Nasıl Bir Dünya? Nasıl Bir Türkiye? (201) | 10. yılında Paris İklim Anlaşması

Paris İklim Anlaşması’nın 10. yılında dünya 1,5 derecelik ısınma hedefini kaçırdı. 2024 sanayi devriminden bu yana en sıcak yıl oldu ve sıcaklık artışı 1,55 dereceye ulaştı. İstanbul Politikalar Merkezi Kıdemli Uzmanı Ümit Şahin, Türkiye’nin henüz ciddi bir iklim politikasına sahip olmadığını belirtti. Şahin’e göre COP 31 ev sahipliği Türkiye için kritik bir dönüm noktası olabilir.

İstanbul Politikalar Merkezi, Sabancı Üniversitesi Stiftung Mercator Girişimi ve Medyascope işbirliğiyle hazırlanan “Nasıl Bir Dünya? Nasıl Bir Türkiye?” programında konuşan İPM Kıdemli Uzmanı Ümit Şahin, Paris İklim Anlaşması’nın 10. yılını değerlendirdi. Şahin, 12 Aralık’ta onuncu yılını dolduran Paris Anlaşması’nın iklim mücadelesi açısından son derece önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak sözlerine başladı.

Şahin, iklim değişikliğiyle mücadelede Paris Anlaşması’nın tek uluslararası araç olduğunu belirterek şunları söyledi:

“1,5 dereceyle sınırlama hedefini yakalayamayacağımız zaten çok açık. 2024 yılı geçen yıl tüm zamanların sanayi devriminden bu yana en sıcak yılı oldu ve 1,5 dereceye geçtik. 1,55 derece daha sıcak oldu sanayi öncesine göre.”

“Türkiye dünyanın en kurak bölgelerinden biri oldu”

Şahin, 1,5 derecelik hedefin fiziksel anlamda kaçtığını ancak siyasi anlamda vazgeçilmemesi gerektiğini ifade etti. “1,5 dereceyi kaçırdık, artık başka 2 derece ya da 3 derece için mücadele edelim denemez” diyen Şahin, hedeften vazgeçmenin çok daha yüksek sıcaklık artışlarına razı olmak anlamına geleceğini vurguladı.

İklim krizinin etkilerinin şiddetlendiğine dikkat çeken Şahin, Türkiye’nin durumunu şöyle anlattı:

“2025 yılı en sıcak ikinci ya da üçüncü yıl olacak. Muhtemelen 1,5 derecenin biraz altında sıcak bitecek. Bu sene Türkiye bütün dünyanın en kurak bölgelerinden biri oldu. Kuraklık zaten gözle görülür, elle tutulur bir halde ama ölçümlere göre de dünyada kuraklık krizinin en yoğun yaşandığı ülkeyiz.”

Onuncu yılında Paris İklim Anlaşması (Video)
Onuncu yılında Paris İklim Anlaşması (Video)

“Türkiye henüz ciddi bir iklim politikasına sahip bile denemez”

Şahin, Türkiye’nin iklim politikalarını eleştirerek son yıllarda gerçek anlamda bir ilerleme başladığını ancak bunun yeterli olmadığını vurguladı:

“İklim politikası bir ülkenin sera gazı emisyonlarının azaltması demektir. Bir ülke sera gazı emisyonlarını atmosfere saldığı sera gazı miktarını azaltmadığı sürece ya da azaltma eğilimine doğru gitmediği sürece gerçek anlamda iklim politikası uyguladığı tartışmalıdır.”

Türkiye’nin durumunu netleştiren Şahin şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye’de bir azaltım hedefi yoktu, hala yok. Yeni yayınlanan ulusal katkı beyanında da bir azaltım hedefi yok, tam tersine yüzde 16’ya yakın bir artış hedefi var. 2035’te emisyonlar 2021’e göre yüzde 16 artmış olacak. Bir artışı hedeflediğiniz sürece gerçek anlamda iklim politikanız olamıyor.”

“COP 31 bulunmaz bir fırsat”

Şahin, Türkiye’nin Avustralya ile birlikte COP 31’in ev sahipliğini yapacak olmasını büyük bir fırsat olarak değerlendirdi, “COP 31 bence çok büyük bir fırsat, ele bir kere geçecek bir fırsat. Dünyada COP’u birden fazla düzenleyen çok az ülke var. Bir Polonya var, belki Almanya falan ama diğer ülkeler bir kere bu şansa sahip oluyorlar” dedi.

Türkiye’nin bu fırsatı nasıl değerlendirmesi gerektiğini anlatan Şahin, önemli bir noktanın altını çizdi:

“Türkiye COP’un başkanı şu anda, sadece ev sahibi değil. COP başkanıysanız iklim politikalarınızın çok daha yapıcı, çok daha ileriye götürücü ve çok daha iddialı olmasını beklenir. Ne yaptığınız, nasıl bir ulusal katkı beyanınız, nasıl iklim hedeflerinizin olduğu, kömür konusunda ne yaptığınız, uyum konusunda ne yaptığınız bütün bunlar çok yakından takip edilir.”

“Fosil yakıtlardan uzaklaşma kararı Antalya’da alınmalı”

Şahin, fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunun COP 31’de kritik önem taşıdığını belirtti, “Fosil yakıtlardan uzaklaşma kararı aslında iki sene önce Dubai’de alınmıştı COP 28’te ama o karar bir türlü tekrar teyit edilmiyor ve fosil yakıtlar lafı yine edilmedi Belem’de. Bir sene sonraya bırakıldı ki bu tam da Antalya oluyor” dedi.

Şahin, Türkiye ve Avustralya’nın kömür ülkeleri olmasına rağmen bu konuda ön açıcı rol alabileceğini düşündüğünü ifade etti:

“Türkiye ve Avustralya umarım fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda artık bu iki senedir Bakü’de ve Belem’deki tıkanmayı aşacak bir karar alacaklar. Hatırlayın, fosil yakıtlardan uzaklaşma kararı Dubai’de alındı, yani Birleşik Arap Emirlikleri gibi bir fosil yakıt üreticisi ve ihracatçısı bir OPEC ülkesinde alındı. Türkiye’de alınmaması için hiçbir neden yok.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.