Kontak kapatan motokuryeler anlatıyor: “İnsanları sağlıklarıyla geçimlerini sağlama arasında seçim yapmaya zorluyorlar”

Yemeksepeti kuryeleri, yılbaşında yapılan ücret artışlarının artan yakıt, bakım ve yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirterek 18–19–20 Ocak’ta üç gün boyunca kontak kapatma kararı aldı. Kuryeler, güvencesiz çalışma, şeffaf olmayan ücretlendirme ve can güvenliğini tehdit eden algoritmik baskılara karşı iyileştirme talep ediyor.

Haber: Emir Berke Yaşar

Kontak kapatan motokuryeler anlatıyor: "İnsanları sağlıklarıyla geçimlerini sağlama arasında seçim yapmaya zorluyorlar..."
Kontak kapatan motokuryeler anlatıyor: “İnsanları sağlıklarıyla geçimlerini sağlama arasında seçim yapmaya zorluyorlar…”

Yemeksepeti kuryeleri, yılbaşında yapılan ücret artışlarının yetersiz olduğunu ve artan maliyetler karşısında gelir kaybı yaşadıklarını belirterek 18–19–20 Ocak tarihlerinde üç gün boyunca kontak kapatma kararı aldı. Kuryeler, çalışma koşullarında iyileştirme ve şeffaf ücretlendirme talep ediyor.

Yeni yılın başlamasıyla birlikte motokuryeler, akaryakıt, bakım ve yaşam maliyetleri karşısında geçim sıkıntısının derinleştiğini belirterek, Türkiye genelinde kontak kapatma eylemine gitti. Medyascope, eylemin nedenlerini ve motokuryelerin çalışma koşullarını kuryeler ve sendika temsilcileriyle konuştu.

Kuryeler üç günlük kontak kapama eylemine hazırlanıyor

Kontak kapatan MotoKuryelerden Seyhun Bey, 1992 Adana Doğumlu. Evli ve bir çocuk babası. Esnaf kuryelik modelinin kontak kapatma eylemini yapma motivasyonlarından biri olduğunu belirtti:

Esnaf Moto-Kuryelik sistemi 2022’de Yemeksepeti ile geldi. O zaman da büyük grevler yapılmıştı. Bu sistem ile Esnaf olarak değerlendiriliyoruz ve bir bakkal, bir restoran ile aynı vergiye tabii tutuluyoruz. Biz de kazancımızdan %20’lik vergi ödüyoruz.
Seyhun Bey, açıklanan zam oranları ile ellerine geçen para miktarının farklı olduğunu belirtti

“Daha fazla paket atmak, daha fazla risk almak demek”

Yeni ücretlendirme sisteminin kuryeleri daha yoğun çalışmaya zorladığını söyleyen Seyhun adlı motokurye, bunun doğrudan can güvenliğiyle bağlantılı olduğunu vurguladı:

“400 paket atarsanız 10 bin lira bonus alırsınız diyorlar. Bu ne demek? Daha hızlı gideceksin, trafikte daha fazla risk alacaksın, arabaların arasından geçeceksin. Soğukta, karda, yağmurda sokağa çıkmak zorunda kalacaksın. Çalışmazsak para kazanamıyoruz. Sosyal güvencemiz olmadığı için hasta olsak da sokağa çıkmak zorundayız. İnsanları sağlıklarıyla geçimlerini sağlama arasında seçim yapmaya zorluyorlar.”

“2025’te en az 44 kurye hayatını kaybetti”

Motokuryeliğin tehlikeli bir meslek olduğuna dikkat çeken Seyhun Bey, ölümlerin görünmez kılındığını belirtiyor ve ekliyor:

“2025 yılı içinde bizim bildiğimiz en az 44 motokurye iş kazasında hayatını kaybetti. Ama esnaf sayıldığımız için bu ölümler iş kazası olarak bile kayda geçmiyor.

18, 19 ve 20 Ocak’ta üç gün boyunca kontak kapatıyoruz. Eğer Yemeksepeti herhangi bir iyileştirme yapmazsa bu süreç burada bitmez. Daha farklı eylemler de gündeme gelir.”

TEHİS Başkanı: “Bu mücadele tabandan geldi”

Kontak kapatma eylemini örgütleyen yapılardan biri olan Turizm, Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası (TEHİS) Başkanı Kubilay Çelik, eylemin yalnızca ücret artışlarıyla sınırlı olmadığını, Motokuryelerin çalışma koşullarına ve can güvenliğine ilişkin yapısal sorunlara dikkat çekmek için başlatıldığını söyledi.

Eylemin sendikal bir dayatma olmadığını vurgulayan Çelik, sürecin sahadan yükseldiğini söyledi:

“Yaklaşık 40 ilden kurye arkadaşlarımız bize yazdı. Bu talepler tabandan geldi. Biz de sendika olarak bunu merkezi düzeyde toparlamaya çalıştık. Aynı zamanda motorlu kurye işçileri dernekleriyle eşgüdüm halindeyiz. Adana, Mersin, Kurye Hakları Derneği… Herkes bu işin bir parçası.”

“Algoritmalar kuryeleri kuralları ihlal etmeye zorluyor”

Trafikte yaşanan sorunların bireysel tercihlerden değil sistemden kaynaklandığını savunan Çelik, platform şirketlerini işaret etti:

“Algoritmalar kuryeleri sınıflandırıyor. A+, A, B, C diye. Ne kadar hızlıysan, ne kadar çok paket atıyorsan o kadar üst sınıfa çıkıyorsun. İş seçme hakkından kazanca kadar her şeyi bu algoritmalar belirliyor. Bu da insanları daha hızlı gitmeye, trafik kurallarını ihlal etmeye zorluyor.”

“Suç hep kuryeye yıkılıyor”

Toplumsal algının da sorunlu olduğunu söyleyen Çelik, sorumluluğun platform şirketlerinden kaçırıldığını ifade etti:

“Herkes trafikteki ihlalleri kuryelerin suçu gibi gösteriyor. Kimse Yemeksepeti’ne, Trendyol’a, Getir’e hesap sormuyor. Oysa kimse keyfinden hız yapmıyor. İnsanlar geçinebilmek için buna mecbur bırakılıyor.”

“Kurye sadece paket değil, can taşıyor”

Kontak kapatma eylemine katılan kuryelerden biri olan 23 yaşındaki Musa, eylemin yalnızca ücret artışlarıyla sınırlı olmadığını, motokuryelerin hem ekonomik hem de insani olarak değersizleştirildiğini söyledi.

Motokuryeliğin fiziksel ve psikolojik yüküne dikkat çeken Musa, mesleğin taşıdığı riskleri şu sözlerle anlattı:

“Altın Elbiseli Adam’ın bir sözü vardır, çok severiz: ‘Dört teker bedeni, iki teker ruhu taşır.’ Biz kuryeler sadece paket taşımıyoruz, aynı zamanda can taşıyoruz. Soğuk havada, İstanbul trafiğinde çalışıyoruz. En ufak bir hata hayatımıza mal olabiliyor.”

“Sadece zam değil, çok fazla sorun var”

Kuryeler, kontak kapatma eyleminin yalnızca ücret artışlarına yönelik bir tepki olmadığını, kuryelik mesleğinin giderek daha güvencesiz ve değersiz hale geldiğini söylüyor. Eyleme katılan kuryelerden Musa, sektördeki sorunların yapısal olduğuna dikkat çekerek şunları anlattı:

“Bu kontak kapatma sadece zam meselesi değil. Kuryelik sektöründe çok fazla problem var ve bu problemler her geçen gün daha da derinleşiyor. Ücretler artıyor gibi gösteriliyor ama fiiliyatta kazancımız yerinde sayıyor. Bunun yanında sosyal güvencemiz yok, muhatap bulamıyoruz, sürekli baskı altındayız. Bir süre sonra kuryeler ikinci sınıf insan muamelesi görmeye başlıyor. Sistem sizi sadece paket taşıyan bir araç gibi görüyor.”

Günlük hayatta yaşadıkları ayrımcılığın çalışma koşullarının ötesine geçtiğini vurgulayan Musa, karşılaştıkları tutumun onur kırıcı boyutlara ulaştığını ifade etti:

“AVM’lerde, sitelerde sırf üstümüzde çalıştığımız firmanın yeleği var diye ön kapıdan giremiyoruz. Güvenlik ‘arka taraftan gir’ diyor, çöp asansörlerinden çıkıyoruz. Üstümde o kıyafet olmasa, normal bir vatandaş olarak ana kapıdan girebiliyorum ama kurye olduğum için sokulmuyorum. Bu sadece bir kapı meselesi değil, bize nasıl bakıldığının çok net bir göstergesi.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.