Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (15): Gezi’nin interneti

12 yıl önce tam da bugünlerde yabancı basının Türkiye ile ilgili adeta tek bir konusu var: İnternete gelen yasaklar. Örneğin, Guardian “Türkiye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sosyal medyanın ‘kökünü kazıma’ tehdidi ardından Twitter’a erişimi kısıtladı” diyor.

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (15): Gezi'nin interneti
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (15): Gezi’nin interneti

Gazete, son uygulamanın Türkiye’yi, birçok sosyal medya platformunun sıkı şekilde kontrol edildiği İran ve Kuzey Kore ile karşılaştıran tepkilere yol açtığını yazıyor.

Times da gelişmeyi “Erdoğan şimdi de Twitter’ı kapatacağını söyledi” başlığı ile okuyucularına duyurmuş.

Gazete, Erdoğan’ın kendisini yolsuzluk skandalı ile ilişkili gösteren ses kayıtlarının ortaya çıkmasının ardından Twitter’ı kapatacağını söylediğini vurguluyor.

Haberde Erdoğan’ın “Şimdi mahkeme kararı çıktı. Twitter’ın kökünü kazıyacağız” ifadelerine yer verilmiş.

Yabancı basındaki bu haberlere rastlayınca 2014 yılında ifade özgürlüğünün ne durumda olduğuna daha yakından baktım.

TİHV’nin 2014 yılı raporunun “ifade özgürlüğü” bölümünde, internet yasaklarıyla başlayan bir yoruma rastladım:

“2014 yılı düşünce ve ifade özgürlüğü alanında baskıların arttığı bir yıl oldu.

İnternetin ve kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bireylerin kendilerini ifade etmeleri noktasında yeni alanlar açıldı.

Haberleşmenin daha da hızlanması, toplumsal muhalefette etkileşimlerin artması gibi gelişmelerin en somut örneğini Gezi Parkı eylemlerinde gördük.

Özellikle Twitter kullanımı protesto eylemlerinde önemli bir işlev yüklendi.

Bu bağlamda devletin ve siyasi iktidarın çeşitli organları tarafından hedef gösterilen internet kullanımına ilişkin 2014 yılında yasal düzenlemeler yoluyla engelleme getirilmek istendi.”

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (15): Gezi'nin interneti
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (15): Gezi’nin interneti

Peki bu süreç nasıl sürdü?

“Atılan ilk adım ‘5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da önemli değişiklikler yapan ‘torba yasa tasarısı’ oldu.

Tasarıyı inceleyen bilişim hukuku uzmanlarının görüş birliğine vardığı konu şu oldu: Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na verilmesi öngörülen yetkiler internette ‘yargısız infaz’ anlamına geliyor.

Torba Tasarı’nın internet yayınlarının engellenmesiyle ilgili yeni kurallar getiren bölümü Meclis Genel Kurulu’nda 6 Şubat 2014’te kabul edildi.

Yasanın tamamı ise 26 Şubat 2014’te TBMM Genel Kurulu’ndan geçti.”

“Buna göre özel hayatın gizliliğinin ihlali gerekçesiyle şikâyet bile olmaksızın doğrudan Telekomünikasyon İletişim Başkanı’nın (TİB) emriyle internet yayınları durdurulabilecek. Tasarının kabul edilen maddelerine göre internet ortamında özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, mahkeme yerine doğrudan TİB’e başvurabilecek.

TİB, yayının engellenmesine karar verirse uygulanmak üzere derhal Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne bildirecek. Erişim sağlayıcı durdurma kararını en geç 4 saat içinde yerine getirecek.

Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanacak.

Bu talep 24 saat içinde sulh ceza hâkimine götürülecek.

Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan TİB Başkanı’nın emri üzerine erişim engellenecek.

Bu acil uygulamada hâkim kararı aranmayacak.

Hâkim, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle kararını verebileceği gibi, zorunlu hâllerde internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimi engelleyebilecek.”

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (15): Gezi'nin interneti
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (15): Gezi’nin interneti

Ardından ne oldu?

TİHV Raporu’ndan okuyalım:

“İnternete yönelik müdahalelerin yanı sıra elbette yıl boyunca başta TCK olmak üzere yasalardaki ifade özgürlüğüne engel maddeler nedeniyle yüzlerce yargılama yapıldı.

Çıkarılan yargı paketlerine rağmen kişiler hakkında hapis cezaları verildi ve infazı sağlandı.

2014 yılında 22 gazeteci ile 10 dağıtımcı cezaevlerindeydi.

Bu yılın öne çıkan yargılaması ise ‘kamu görevlilerine hakareti’ suç olarak düzenleyen TCK’nin 125. maddesi ile oldu.

Genellikle Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde kendisine yönelik eleştiriler için bu yasa maddesi aracılığıyla açtığı davalar, daha sonra cumhurbaşkanına hakareti düzenleyen TCK’nin 299. maddesi ile açılmaya başlandı.”

“Bugüne nerelerden geçerek gelindi” sorusunun en doğru, açık ve yalın yanıtı haberlerde ve raporlarda yazılmış.

İleride bir gün Türkiye’nin bugünlerini yazmak isteyenler için dokümanlar bol miktarda bulunuyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.