Doç. Dr. Erdem Yörük: “Kuryelerin bir anda iş durdurması önceki yıllardan farklı bir anlama geliyor” 

Koç Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Yörük, son zamanlarda artan kurye eylemleri ve farklı işkollarından yükselen eylemleri değerlendirdi. Esnaf-kurye eylemlerinin beklenen bir gelişme olduğunu söyleyen Yörük, “Eve kapanmalar ve evden çalışmalar sürecinde ekonomi uzaktan işledi. Aradaki bağlantıları dolduran kişiler kuryeler oldu ve aslında kapitalizmin taşıyıcıları haline geldiler. Bir sektördeki çalışanların işi durdurması ne kadar büyük zarar veriyorsa o nispette pazarlık gücü oluyor. Şu anda da böyle bir şey yaşıyoruz; kuryelerin bir anda iş durdurması önceki yıllardan farklı” diye konuştu.

Kurye eylemlerinin neden şimdi gerçekleştiğini anlatan Doç. Dr. Erdem Yörük, eylemlerin 1980’lerden sonra başlayan neoliberal emek süreçlerinin bir sonucu olduğunu dile getirdi. Yörük, kuryelerin “gig ekonomi” denilen “yeni dünya ekonomisinin” yeni özneleri olmasından kaynaklı olarak işçi eylemliklerinin yeni öznesi olmalarının beklenen bir durum olduğunu söyledi. Salgın koşullarının eylem süreçlerini hızlandırdığını belirten Yörük, “Eve kapanmalar ve evden çalışmalar sürecinde ekonomi uzaktan işledi. Aradaki bağlantıları dolduran, ulaşımı ve etkileşimi sağlayan kişiler kuryeler oldu. Aslında kapitalizmin taşıyıcıları oldular” dedi. Bu durumun kuryelerin çalışma koşullarında ciddi sorunlara yol açtığını söyleyen Yörük, aynı zamanda ciddi pazarlık gücü elde ettiklerine de dikkat çekti.

“Ekonomi kuryeler üzerine kurulu”

Kuryeler üzerine kurulu bir ekonominin olduğunu söyleyen Yörük, Türkiye’deki kargo şirketlerinin üç yıl içinde gerçekleştirmeyi öngördükleri ciroyu üç ayda yaptıklarını belirtti. Türkiye’deki genç işsizliğini hatırlatan Yörük, genç kitlenin, ekonominin emek talebi için ucuz emek talebini karşılayan bir havuz haline getirildiğini söyledi. Böylelikle yüz binlerce insanın “kuryeleştiğine” dikkat çeken Yörük, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye’de bir süredir özellikle de lojistik sektöründe artan grevlerin, Türkiye’deki işçi eylemliklerinin öncülü haline geldiğini gözlemliyorduk. Bir sektördeki çalışanların işi durdurması o sektöre ve ülkenin geneline ne kadar büyük zarar veriyorsa aslında o işçilerin de o nispette pazarlık gücü oluyor. Şu anda da böyle bir şey yaşıyoruz. Kuryelerin bir anda iş durdurması önceki yıllardan farklı olarak sadece insanların sipariş ettiği ürünlerin gelip gelmemesi meselesi değil, bir zorunluluğa dönüşmüş durumda. Dolayısıyla kuryelerin işi durdurması aslında ekonomiyi ciddi anlamda durduran bir hale geldi.

“Kendiliğindenliğin yarattığı etki daha kuvvetli olabiliyor”

Kurumsal bir hareket tarafından örgütlenmemiş eylemleri, acemilik olarak değil kendiliğindenlik olarak düşünmek daha uygun olur. Bu problemli bir durum değil. Kendiliğindenliğin yarattığı etki daha kuvvetli olabiliyor. Şu an önemli olan şey bu eylemlerin diğer şirketlere, kurumlara, diğer sektörlere sirayet etmesi için emek hareketinin burada devreye girmesi ve bu momentumu daha da ileriye taşımak.

Çalışma koşullarının düzelmesinde en temel faktör çalışanların örgütlülüğü ve eylemliliği”

Enflasyondan arındırılmış gerçek işçi ücretlerinin, işçilerin haklarını ve yan haklarının istatistiki olarak nasıl belirlendiği analiz ettiğimizde en kuvvetli faktörlerden bir tanesinin işçi eylemlilikleri olduğunu görüyoruz. Ekonomideki koşullar, enflasyon, dolar, cari açık, üretkenlik faktörlerini sabit tuttuğunuzda işçi eylemliliklerinin ve grevlerinin arttığı zamanlarda işçi ücretlerinin de arttığını, emeklilik yaşının düştüğünü, emeklilik maaşının arttığını görüyoruz. İnsanların çalışma koşullarının düzelmesinin farklı sebepleri var fakat çok net bir şekilde en temel faktör çalışanların örgütlülüğü ve eylemliliği.

Sektör koşullarının örgütlenmeye etkisi

Yörük, sektörün koşullarının örgütlenmeye etkisini ise şöyle değerlendirdi:

“İşçilerin patronla olduğu kadar birbirleriyle de temasının az olduğu bir sektör. Dolayısıyla örgütlenme ihtimali mekansal olarak daha az oluyor. Enformellikten kaynaklı sendikaların resmi olarak örgütlenemediği, örgütlenmenin koşullarının son derece zor olduğu yerler. Bıçağın kemiğe dayandığı noktada ve o sektörde çalışan insanların yapısal pazarlık güçlerinin arttığı ölçüde, bu tarz kendiliğinden eylemleri görebiliyoruz ve göreceğiz de. Siyasi olarak yapılacak şey de bunun sürekliliğini sağlayacak sendikal aksiyonları almak.”

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus