Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları

Bu yılın en beklenmeyen ve şaşırtıcı derece iyi çıkan oyunu Clair Obscur: Expedition 33, ile ilgili herhalde hiç olumsuz yorum görmedim. Yılın en iyi oyunlarının ödüllendirildiği ve milyonlarca kişinin merakla beklediği The Game Awards 2025’te ise neredeyse her kategoride aday. Ödül töreni 11 Aralık’ta Los Angeles’ta Peaccock Theater’da gerçekleşti. LA saatine göre 16.30’da gerçekleşen etkinlik Türkiye saatiyle gece yarısından sonra 03.30’a denk geldi.

Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları
Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları

The Game Awards 2025’te yılın oyunu, en iyi oyun yönetimi, en iyi sanat yönetimi, en iyi rol yapma oyunu (RPG), en iyi bağımsız oyun, en iyi yeni çıkış yapan bağımsız oyun, en iyi hikaye anlatımı, en iyi müzik, en iyi ses tasarımı, en iyi ses sanatçısı performansı ve oyuncuların seçimi gibi kategorilerin tamamında Clair Obscur: Expedition 33 aday. Yılın en çok adaylık alan oyunu olan Clair Obscur: Expedition 33’ün aday olduğu dallarda ödüllerin çoğunu alması bekleniyordu. Öyle de oldu.

Yılın oyunu adayları arasında, Clair Obscur: Expedition 33 dışında Death Stranding 2: On the Beach, Donkey Kong Bonanza, Hades 2, Hollow Knight: Silksong, Kingdom Come: Deliverance 2 yer alıyor. Buradaki en güçlü aday ise Expedition 33’tü. Aslında Hades 2 çok bekleniyordu ve gerçekten de dikkat çekti. Death Stranding 2: On the Beach de ilk oyundan sonra çok merak edilen bir diğer oyundu; hele ki yıllar sonra gelen Hollow Knight: Silksong çok beğenildi ancak Clair Obscur: Expedition 33’ün karşısında diğer oyunların alma ihtimali düşüktü ve öyle de oldu.

Yılın oyunu ödülünü, gecenin son anonsu olarak duyurulan Clair Obscur: Expedition 33 aldı.

Clair Obscur: Expedition 33 ve hayatta kalanların suçluluğu

Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları
Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları

Oyunu Xbox üzerinden oynadım ve tek kelimeyle büyülendim. Oyun, hem hikayesi hem dünyası hem de oynanış dinamikleriyle epeyce oyundan ayrışıyor.

Oyunun asıl çok sevilen tarafları, küçük bir ekip (yaklaşık 30 kişi) ve bütçe ile geliştirilmiş olmasının yanı sıra şahane ve oyuna özel bestelenmiş müzikleri. Oyunun kendi içinde bazı sorunlu tarafları olsa da bu, oynanışı hiç etkilemiyor. Örneğin karakterlerin saç tasarımı ve bazı kıyafet tasarımları demode. Yine de bu, oyuncuya batmıyor.

Sandfall Interactive tarafından geliştirilen Clair Obscur: Expedition 33, Kepler Interactive tarafından 2025’te yayımlandı. Oyun PlayStation 5, PC ve Xbox Series X ve S için sunuldu. Game Pass abonelerine ilk gününden gelen oyun, özellikle Xbox tarafında çok fazla oyunsevere ulaşmayı başardı.

Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları
Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları

Clair Obscur: Expedition 33, gerçek zamanlı dövüş dinamiklerini içeren sıra tabanlı rol yapma oyunu olarak konumlandırılıyor ve bunu gerçekten de çok iyi yapıyor. Belle Époque tarzında, tıpkı Lies of P gibi bir evrende geçen oyunda Lumiere halkı, devasa bir monolitte yaşayan ve kuleye yazdığı sayılarla insanların kaderini mühürleyen, “ressam” adını verdikleri biri nedeniyle her yıl belirli sayılarla yok oluyor. Halk buna “gommage” adını veriyor; Fransızcada “silmek” gibi bir karşılığı var.

Yıllarca birer birer geriye sayan bu ölüm sayılarını yazan kişiyi bulmak için her yıl bir ekip ressamın yaşadığı kuleye amansız bir yolculuğa çıkıyor. Sayının 34’ten 33’e düşeceği yılın ekibi ise ana karakterimiz olarak başlayan ve teknoloji geliştirmede adı sanı kendini aşan Gustave ve ekibi oluyor. Ekibin yola çıktıklarında karşılaştıkları saldırı nedeniyle sayıları oldukça azalıyor. Kalan karakterler ise Gustave, Gustave dışında başka bir ailesi kalmayan Maelle ve Luna.

Yol boyunca gruba eklenenler de oluyor ve oyundaki karakterlerin hepsiyle oynayabiliyorsunuz; ancak hikayenin akışı bazı karakterleri öne çıkartıyor ve onlarla ana hikayeyi devam ettiriyorsunuz. Oyunun ana hikayesi yaklaşık 30 saat sürüyor ama görevler dahil edildiğinde yaklaşık 45 saate kadar çıkabiliyor. Eğer oyunu yüzde yüz tamamlamak isterseniz yaklaşık 68 saatinizi vermeniz gerekiyor.

Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları

RPG dinamikleri oyunda çok iyi kullanılmış. Bunun yanı sıra savaş menüsü ve bazı diğer ayrıntılar Persona ve diğer JRPG’lerden izler taşıyor. Oyunda büyü yapma, yakın dövüş ve saldırılardan kaçınma anlamına gelen “dodge” ve “parry” dinamiği çok önemli. Oynanışı tamamen değiştiren ve geri saldırıda yapılmazsa çoğu düşmanda kaybedeceğiniz bir işleve sahip. Bu yüzden de oynanış anlamında JRPG türünde devrimsel özellikler barındırıyor.

Her düşmanın kendi içinde bir saldırı dinamiği var ve bunu öğrenmek biraz zaman alıyor. Ekibin her üyesinin bu saldırı anında öne çıktığı bir vuruşu var ve bunları zaman içinde geliştirmeniz, ayrıca hangi düşmanın hangi şekilde saldırdığını öğrenip taktikle yaklaşmanız gerekiyor.

Oyuna bir başlangıç yaptıktan sonra saldırı dinamiklerine uyum sağlıyorsunuz ancak saldırılarınızı sürekli geliştirmeniz gerekiyor. Pictos adı verilen katmanda ise oyunun gidişatı değişiyor ve verdiğiniz yetenek geliştirmeleri önem kazanıyor. Buradaki eklentiler, dodge ve parry dinamiklerinden vuruş gücüne kadar pek çok şeyi geliştirmeyi sağlıyor.

Düşmanlar ise ayrı bir konu çünkü kolay gibi duran düşmanların yanında bosslar oldukça güçlü ve birkaç aşamadan oluşan kısımları var. Bu sebeple bir denge yakalamanız ve saldırı taktiği geliştirmeniz gerekiyor.

Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları

Ziyaret edilen mekânlar oldukça etkileyici ve özgün tasarımlara sahip. Çoğunlukla Paris’ten ilham alınarak tasarlanan şehir bölgeleri görsek de bunun dışında olağanüstü farklı bölgeler de düşünülmüş. Oyunda sıra tabanlı dövüş sistemi o kadar iyi işliyor ki, normalde bu tarzı sevmeyen kişilerin bile dinamiği kavradıktan sonra oynamayı bırakamayacağı bir mekaniğe sahip.

RPG oyunlarını çarpıcı yapan ve çok sevilmelerini sağlayan şey çoğunlukla hikâyesi ve karakterleridir. Clair Obscur ise bu aktif oynanışın yanında çok güçlü, hatta oyun dünyasının en iyi hikâyelerinden birini sunuyor. Oyunda kayıp, keder ile başa çıkma, intihar, yalnızlık ve varoluş gibi derin ve güçlü temalar işleniyor ve her karakterin kendi geçmişlerine yaptığı yolculuk, oyuncunun onlarla bağını güçlendiriyor. Burasının etkileyici olmasının en büyük sebebi, oyundaki karakterlerin seslendirmelerinin çok iyi olması ve diyalogların kusursuza yakın doğal ve gerçekçi yazılması.

Gustave olarak başladığımız hikâyemiz, kim olduğunu çözemediğimiz ama dünyanın koşulları ele alınınca bir terslikle ilişkili olduğu anlaşılan beyaz saçlı bir adamın yolumuza sürekli çıkmasıyla sarpa sarıyor. Gustave, Charlie Cox tarafından adeta hayat bulan, çok orijinal bir karakter. Yaptığı her işe büyük bir ödev duygusuyla yaklaşan ve elde ettiklerini ya da bildiklerini etrafıyla paylaşmayı kendisine görev bilmiş biri. Zaten bu nedenle de birçok öğrencisinin olması ve geliştirdiği teknolojileri onlara öğretip aktarması oldukça beklendik bir durum. Bu açıdan bakınca gommage’ın yaklaşması Lumiere halkı için tedirginlik verici bir durum ama burada bizi susturan ve Gustave’ın adeta “catch-phrase”i hâline gelmiş bir sözü var: “For those who come after!” Yani “arkadan gelecekler için” şeklinde çevirebiliriz. Yıllardır ailelerini kaybeden ve mücadeleyle bu durumu kurtarmaya çalışan bir halk için daha ne söylenebilir?

Gustave’ın benim için bir diğer önemli yanıysa Maelle ile olan harika işlenmiş samimi ilişkisi. Burada Hollywoodvari oyunların yapmadığı bir samimiyet var. Gustave, birçok baba veya abi figürü gibi problemleri olan, içine kapanık ama özünde iyi ve yumuşak karnı olan bir karakter olarak tasarlanmamış. Maelle’e olan etkisi neredeyse mükemmel bir rol model olarak tezahür ediyor ve bu karakter benim için hafızalara kazınıyor. Zaten bu yüzden de daha sonra olacakların etkisi bir o kadar kuvvetli oluyor…

Oyunun ilk perdesinin sonuna geldiğimizde bahsettiğimiz yaşlı görünümlü adam, Gustave’ın ölümüne neden oluyor ve ekibimiz sarsılmış bir şekilde olay yerinden kaçarak ekibin yeni üyelerinden Verso ile uzaklaşıyor. Gustave’ın kaybı, oyunun yaptığı en önemli hikâye hamlelerinden biri; ilerleyen noktalarda nedenini anlayacağız.

Verso karakteri tip ve dövüş mekanikleri açısından Gustave ile oldukça benzer, fakat içimizi rahat ettirmeyen bir gizem de taşıyor. Özellikle bahsettiğim beyaz saçlı karakter Renoir ile aralarında bir mazi var ama detaylara henüz hâkim değiliz ve bu da Verso’ya çekingen yaklaşmamıza neden oluyor. Oyunun ilerleyen perdesi, ressama ulaşmak ve onu durdurmak üzerine gelişiyor. Bunu bir şekilde başaran karakterlerimiz hâlâ cevaplara ulaşabilmiş durumda değil; gommage’ın etkisi başka bir şekilde son buluyor ve Lumiere’deki herkes ortadan kayboluyor.

Bundan Renoir sorumlu; nedenleriyse ancak oyunun son perdesinde açıklanıyor.

Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları

Dessendre ailesi beş kişiden oluşuyor: Renoir (baba), Aline (anne), Clea (en büyük kız), Verso (abi) ve Alicia (en küçük kız). Ailenin üyeleri, düşüncelerinin ve resim tarzlarının canlı dünyalara dönüştüğü özel “tuval dünyaları” yaratabiliyor ve bilinçlerini bu dünyalara aktararak içlerine girebiliyorlar. Verso, kendi tuval dünyasını yaratıp manken ve fırçalardan esinlenen Gestral varlıklarıyla dolduruyor; Monoco ve Noco’yu aile köpeklerinden, Esquie’yi ise bir oyuncağından ilham alarak yaratıyor. Verso ve Clea, çocukken bu dünyada birlikte oyun oynuyorlar. 1905’te malikanede çıkan bir yangında Verso ölüyor, Alicia ağır yaralanıyor. Oğlunun kaybını kabullenemeyen Aline, geriye kalan tek tuval olan Verso’nun tuvaline giriyor ve orada **“Yüzsüz Kadın”**a dönüşüyor; Paris esintili Lumière’i ve ailesinin “painted” versiyonlarını yaratıyor.

Aline gerçek dünyaya artık dönemiyor. Renoir, eşinin kendini tüketişine dayanamayarak tuvale “Küratör” olarak giriyor ve onu yok etmeye çalışıyor. Ve aslında gommage ondan dolayı gerçekleşiyor. Oysa Aline’in yapmaya çalıştığı tek şey nihai gommage’ı durdurmak. Gerçek dünyada Alicia, ailesinin bu durumuna dayanamayıp tuvale giriyor; ancak aralarındaki çekişme Alicia’nın silinmesine ve bu dünyada Maelle olarak yeniden doğmasına neden oluyor.

Bunları öğrenmemizin ardından artık biliyoruz ki Renoir’ın tek amacı, parçalanan ailesini toparlamaya çalışmak ve kızıyla eşini gerçek dünyaya çekmek. Tabii ki ekibimizdeki Verso, “painted” bir Verso ve bunu bilip bu gerçeğin varoluşsal sancılarıyla mücadele ediyor. Çok uzatmadan hikâyenin sonucuna bağlayacak olursam, Renoir’a karşı yaptığımız büyük mücadelelerin sonunda Maelle olarak elimizde iki seçenek var:

  1. Lumière’i yok edip gerçek dünyaya dönmek,
  2. Lumière’deki insanları geri canlandırıp şehri tekrar inşa ederek tuvalin içinde yaşamaya devam etmek.

Bu seçeneklerden ilki Maelle’in, sonraki ise Verso’nun seçimi olarak sunuluyor. Aslında vardığımız seçim şundan ibaret: Yası atlatıp kederle başa çıkmak mı, yoksa yasın içinde yok olup kedere kurban giderek gerçeklikten uzaklaşmak mı? İkisi arasında seçim yapmak gerçekten çok zor ve bir o kadar da temel duygulara hitap eden bir sancı.

Bu noktada oyunun Gustave’ın ölümünü çok iyi bir hikâye aracı olarak kullanmasını anladığınızı düşünüyorum. Biz Verso’ya yönelik ne kadar sempati duyarsak duyalım Alicia, Aline, Renoir ve Clea’nın hissettiklerini hissedemezdik. Ancak bizim de kaybettiğimiz Gustave, bizi bu seçimlere bağlayan ve adeta felç eden bir noktaya getiriyor. Oyunun bu çözümlenme aşamalarında adeta hiçbir söz söyleyemez halde, felç olmuş bir şekilde kaldım.

En iyilerden biri ve belki de en iyi hikâyeye sahip olan bu oyun benim için net bir şekilde yılın en iyi oyun deneyimi, hatta her türlü mecrada en iyi hikâye deneyimiydi.

Bu yüzden oyunun aldığı ödüller ve övgüler hak edilmiş olup çok da eleştiri kaldırmayacak gibi duruyor.

Oyunun Metacritic’te PC puanı 90, PlayStation 5 puanı 92 ve Xbox puanı 93 olmuş. Oyunun ilk gününde 500 bin adet sattığı, ilk üç günde ise 1 milyon adete ulaştığı belirtilmişti.

The Game Awards 2025’in kazananları

Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları

En çok beklenen oyun kategorisinde yer alan her oyun bir şekilde farklı oyunseverler tarafından merakla beklense de listenin parlayan yıldızı ve belki de açık ara kazanan oyun Grand Theft Auto VI oluyor. Oyun yaklaşık 10 yıldır bekleniyor. GTA VI için yayınlanan kısa klip YouTube tarihinde en çok izlenen fragman oldu. Kısa sürede 100 milyon bandı aşıldı.

Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları

En iyi aile oyunları arasında Nintendo’dan iki oyun öne çıkıyor. Bildiğiniz üzere Nintendo Switch 2 bu yıl çıktı ve konsolun çıkış oyunlarından biri Mario Kart World ve bir diğeri Donkey Kong Bananza idi. LEGO Party ve LEGO Voyagers dışında Sonic Racing: CrossWorlds gibi adaylar da var. Ama benim favorim net Split Fiction. Bu yıl çıkan çok iyi oyunlar sebebiyle Split Fiction’ın biraz harcanacağını düşünüyorum. Geçen yıllarda oyunun geliştirici stüdyosu Hazelight baya bi övgü almıştı. It Takes Two ile öne çıkmış olan şirket, bu oyunla 2021 yılında yılın oyunu ödülünü almıştı. Ancak bu yıl Split Fiction ile çok farklı bir oynanış ve akış sunmalarına rağmen yalnızca 4 kategoride aday. En iyi aile oyunu Donkey Kong Bananza seçildi

En iyi aksiyon oyunu kategorisinde ise Battlefield 6, Doom: The Dark Ages, Hades 2, Ninja Gaiden 4 ve Shinobi: Art of Vengeance yer alıyor. Listenin en çok konuşulan oyunu Battlefield 6 olmasına rağmen alması gerektiğini düşündüğüm oyun Hades 2’ydi. Çünkü uzun yıllardır beklenen devam oyununu önce erken erişim olarak sunan, sonra oyunculardan gelen geri dönüşler ile geliştirilip tam haliyle sunan Supergiant Games, burada iyi iş çıkarttı. Burada kazanan tahmin ettiğim gibi Hades 2 oldu.

Clair Obscur: Expedition 33 incelemesi ve The Game Awards 2025 kazananları

En iyi aksiyon/macera oyunu kategorisinde ise Death Stranding 2: On the Beach, Ghost of Yotei, Hollow Knight: Silksong, Indiana Jones and the Great Circle ve Split Fiction var. Listedeki oyunların hepsi iyi ancak yine bazı oyunların diğer adayların yanında güme gideceğini düşünüyorum. Burada benim seçeceğim oyun Split Fiction ancak Hollow Knight: Silksong’un da alması beni üzmezdi. Indiana Jones and the Great Circle her ne kadar çok beklense de oyunun kendi içinde aşamadığı ve anlatamadığı, oynatamadığı durumları var. Haliyle bu kategorinin bana kalırsa en zayıf adayıydı. En iyi aksiyon/maceara oyunu ise hak ettiği gibi Hollow Knight: Silksong oldu.

En iyi dövüş oyunu kategorisinde yarışanlar 2XKO, Capcomm Fighting Collection 2, Fatal Fury: City of the Wolves, Mortal Kombat: Legacy Kollection, Virtiua Fighter 5 R.E.V.O World Stage. Burada benim gönlümden geçen Mortal Kombat olsa burada kazanan Fatal Fury: City of the Wolves oldu.

En iyi rol yapma oyunu adayları, Avowed (incelemesini yazmıştım), Clair Obscur: Expedition 33, Kingdom Come: Deliverance 2, Monster Hunter Wilds ve The Outer Worlds 2. Buradaki en güçlü aday ve kazanan Clair Obscur: Expedition 33 oldu.

En iyi simülasyon/strateji oyunu tarafında ise bana kalırsa The Alters öne çıksa da kazanan Final Fantasy Tactics – The Ivalice Chronicles oldu. En iyi spor/yarış adayları arasında ise Mario Kart World ödülü alırken en iyi çok oyunculu oyun tarafında Peak’in alması beklenirken bir diğer güçlü aday Arc Raiders aldı. Peak’in güçlü bir aday olmasının sebebi hem Steam’de hem de diğer platformlarda oldukça fazla beğenilmesi ve konuşulmasıydı. Oyun, 16 Haziran 2025 tarihinde çıkmış olmasına rağmen 104 bin incelemeyle Steam’de 5 tam puan almış.

En iyi bağımsız oyun tarafında epeyce bir tartışma ve fikir var. Buradaki adaylar çok güçlü olsa da ve her ne kadar Clair Obscur: Expedition 33 burada yer almaması gerekiyor gibi hissettirse de o kategorinin kazananı Expedition 33 oldu. Absolum, Ball x Pit, Blue Prince, Hades 2 ve Hollow Knight: Silksong listede yer alan diğer oyunlardı ve farklı favoriler vardı.

En iyi çıkış yapan bağımsız oyunların adayları ise Blue Prince, Clair Obscur: Expedition 33, Despelote, Dispatch. Clair Obscur: Expedition 33 burada da ödülü aldı ancak Dispatch bu ödül töreninde biraz harcandı gibi. Hikayesi, sunduğu süper kahraman evreni ödülü hak ediyor. Megabonk normalde en güçlü adaylardan biriydi ancak geliştirici ‘bu benim ilk oyunum değil, diğer adaylara haksızlık olur’diyerek adaylıktan çekilmek istedi, bu karara da saygı duyuldu oyunun adaylığı geri çekildi.

En iyi hikaye anlatımı tarafında ise kazananın Clair Obscur: Expedition 33’ün olması bekleniyordu ve kesinlikle almalıydı da ancak bu yılın bir diğer harcanacak oyunu Silent Hill f oluyor. Oyun, hikayeyi, anlattığı evreni ve müzikleriyle gerçekten yılın en iyi oyunları arasındaydı. Silent Hill f’i oynarken, ana karakterimiz Hinako Shimizu’nun gelişimini çok iyi bir şekilde görüyorsunuz. Oyundan kısaca bahsetmem gerekirse, Hinako bir lise öğrencisi ve 1960’lı yılların Japonya’sında küçük bir kasabada yaşıyor. Ailesi oldukça tutucu ve kadınların evlenmesi gerektiğine ve bu şekilde geleneklerini devam ettirebileceklerine inanan bir yapıya sahip.

Bizim karakterimiz de bunu kabul etmek istemiyor ve evden çıkıp gitmesiyle oyun başlıyor. Ancak burada Silent Hill baharatı dahil oluyor ve oyunda “gerçek mi yoksa hayal mi” dediğimiz sahneler başlıyor. Silent Hill serisinden herhangi bir oyun oynamış ya da evrene hakim olanlar, karşımıza çıkan düşmanların ana karakterin travmalarından beslendiğini bilir. Burada da benzer şekilde Hinako’nun karşısına çıkan düşmanlar oldukça farklı davranıyor ve görünüyorlar. Çok ayrıntıya girmeden ilerleyecek olursak, oyunun hikaye anlatımı ve sundukları oldukça etkileyici ve bence en iyi hikaye anlatımlarından biri. Yine de Clair Obscur: Expedition 33’ün de en iyi yaptığı şeylerden biri bu olduğu için Silent Hill f, bu yıl harcanan oyunlardan biri oldu diye düşünüyorum. Çünkü Silent Hill f’in başka kazanabileceği bir kategoride adaylığı bulunmuyordu.

En iyi müzik kategorisinin net favorisi Clair Obscur: Expedition 33 olmuştu ve kazandı da. Oyunun müzikleri sunduğu Belle Époque tarzını o kadar iyi yansıtıyor ki, puzzle’ın bütün parçalarının doğru yerlere oturması gibi oyunun evrenine bir güzel kuruluyor. Bu kategorinin diğer adayları arasında Hollow Knight: Silksong da öne çıkıyor. Hollow Knight: Silksong’un müziklerini besteleyen Christopher Larkin, daha önce ilk oyunun müziklerinde imzasını göstermişti. Oyunun atmosferini çok iyi yansıtan Larkin, maalesef bu yıl bu kategoride kazanamadı. Ama bu, Silksong’un Spotify listelerinde milyonlarca dinlendiğini ve çok beğenildiği gerçeğini değiştirmiyor.

En iyi oyun yönetimi tarafında Clair Obscur: Expedition 33’ün alması bekleniyordu. Ancak bir diğer yandan Kojima’nın Death Stranding 2’sine bir göz kırpılmıştı, yani düşük bir ihtimal de olsa alabileceği düşünülmüştü; ancak Expedition 33, bu ödülü de aldı.

En iyi sanat yönetiminin adayları pek çok kategoride olduğu gibi çok değişmiyor ve burada kendine özgü sunduğu evren sebebiyle Clair Obscur: Expedition 33 kazandı. En iyi ses tasarımı adayları arasında Silent Hill f de güçlü bir aday olsa da Clair Obscur: Expedition 33 burada da öne çıkarak ipi göğüsledi.

En iyi performans tarafında ise toplamda 5 aday var; bunların 3’ü Clair Obscur: Expedition 33’e ait. Bu kategoride en güçlü aday Maelle karakterine sesini veren Jennifer English’ti ve ödülü tahmin ettiğim gibi aldı. Oyuncuların seçimi tarafında da Wuthering Waves aldı. Burada da büyük ihtimalle pek çok kişi Expedition 33’ün alacağını bekliyordu ancak işler biraz değişti.

Clair Obscur: Expedition 33, The Game Awards 2025’te toplamda 9 ödül kazanarak oyun dünyasında büyük ses getirdi diyebiliriz.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.