Şems TV’nin yayınlamadığı söyleşiden kesitler Suriye televizyonunda | Şara: “SDG çok başlı, Kandil’den talimat alıyorlar”

Şems TV Şara SDG Kandil'den talimat alıyor

Şam yönetiminin servis ettiği ve daha önce yayımlanmayan Şems TV röportajında konuşan Ahmed eş-Şara, Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) Kandil bağlantıları üzerinden sert sözlerle eleştirdi. Şara, SDG’nin çok başlı yapısı nedeniyle sahada muhatap alınabilir bir irade ortaya koyamadığını savundu, “Kandil ile olan bağları da, ne kadar inkâr edilirse edilsin, açık ve aleni bir gerçektir” dedi.

Şara: “SDG Kandil’den talimat alıyor”

Suriye devlet televizyonu “El-İhbariye”, Erbil’de yayın yapan Barzanilere yakın Şems TV’nin yayınlamadığı Ahmed eş-Şara röportajından bazı kesitleri sosyal medya platformlarında paylaştı.

Kanal yönetimi, Şara’nın Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik sert ve tırmandırıcı ifadeleri nedeniyle bu aşamada yayının uygun olmadığını ifade etmişti.

Röportajın gazeteci İbrahim Bozan tarafından Türkçeleştirilen bölümlerinde Şara, SDG ile yapılan mutabakatların sahada uygulanmamasını örgütün iç yapısına bağladı.

SDG içinde çok başlılık bulunduğunu söyleyen Şara, “Bir tarafla müzakere ediyorsunuz ancak o taraf imzaladığı ya da vardığı anlaşmayı uygulayacak yetkiye sahip olmuyor. Gerçek karar alma mekanizması askerî ve güvenlikçi yapıların elindedir” dedi. Şara, “SDG’nin Kandil ile olan bağlarının inkâr edilse de açık ve aleni olduğunu”” savundu.

Şems TV Şara SDG Kandil'den talimat alıyor
Şems TV’nin henüz yayımlamadığı röportajdan kesitler Suriye televizyonunda gösterildi. Ahmet eş-Şara “SDG Kandil’den talimat alıyor” diyor.

Halep’in stratejik ve ekonomik önemi

Röportajda Halep’in Suriye ekonomisinin yüzde 50’sinden fazlasını temsil ettiğini vurgulayan Şara, kentin ülke ekonomisi için temel bir geçiş koridoru olduğunu söyledi. Halep’e giriş sürecinde SDG’nin Şeyh Maksud başta olmak üzere bazı mahallelerde yayılma girişiminde bulunduğunu belirten Şara, bu durumun askerî koordinasyonu sekteye uğrattığını ifade etti.

SDG Komutanı Mazlum Abdi ile yapılan görüşmelere de değinen Şara, Kürt bileşeninin haklarının anayasa ile güvence altına alınacağını savundu. Kürtlerin devrim sürecinin asli unsurlarından biri olduğunu söyleyen Şara, vatandaşlık, yönetime katılım ve ordu içinde görev alma gibi hakların silahlı mücadeleye gerek kalmadan sağlanabileceğini ifade etti.

Şara, Şeyh Maksud Mahallesi’ne yönelik askerî operasyonun, SDG’ye bağlı silahlı unsurların İHA ve havan saldırıları başlatmasının ardından gündeme geldiğini söyledi. Operasyon öncesinde sivillerin yüzde 90’ından fazlasının tahliye edildiğini ve insani koridorlar açıldığını belirten Şara, buna rağmen bazı silahlı grupların sivillerin mahalleden çıkmasını engellediğini ve hastaneleri askerî amaçlarla kullandığını öne sürdü.

“Kandil ile açık bir bağlantıları var”

Röportajda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da arabuluculuk girişiminde bulunduğunu aktaran Şara, operasyonun durdurulduğunu ve silahlı unsurların mahalleden çıkması için otobüsler gönderildiğini anlattı. Buna rağmen çekilmenin gerçekleşmediğini belirten Şara, daha sonra Kandil’den gelen talimat doğrultusunda mahallede kalınmasının ve çatışmaların sürdürülmesinin emredildiğinin anlaşıldığını söyledi:

“Ne derlerse desinler, Kandil ile açık bir bağlantıları var. Gerçek karar alma gücü, örgüt içindeki bir askeri ve güvenlik gücünde. Tüm düşünce askeri ve güvenlik konuları etrafında dönüyor. Suriye’deki Kürtleri korumak askeri bir oluşumla mı sağlanır? Sınır ötesindeki ve Türkiye ile 40-50 yıllık sorunları olan, dışarıdan gelen bir örgütle mi sağlanır? Suriye bu sorunu kendi topraklarında çözmenin maliyetini karşılayamaz.”

Şara, Kürtlerin korunmasının yeni Suriye ile entegre olmaktan geçtiğinin altını çizerek, “Suriye’deki Kürtlerin korunması, onları sınırların dışındaki bir sorunla; bazı komşu ülkelerimize yönelik saldırıları olan PKK’yla ilişkilendirerek, çocukları silahlandırarak, kadın ve erkekleri zorla askere alarak ve ardından Suriye devletiyle durumu tırmandırarak mı sağlanır? Kürtleri korumak, Suriye’deki yeni gerçeklikle entegre olmakta yatmaktadır” diye konuştu.

Ahmed eş-Şara, 10 Mart Anlaşması’nın Kürtlerin anayasal haklarının tanınmasını ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını öngördüğünü belirtti. Anlaşmanın ABD ve Türkiye’nin de onayını aldığını hatırlatan Şara, şöyle konuştu:

“Eğer Suriye Devleti Kürtlere kendini kapatır ve ‘Suriye’de Kürtleri istemiyoruz. Kürtlerin yönetime katılmasını istemiyoruz.’ derse, o zaman başka seçenekler arama hakları olur. O halde, silahlı bir örgütün Halep’teki çoğunlukla Kürt yerleşim bölgelerinin ortasında tüneller ve çukurlar kazması bir çözüm olabilir mi? Biz Halep’in refahı ve gelişmesi için çabalıyoruz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.