15 Temmuz darbe girişiminin ardından 22 ay hapis yatan yazar Ahmet Turan Alkan, 72 yaşında hayatını kaybetti.

Yazar Ahmet Turan Alkan, 72 yaşında Bursa’da hayatını kaybetti. Alkan’ın vefatını sosyal medya hesabından yazar Mümtaz’er Türköne duyurdu.
Türköne paylaşımında, “Ahmet Turan Alkan’ı kaybettik. Cenazesi yarın Bursa’da kaldırılacak. Çok ama çok büyük bir kayıp. Hepimizin başı sağ olsun” dedi.
Ahmet Turan Alkan'ı kaybettik. Cenazesi yarın Bursa'da kaldırılacak. Çok ama çok büyük bir kayıp. Hepimizin başı sağolsun.
— Mümtaz'er Türköne (@Mumtazer) January 21, 2026
Zaman gazetesi davası kapsamında hapis yatmıştı
Yazar Ahmet Turan Alkan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından köşe yazıları ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Zaman Gazetesi davası kapsamında gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı.
İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2018 yılında görülen karar duruşmasında Alkan’a sekiz yıl dokuz ay hapis cezası verilmiş, ardından tahliye edilmişti. Yargıtay’ın kararı bozmasının ardından yeniden yargılanan Alkan, 2022 yılında iki yıl altı ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Alkan, tahliye olduktan sonra sosyal medya hesabından şu paylaşımı yapmıştı:
“Tahliyeme sevinen bütün dostlarıma, arkadaşlarıma, yakınlarıma, eski okuyucularıma kalbi minnet ve şükranlarımı arz ediyorum. Kalbimin yarısı Silivri’de kaldı. Buruk duygularla ayrıldım Silivri’den. Gazeteci arkadaşlarımın tamamı hürriyetine ve sevdiklerine kavuşana kadar burukluğum geçmeyecek, dinmeyecek. Tahliye kararımız Türkiye’de hukuk devletinin, adaletin, iyi ve güzel şeylerin hâlâ bir yerlerde var kalabildiğinin tescili oldu. Ülkem adına artık daha ümitvârım. Türkiye’nin demokrasi ve hukukta çağdaş dünya standartlarına hızla döneceğine inancım büyük. Demokratik standart ve haklar hepimiz için kesinlikle bir lüks değil. Hava, su, ekmek gibi en kaçınılmaz ihtiyaç. Haksızlığa ve gadre uğramış biri olarak yargının bağımsız ve tarafsızlığına inancım büyüdü. Kardeşlikten, birbirimize dayanıp güvenmekten, kırgınlıkları unutup sevgiyi yeniden yeşertmekten başka çaremiz yok. Yarının Türkiye’sinde toplumsal mutabakatın önemini bir kere daha vurgulamak istiyorum. Barış olsun!.. Hep barış olsun!..”
“FETÖ’nün terör örgütü olduğunu 15 Temmuz’da anladım” demişti
Kendi sitesinde Ocak 2021’de kaleme aldığı yazıda Alkan, Fethullah Gülen yapılanmasının terör örgütü olduğunu 15 Temmuz’la birlikte anladığını belirterek şunları demişti:
“Yazıyla uğraşanlar bilir; şehvet-i kelâm diye bir budalalık türü vardır. Bir de ‘nükte yapma hırsı’. Yazarlık hayatımda bu iki benlik girdabına kapıldığım zamanlar, bu ‘şevkle’ incittiğim insanlar, zedelediğim şahsiyetler oldu ki bunlar meyanında Reisicumhurumuz ve sayın Devlet Bahçeli de var maalesef. Bunlar bir yazar için zihinde iyi tadlar bırakan şeyler değil; şimdi hatırladıkça hicab ediyor, kendilerinden helallik diliyorum.
FETÖ’nün bir terör örgütü olduğuna ancak, o melun 15 Temmuz darbesinden sonra görebildim ama çok geçti. Olup bitenlerin hemen ardında, kökü ve ucu Atlantik ötesine doğru uzanan, mahiyeti belirsiz, gölgeli insanlardan müteşekkil yarı mistik, alçak ve yılan gibi dessas bir örgüt vardı. Devletin içine yuvalanmış her seviyede binlerce bürokratın varlık sebebi darbeden sonra su yüzüne çıktı, komplo âşikâr oldu.”
Ahmet Turan Alkan kimdir?
Ahmet Turan Alkan, 1954 yılında Sivas’ta doğdu; İlk, orta ve lise eğitimi bu şehirde tamamladıktan sonra 1972 yılında A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi; bu fakültenin Siyaset ve İdare bölümünden 1977 yılında mezun oldu.
İlk köşe yazısını 1974 yılında, Sivas’ta çıkan mahalli Anadolu gazetesinde yayınladı. Sivas Ülkü Ocakları Derneği tarafından dört sayı yayınlanan “Pusat” isimli dergiye yazdı. 1976-77 tarihleri arasında “Fedai” adlı haftalık dergiyi yönetti ve yayınladı. O yıllarda öğrenci olaylarının yoğunluğu sebebiyle fakülteye devamda zorluklarla karşılaşınca Sivas’ta yeniden yayınlanmaya başlayan “Hadiselerle Hakikat” gazetesinin yazı işleri müdürü olarak çalışmaya başladı; bu gazetede, 1978 Yılında Ankara’da yayınlanan Hasret ve Genç Arkadaş dergilerine kısa süre katkıda bulundu.
Mezun olduktan sonra Sivas’a dönen yazar, Hakikat gazetesinde kadrolu olarak iki yıl kadar çalıştıktan sonra 1980’de askerlik için Tatvan’a gitti. 1982 başında askerliğini tamamlayarak Sivas’ta bir muhasebe bürosunda üç yıl çalıştıktan sonra 1985 yılında Cumhuriyet Üniversitesi’ne göreve başladı. Yüksek Lisans ve doktorasını tamamlayarak İİBF Kamu Yönetimi bölümüne öğretim üyesi atandı.
1989 yılında düzenli olarak başladığı yazarlık hayatı süresince muhtelif gazete ve dergilerde denemeleri yayınlandı; 19 basılı eseri bulunan yazar, Zaman Gazetesi’nde ve Aksiyon dergisinde çalıştı.
2008 yılında Cumhuriyet Üniversitesi’nden emekli olarak akademik kariyerini noktaladı.








