek. Kalemini ve karakterini satılığa koymayan kimi İslamcı aydınlar buna karşı çıktı. Ancak aşağılanarak tasfiye edildiler.

Heretikleştirme ideolojisi olarak Reisizm

Aydınların tasfiyesi sadece bazı bireylerin tasfiyelerini değil, daha geniş bir politik tasarımın varlığına işaret ediyor. Yapılanlar tartışmasız bir biçimde Reisizmin bekası için yapılıyor. Yok edilmeye çalışılan şey muhalif İslamcı aydının ötesinde, İslamcılığın bizzat kendisi. Böylece dindarların varoluşu yalnız Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi kariyerine bağlanacak. Mutlak itaat kültürünün inşası bu yöntemle tamamlanıyor.

Heretikleştirme mekanizması nasıl işliyor

Eleştiri yapan İslamcılara heretikleştirilerek bedel ödetiliyor. Ne demek bu? Bir kişinin düşüncesi nedeniyle bozulmuş, yoldan çıkmış olarak damgalanması. Merkezde doğru olarak kabul edilen bir çerçeve var: Reisizm. Bunun dışına çıkmak; İslam dışı, sapık, kötü niyetli, tehlikeli, gizli ajandalı, dışarıdan fonlanan, karşı tarafa hizmet eden gibi kodlanıyor.

Heretikleştirme bir zaman sonra zındıklaştırmaya dönüşüyor. Dışlama meşruiyetini İslami yöntemlerden alır. Meşhur sözdür, Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz. Eleştiri yapan İslamcı aydın radara alınır, sosyal medya üzerinden linç edilir, hakkında haberler yapılır, gerekirse sonunda terör örgütü bağlantısı kurulup hapse tıkılır.

Mahallenin linç profesyonelleri: Bitler

İslamcı heretik avcısı profesyoneller var. Özellikle Twitter’da pusu kurmuş maaşlı elemanlar. Onlara trol deniyor ama bu kelime epey süre önce bayatladı. Bit benzetmesi daha mantıklı. Hayvan olduğu için hakaret gibi algılanacak ama amaç bu değil. Gerçekten çalışma biçimleri özellikle saçtaki bitlerin davranışlarını andırıyor.

Eleştirel İslamcı aydının kafasına yapışan bitler, delirttikleri kişilerin kanlarıyla besleniyor. Hükümete karşı bir eleştiri görürlerse 5-10 bit aynı anda saldırıya geçiyor. Bol takipçili, yan hesaplı, birbirine bağlı bu ağın temel görevi muhafazakâr kitleye yön vermek. Kendilerini mahallenin biti gibi gösteriyorlar ama gerçekte hükümet içerisindeki kliklere hizmet ediyorlar.

Meczuplaştırma dili ve edebiyatı

Bitler kimseye etki alanı bırakmıyor. Çoğu zaman başarılılar. Linç ediyor, aşağılıyor, yok ediyorlar. Görevleri bu. Sesini biraz çıkaran; Selefi, Vehhabi, İrancı, radikal, Kurancı, Şii, reformist ve diğer suçlamalara uğruyor. Bunlar bit literatüründe ciddi suçlar. Birine böyle denirse, aslında ağır bir küfür kullanılmış gibi düşünmek gerekir.

Eleştirel düşünenler bir yandan da meczuplaştırılıyor. Delirmiş, kafayı yemiş, üşütmüş muhabbeti yapılıyor. Akıllı ve makbul olanlar ise bitler oluyor. Gerçi bu da tartışılır hale geldi. Birbirlerine saldıra saldıra tükenme noktasına geldiler. Hükümet içerisindeki klikler azaldı. İktidar tek bir elde toplanıyor. Bitler telaşlı, son kullanma tarihleri doluyor.

Dışlanan aydının çöküş anatomisi

Alternatif düşünen İslamcı aydınların bazısı karakterinden, bazısı fikirlerinden dolayı muhalif oldu. Hayat tarzı benzerlikleri ve yakın arkadaşlıklara rağmen, mevcut iktidara eleştiri yapabildiler. Fakat bu seçimleri nedeniyle bir tür İslami mobbinge uğradılar. Artık onlarla röportaj yapan yok, konferanslarda da ağırlanmıyorlar.

İslamcı aydın en sonunda mahallesine seslenmekten vazgeçer. Adeta yok edilmiştir, böylece yeni karakter inşa etmesi gerekir. Tarz değiştirir, söylemlerini yeniler, başka mahallelere seslenir. Ancak bu da delilik olarak görülür ve tekrar saldırıya uğrar. Zorbalanarak bir daha kovulur. Muhafazakâr ekosistem sonuna kadar kapanmıştır.

İtaati meşrulaştıran popülist kanaat önderleri

Yine de kitleler boş bırakılamaz. Turgay Güler, Bekir Develi, Serdar Tuncer gibi isimlerle durum bir süre götürülmeye çalışıldı. Ancak bu isimler zamanla ters tepti. TRT 2 üzerinden çıta yükseltildi ve Sadettin Ökten, İsmail Kara, İhsan Fazlıoğlu gibi akademisyenler devreye sokuldu. Fakat bunlar da gençler üzerinde pek bir etki oluşturamadı.

Yeni aydın kolay yetişmez. Boşluk şimdilerde popülist kanaat önderleriyle doldurulmaya çalışılıyor. Tam burada Taha Kılınç, Altay Cem Meriç, Fikret Çetin gibi karakterler ortaya çıkıyor. Her yerde onlar konuşturuluyor. Kısır tartışmalar üzerinden entelektüel roller kesiyorlar. Ancak bunlar da yeterli vasfa sahip değiller.

Bitlerden kurtuluş ve tımarhaneden çıkış

Son yıllarda yaşanan tasfiye dalgası yazının girişindeki birkaç isimle sınırlı değildi. Aydınların marjinalleştirilmesi kültürel çölleşmeyi beraberinde getirdi. Şu an iktidar cephesindeki boşluğun temel sebebi bu. Biraz okumuş yazmış biri bulunca yaptıkları abartılı övgü gösterileri bundan kaynaklanıyor. Arayış içerisindeler, buldukları ise yetersiz profiller.

Peki nihayetinde toplum bu bitlerden nasıl kurtulacak? Kimsenin elinde mucizevi bir kurtuluş reçetesi yok. Heretikleştirme sistemiyle Reisist otorite sağlamlaştırıldı ama mekanizma kendi kendini yeme noktasına da geldi. İşte tam olarak burada İslamcı aydınların kapatıldıkları tımarhaneden tekrar çıkmaları gerekiyor. Zor ama imkansız değil.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.