Tarık Çelenk ile Sağduyu (90): Kürtler var mıdır?

Sağduyu’nun bu bölümünde Tarık Çelenk’in konuğu Kürt tarihi üzerine uzmanlaşmış Prof. Dr. Bekir Biçer. Biçer, “Kürtler var mıdır?” sorusundan yola çıkarak yaptığı çalışmaları, Kürtlerin kökeninden başlayarak modern uluslaşma süreçlerini değerlendirdi.

Tarık Çelenk’in konuğu Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Kürt tarihi üzerine uzmanlaşmış Prof. Dr. Bekir Biçer, “Kürtler var mıdır?” sorusunu kültürel ve tarihsel bir perspektiften ele aldı

Kürt çalışmalarının zorlukları var mı?

Prof. Dr. Bekir Biçer, Kürtlerin yaşadıkları coğrafyalarda başka toplumlarla birlikte yaşadıkları için tarihlerinin anlaşılmasının zorlaştığını söyledi. Biçer, Kürtlerin farklı etnik grupların kaynaşmasıyla oluştuğundan ve tarih sahnesine çıkışlarından bahsetti:

“Kürt tarihinin şöyle zor bir tarafı var. Kürtlerin yaşadığı coğrafyada sadece Kürtler yaşamadı, başka toplumlarla beraber yaşadılar. Kürtler yakın döneme kadar çok az bölgede çoğunluğu sağladı. Şunun için bunu söylüyorum, Kürtlerin milattan önce 400’lerden itibaren bölgede varlığına ilişkin belgeler var. Ama ne kadar geniş bir coğrafyayı yönettiler, orada siyasal bir varlık oluşturdular mı? O belli değil. Şu anda Kürtlerle ilgili yapılan araştırmalarda, Kürtlerin herhangi bir halkın devamı değil, farklı etnik grupların kaynaşmasıyla oluştuğu hemen hemen kesinleşti. Kürtlerin tarih sahnesine çıktıkları, yoğun oldukları coğrafya: Yukarı Mezopotamya, Zagros Dağları çevresi, Urmiye’ye kadar olan bölge, Türkiye’de Hamedan ile Dicle’nin arası, Kürtlerin yoğun olduğu bölge. Buradaki sorunumuz şu, Antik ya da İslam öncesi Kürtlerle ilişkin bilgiler birtakım varsayımlardan ibaret. Bu konuyla ilgili daha ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor.”

Tarık Çelenk ile Sağduyu (90): Kürtler var mıdır? I Kürtlerin kökeni ve Kürt çalışmalarının zorlukları
Tarık Çelenk ile Sağduyu (90): Kürtler var mıdır? I Kürtlerin kökeni ve Kürt çalışmalarının zorlukları

Kürtlerin uluslaşması nasıl gerçekleşti?

Prof. Dr. Bekir Biçer’e göre Kürt milliyetçiliğinin birinci yapıtaşı İstanbul. Biçer, 1960’lardan itibaren Kürt aydınlar, göçmenler ve öğrencilerin Avrupa’ya gidişi ile Kürtlerin uluslaşma sürecinin hızlandığını, bugün Kürt kimliği denilen kimliğin oluştuğunu yine de kültür farklarının olabileceğini ifade etti

“Arada kültür farklarının olması normal. Mesela tarikat geleneğinden gelenler farklı, siyasal tutum olarak dindar olanlar farklı. Ama genel olarak bölgede bir Kürt kimliği var. 

Arada farklılık var mı? Mesela siyasal olarak söylersek işte PKK ve Barzani. Ayrı siyasal şeyler ama Kürt tabanı ve Kürt halkı asgari müşterekte birleşecek noktaya geldi. Kürt kimliği oluştu. Aralarında çok şiddetli çatışmalar var. Bu coğrafyada Farklı güçler, farklı fraksiyonlar çok etkin çalışıyorlar ve bana göre birileri bu işi sürekli sabote ediyor. Kürtler de çok fazla gaza geliyor açık söylüyorum. Dış müdahale çok fazla. Bir de Kürt milliyetçiliği duygusal ve tepkisel. Ne kültürel, ne siyasal, ne bilimsel temeli var. Bugün burada söyleyeceğim en iddialı cümle bu. Kürtler kendi tarihini yeni baştan yazacak. Mevcut ütopyalarla, hayal dünyasıyla, Türk karşıtlığıyla, Arap düşmanlığıyla falan bir toplum inşa edilemez.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.