Tarık Çelenk ile Sağduyu (85): Ahmet Altan ile söyleşi I Türkiye’nin değişmeme problemi, İttihat ve Terakki zihniyeti

Sağduyu’nun yeni bölümünde Ahmet Altan, Osmanlı’nın son dönemini, İttihat ve Terakki zihniyetini, Ermeni Soykırımı’ndan Cumhuriyet’e uzanan devlet aklını ve Türkiye’nin “değişmeme problemi”ni değerlendirdi.

Tarık Çelenk’in konuğu Ahmet Altan, İttihat ve Terakki dönemini, o dönemde Anadolu’daki toplum yapısını, Talat Paşa dönemindeki katliamları, Mustafa Kemal’in durduğu yeri, İttihatçı zihniyetin bugüne uzanan etkilerini romanı “O Yıl” üzerinden ele aldı.

“Türkiye’de değişmeme problemi var”

Ahmet Altan, Türkiye’nin Cumhuriyet de dahil hiçbir zaman 1215’teki Magna Carta’ya ulaşamadığını, bugün kabul edilse Türkiye’nin hukukta şu an olduğundan çok daha ileride olacağını söyledi:

“Türkiye benim görebildiğim kadarıyla hep aynı yılı yaşıyor. Bir değişmeme problemi var. Değişmemesi kötü, çünkü içinde bulunduğu sorunlar bu ülkeyi daima geriye, karanlığa, acıya doğru çekiyor. Bunun birkaç tane nedeni var herhalde. Bir tanesi Osmanlı da dahil, bugün de dahil, bütün cumhuriyet de dahil Türkiye hiçbir zaman 1215’teki Magna Carta’ya ulaşamadı. Düşünsenize koskoca bir imparatorluk var, koskoca bir cumhuriyet var. O kadar gelip geçen yöneticiler, siyaset, hukuk, yargı var ve siz toplum olarak 2025 yılında dahi 1215’e, Magna Carta’ya ulaşamamışsınız. Bugün Magna Carta Türkiye’de kabul edilmiş olsa, hukukta olduğundan çok daha ileride bir yerde olacak.”

“Anadolu vahşi bir yer”

Ahmet Altan, Talat Paşa’nın tarihin en büyük zaferlerinden Çanakkale’yi Ermeni katliamıyla lekelediğini ifade etti:

“Anadolu vahşi bir yer. Sadece Türkler vahşi değil. Burada yaşayan herkes vahşi. Kim daha güçlüyse en vahşi olanı da o oluyor. Her zaman burada Osmanlı ve Türkler daha kalabalık oldukları için en büyük vahşeti onlar yaptılar. Diğerleri daha kalabalık olsaydı büyük bir ihtimalle onlar da yapardı. Tam bilmiyorum. Ama buranın vahşi bir toprak olduğu %100. Şimdi burada devlete karşı başkaldırmayı geçtim karşı çıkıp fikir söylemek çok zor. İnsanlar, devleti yönetenlerden büyüklerimiz diye söz ediyorlar. Bir kere iş buradan başlıyor, niye senin büyüğün oluyor ki? O senin para verip çalıştırdığın bir görevlin. Ama devleti yönetenler öyle bir propaganda yapmışlar ki, onlar büyüklerimiz. Bugün hâlâ Talat Paşa’dan çok büyük bir insan, büyük bir liderimiz gibi bahsediliyor. Büyük bir katliam yaptı. Bize büyük bir günah bıraktı Talat Paşa. Tarihin en büyük askeri zaferlerinden biri olan Çanakkale’yi lekeledi.”

Eğitim-hukuk ilişkisi

Altan, bir ülkede eğitim ve üretim olmazsa hukuk talebinin de olamayacağını, Türkiye’de propagandaya dayalı bir eğitim sistemi olduğunu vurguladı, “Doğru eğitim görmemiş bir toplumumuz var. Bizim toplumumuzda benim görebildiğim kadarıyla iki büyük eksik var. Biri eğitim, biri üretim. Eğitim ve üretim olmayan bir toplumda hukuk olmuyor, hukuk talebi olmuyor. Çünkü sen üreteceksin ki ürettiğinden elde ettiğin hakka birisi saldırırsa hukuk isteyeceksin. Türkiye’de hukuk talebi bugün de yok. Toplumdan gelen bir hukuk talebi yok. Buranın eğitimi de çok kötü, tamamen propagandaya dayalı” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.