Berrin Sönmez yazdı: Kadınlar mağdur ve maktul, çocuklar köle, erkekler fail

Erkek egemenliğini yeniden güçlendirme politikasının ürünü olan Boşanmış Babalar Platformu kampanyalarında tanık olduğumuz bir EYS kısaltması vardı. Şimdilerde adını pek duymuyoruz çünkü istediklerini aldılar ve aile platformlarına dönüştüler. EYS kısaltmasının açılımı Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu. Yabancılaşma bile değil, yabancılaştırma; yani boşanmış babalar doğrudan kadın suçlayıcı bir kavram icat ettiler. Sonuna sendrom sözcüğü ekleyip sözde bilimsel görünüm kazandırmışlardı. Kadın karşıtı kampanyalar genellikle hem iktidar hem sağ siyasette yer alan bazı partilerle tarikat ve cemaat destekliydi. EYS kampanyası da bunlardan birisiydi. Yıllarca sürdü bu kampanya da tüm diğerleri gibi. 2022 Ağustos ayında ise bıçakla kesilmiş gibi sustular. Peki 2022 Ağustos’unda ne olmuştu da bu kadın karşıtları EYS çığırtkanlığından vazgeçmişti?

Berrin Sönmez yazdı: Kadınlar mağdur ve maktul, çocuklar köle, erkekler fail
Berrin Sönmez yazdı: Kadınlar mağdur ve maktul, çocuklar köle, erkekler fail

Bu kampanyalar doğrudan doğruya kadınların Medeni Yasa yoluyla elde ettikleri velayet ve boşanma haklarına saldırıydı. Boşanma hakkını kullandığı için kadını cezalandırmanın bir diğer yoluydu. Çocukların bir araç olarak kullanılmasını hararetle destekleyen iktidar, istedikleri yasayı onlara verdi. Velayet sahibi olmayan ebeveynin icra dairelerine ödeme yapmak yoluyla çocuklarını yasal yolla teslim alıp çocuk görüşmesi yapması usulü kaldırıldı. Yerine Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerine başvurma yoluyla çocuk teslimi gerçekleştirilmesi esası kabul edildi.

4 Ağustos 2022’den bu yana pek çok kadın çocuklarını görmek, teslim almak bahanesiyle evine gelen, boşandığı ya da boşanma sürecinde olduğu erkek tarafından öldürüldü. Güya görmeye gittiği çocuklarının gözü önünde işlendi bu cinayetler. Çünkü yanlarında devlet memurlarından oluşan ekipler yoktu. Adli destek için uzman görevliler eşliğinde teslim edilecekti çocuklar yasaya göre ama yoklardı. İcra dairelerine harç yatırılarak teslim alma işi ise her zaman icra memuru ve kolluk denetiminde yapılırdı. Boşanmış erkekleri denetimden azade bırakan bir sistem kuruldu ve kadın cinayetleri bu tarihlerden itibaren sürekli artıyor. Toplumsal cinsiyet temelli şiddetin failleri yasal güvenceyle cinayetlerini işlerken kadınlar ve çocuklar güvencesiz hâlde bırakıldı bu yasayla.

Berrin Sönmez yazdı: Kadınlar mağdur ve maktul, çocuklar köle, erkekler fail

3 Aralık tarihli haber Gaziantep Şehit Kamil ilçesinden geldi. Bağlantısını verdiğim haber hem çocuk görme bahaneli kadın cinayetlerine dair bir örnek hem de kadın cinayeti haberlerindeki olumsuz dile bir örnek. Medya dilinin kurtulamadığı hastalık kadın cinayetlerinin nedenini yazma gayreti. Şerife G. bıçakla Halil C. tarafından öldürülmüş. Haberi yazan muhabir, yayınlayan mecranın editörleri, aralarında tartışma çıktığını nereden bilirler. Failin ağzından bilebilirler sadece. Cinayet failleri fiillerine savunma amaçlı bahane üretirler ve medya failin ağzından cinayet nedeni yazmaktan kaçınmalı. Asıl sorgulanması gereken bir babanın çocuklarını görmek için boşandığı kadının evine giderken niçin yanına bıçak aldığı sorusu olmalı.

Ama bu ülkede bir kadın cinayeti failinin, evlenme teklifine giderken yanına neden yüzük değil kurban bıçağı aldığını Yargıtay bile sorgulamadı. “Kadın teklifi kabul etse öldürülmeyecekti” diyerek çıktı işin içinden. Siyasette, yargıda, kollukta, sokakta her an karşımıza çıkan kadından itaat beklentisi bari medya dilinde olmasın. Ezbere ya da fail ifadesine dayalı “tartışma” kelimesinin habere yerleştirilmesi, cinayete “makul neden yaratma” çabası anlamı taşıyor. Haber bu dille yazılırsa okur haklı gerekçe gibi anlar olayı. Çünkü tartışma kelimesi eşdeşlik ekiyle türetilmiştir, karşılıklı olduğu anlamına gelir. Suçun bir kısmına öldürülen kadını ortak etmiş oluyor bu haber dili. Dil, düşüncenin anahtarı olduğundan toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadele dilinin çok özenle kurulması gerekir. Dördüncü kuvvet olan medyanın dili, sadece toplumu değil siyasetin, yargının ve kolluk güçlerinin de kadın cinayetine ve erkek şiddetine bakış açısını değiştirebilecek kadar kritik önem taşır. Ezberlenmiş ve eşitsiz ataerkil kalıp yargıları sürdürmeyi değil eşitlik yönünde dönüştürmeyi hedefleyen özenli dil beklenir medyadan.

Berrin Sönmez yazdı: Kadınlar mağdur ve maktul, çocuklar köle, erkekler fail

Toplumsal cinsiyet eşitliği

Toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesine tümüyle aykırı olan çocuk teslim yasasının bu değişik hâliyle yol açtığı tehlike kadın cinayetlerinden ibaret değil. Aynı zamanda yıllardır çok sayıda çocuk babaları tarafından görüşme amacıyla alındı ve öldürüldü. Boşandığı kadını cezalandırmak için çocuklarını öldüren erkekler de bu yasadan yararlandı. Pek çoğu da çocuklarını bu cinayetin tanığı yaptı. Bu durumda suçlu kim? Yasayı isteyen, destekleyen, o uydurma kavramı bilimsel çalışma zanneden herkes elbette. En önemlisi yasayı yapan, onaylayan suçlu.

Kadınların ve çocukların güvenliğini gözeten değil failleri kışkırtan, cinsiyete dayalı şiddet suçunu teşvik eden yasalar bile yeterli sayılmadı. İnfaz indirimi adıyla yapılan yasalarla cezasızlık vaat edildi ve vaatler yerine getirildi. Şimdi 11. Yargı paketiyle infaz süreleri tekrar azaltılıyor. Açık cezaevine geçiş ve adlî kontrol şartıyla serbest bırakılma şartına ilişkin süre ise artırılıyor. Devlet şiddet faillerine “daha az yatıp daha çabuk çıkacaksınız” diyor ki başlı başına şiddeti teşviktir bu. Adalet Bakanının da belirttiği gibi “suç tanımı, ayrımı yapılmadı”; cinsiyet temelli şiddet, çocuğa karşı suçlar hariç sayılmadı. Taslak bu hâliyle yasalaşırsa her şiddet faili hükmü kesinleştiği tarihten itibaren bu indirimden yararlanacağı için otomatik ceza affı içeren yargılama usulü başlayacak.

Anayasa’dan kaynaklanan insan hakları temelli ve düşünceyi ifade kapsamındaki eylem ve söylem hariç bitimsiz aflar ülkesi olacağız. İnsana, topluma karşı suç işleyebilir, halk düşmanlığı yapabilirsin. Fakat iktidara karşı fikir beyan edemez, en ufak bir eylem yapamazsın. Çocuk, kadın öldürmek değil ama öldürülenin hakkını aramak ağırlaştırılmış ceza gerektirir hâle gelecek. Beyoğlu’nda bir kadına sokak ortasında en ağır cinsel saldırı suçunu işlemeye yönelen iki kişinin, iki erkeğin kısa sürede serbest kalması mesela usul hâline gelebilir. İki devletin suç ortaklığı uzlaşması gibi görülen Ukraynalı yetimler konusu ise bir başka felaket. Dünya genelinde neo-liberal projeci sistemin krizi gibi. Savaşsız Çocukluk gibi yaldızlı bir isimle yapılan projeden çocuk ihmal-istismarı suçuna uzanması sistemik sorun. Sorunun sistemik olduğunu ispatlayan da iki ülkenin de hukuken olayların üstünü örterek dosyaları kapatması.

Berrin Sönmez yazdı: Kadınlar mağdur ve maktul, çocuklar köle, erkekler fail
Berrin Sönmez yazdı: Kadınlar mağdur ve maktul, çocuklar köle, erkekler fail

Kadın ölümleri

Gerektiği şekilde araştırıldığı şüpheli kadın ölümleri yıldan yıla arttı ve 2025, tanımlı kadın cinayeti sayısının üstüne çıktığı yıl oldu. Siyasi iradenin araştırılmasını istemediği cinayetler ya da failin korunması istenen cinayetler ya da maktulün cinsel yönelimi nedeniyle failin cezalandırılmak istenmediği cinayetler şüpheli ölüm gibi gösteriliyor. Son beş yılda istikrarlı bir şekilde şüpheli kadın ölümleri sayısı yükseliyor. Şüpheli etiketli yükselişin sayısı faillerin fiilini saklama becerisinin geliştiğini mi yoksa siyasi iradenin kadın cinayeti sayılarını düşük gösterme gayretinin arttığını mı düşündürür, bu da kritik bir soru.

Veya kadının adı yok aşamasından kadın cinayetini araştıran yok aşamasına taşınmış olduk, diyebiliriz. 2024 yılında 394 kadın cinayeti, 259 şüpheli kadın ölümü kayıtlara geçmişti. Şimdi ilk on ayında 2025, şüpheli kadın ölümünün kadın cinayetinden fazla olduğu bir yıl olarak kayıtlara geçiyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme, çocuk görüşme sistemini değiştirme, 6284’ün etkin uygulanmayışı, infaz indirimleri, toplumsal cinsiyet kavramının ve cinsiyet eşitliğinin yok sayılması ve çok daha fazla politik tercihlerden kaynaklı şiddetin yükselişi. İnfaz indirimi adıyla yapılan afların otomatik hâle getirilmesi planlanan 11. Yargı paketi sonrasını düşünmek ürkütücü.

Berrin Sönmez yazdı: Kadınlar mağdur ve maktul, çocuklar köle, erkekler fail
Berrin Sönmez yazdı: Kadınlar mağdur ve maktul, çocuklar köle, erkekler fail

Erkeklerin şiddet faili, kadınların kuluçka makinası, çocukların sermaye ve seks kölesi olarak tasarlandığı cinsiyet ve nüfus politikası… Sosyal çöküşün resmi. Çöküşten çıkışın resmi henüz yok.

Çankaya ilçesi Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’ndaki bir apartmanda 51 yaşındaki F.Y. ve 33 yaşındaki kız arkadaşı Nurselen G. bilinmeyen bir sebepten tartıştı.

2024’te 394 kadın öldürüldü, 259 kadının ölümü de “şüpheli”.

2025 yılının ilk 10 ayında 237 kadın cinayeti, 247 şüpheli kadın ölümü kayıtlara geçti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.