Fransa’da çiftçiler, artan maliyetler ve haksız rekabet gerekçesiyle traktörlerle Paris’e girerek yolları kapattı. Protestoların odağında Avrupa Birliği’nin (AB) Güney Amerika ülkeleriyle Mercosur serbest ticaret anlaşmasını imzalama ihtimali ve çevre politikaları var.
Avrupa Birliği’nin (AB) en büyük tarım üreticisi olan Fransa’da çiftçiler, haftalardır süren protestolarını başkent Paris’in merkezine taşıdı.
Traktörlerle yolları kapatan üreticiler, hükümetten ve AB acil adımlar talep ediyor. Çiftçilere göre sorun yalnızca gelir kaybı değil. Ticaret anlaşmaları, çevre düzenlemeleri ve artan bürokrasi tarımı sürdürülemez hale getiriyor.

“Kâr edemiyoruz”: Yüksek maliyet, düşük gelir
Çiftçiler, enerji, gübre ve üretim maliyetlerinin hızla arttığını, buna karşın ürün fiyatlarının baskı altında kaldığını söylüyor.
Özellikle tahıl üreticileri, son üç yılda küresel arz fazlası nedeniyle fiyatların düştüğünü, enerji ve gübre maliyetlerindeki artışın ise gelirlerini erittiğini vurguluyor.
Bu tablo, Fransa’nın tarımsal üretim ve ihracat kapasitesini de etkiliyor. Resmi öngörülere göre ülke, 2025’te yaklaşık 50 yıl sonra ilk kez gıda ve tarım ürünlerinde yıllık dış ticaret açığı verebilir.
Mercosur Anlaşması tepkilerin merkezinde
Protestoların en önemli başlıklarından biri, Avrupa Birliği (AB) ile Güney Amerika bloğu Mercosur arasında imzalanması gündemde olan serbest ticaret anlaşması. Çiftçiler, anlaşmanın Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’dan ucuz et, etanol ve şeker ithalatının önünü açacağını savunuyor.
Fransız çiftçilere göre bu ürünler, AB’deki sıkı çevre ve sağlık standartlarına tabi değil. Anlaşma, AB çiftçilerine Güney Amerika pazarlarına daha fazla erişim sunsa da Fransa’da hükümet ve üreticiler, “aynı standartlar” uygulanmadıkça bu ticaretin adil olmayacağını söylüyor.
Tarım Bakanı Annie Genevard, Fransa’nın anlaşmaya Avrupa Parlamentosu’nda karşı çıkmayı sürdüreceğini açıkladı.
Hayvan hastalığı ve toplu ithaf tartışması
Protestoların bir diğer nedeni, özellikle Fransa’nın güneyinde sığırları etkileyen “lumpy skin disease (yumrulu deri hastalığı)”. Çiftçiler, hastalık tespit edildiğinde tüm sürülerin itlaf edilmesini öngören uygulamaya tepki gösteriyor.
Hükümet ise hastalığın kontrol altına alınmaması halinde ulusal sürünün yaklaşık yüzde 10’unun yok olabileceği uyarısında bulunuyor. Bu gerekçeyle riskli bölgelerde tüm sığırları kapsayan bir aşılama kampanyası başlatıldı.
Çevre politikaları
Çiftçiler, AB’nnin çevre politikalarının Fransa’da diğer üye ülkelere kıyasla daha katı ve bürokratik uygulandığını savunuyor. Şeker pancarında kullanılan bir pestisitin yasaklanması, su kullanımı ve gübre kirliliğine ilişkin karmaşık izin süreçleri en çok eleştirilen başlıklar arasında.
Üreticilere göre bu politikalar, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından sıkça dile getirilen “gıda güvenliği” ve “kendine yeterlilik” hedefleriyle çelişiyor.
ABD ve Çin ile yaşanan ticaret gerilimleri de bu endişeleri artırıyor.
Fransa’nın baskısıyla AB, ithal gübrelerde gümrük vergilerini düşürme ve karbon vergisinden muaf tutma kararı aldı ama çiftçiler, bu adımın yeterli olmadığını ve yapısal sorunları çözmediğini savunuyor.
Protestolar, yalnızca Fransa ile sınırlı kalmayıp Avrupa genelinde tarım politikalarının geleceğine ilişkin daha geniş bir tartışmayı da tetiklemiş durumda.
Kaynak: Reuters








