İsrail ve ABD yeşil ışık yaktı, Şara ilerledi: İşte adım adım Şam’ın SDG operasyonu

Ahmed eş-Şara

Reuters’ın çok sayıda kaynağa dayandırdığı haberine göre Şam’ın Kürtlere düzenlendiği operasyona giden süreç, Suriye, Paris ve Irak’ta yapılan kritik görüşmelerde şekillendi. Peki Şam’ın SDG operasyonu nasıl planlandı? Reuters’ın hazırladığı haberi Türkçeleştirdik.

İngiliz haber ajansı Reuters, Şam’ın Suriye Demokratik Güçleri (SDG) operasyonu ve SDG kontrolündeki bölgelerin Şam yönetimine geçmesine giden süreci, dokuz farklı kaynağın aktardığı ayrıntılarla ortaya koydu.

Feras Delatey, Maya Gebelily ve Hümeyra Pamuk imzalı habere göre Şam, Paris ve Irak’ta yapılan ve daha önce kamuoyuna yansımayan görüşmeler, Suriye’de güç dengesini kökten değiştiren operasyonun önünü açtı.

Reuters’a konuşan kaynaklar, ABD’nin bu süreçte, SDG ile yıllara dayanan ortaklığına rağmen, Suriye ordusunun ilerleyişini durduracak bir tutum almadığını aktardı.

Şam’ın iki büyük hedefi: Toprak bütünlüğü ve Washington ile uyum

Reuters’a konuşan kaynaklara göre bu görüşmeler, Suriye’nin geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara’ya iki kritik kazanım sağladı: Tüm Suriye topraklarını tek bir yönetim altında toplama vaadini hayata geçirmek ve ABD Başkanı Donald Trump yönetimi açısından “tercih edilen muhatap” haline gelmek.

Şara’nın hamlesi, Kürt yönetiminin Suriye’nin kuzeydoğusunda sürdürmeyi umduğu özerk yapıyı fiilen ortadan kaldırdı. Aynı zamanda Washington’ın, geçmişte El Kaide’nin Suriye kolunu yönetmiş bir isim olan Şara’ya vereceği desteğin sınırlarını da test etti.

ABD’nin Suriye politikasına yakın bir kaynak, “Görünüşe göre Şara usta bir stratejist” değerlendirmesini yaptı.

Şam’ın SDG operasyonu nasıl ortaya çıktı?

ABD, 2015’ten bu yana SDG’nin ana destekçisi.

SDG, bu destekle IŞİD’i Suriye’nin kuzeydoğusundan çıkarmış ve ardından kendi sivil ve askeri kurumlarını kurduğu özerk bir yapı oluşturmuştu.

2024 sonunda Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) liderliğindeki cihatçıların Beşar Esad’ı devirmesinin ardından Şam yönetimi, tüm Suriye’yi yeni hükümetin kontrolüne alma hedefini açıkça ilan etti.

SDG’nin Şam’la entegrasyonu için 2025 boyunca yürütülen görüşmeler, yıl sonu takvimine rağmen somut bir ilerleme sağlamadı. İşte tam da bu noktada askeri bir seçenek gündeme geldi.

Üç Kürt yetkiliye göre, 4 Ocak’ta Şam’da Suriyeli yetkililer ile SDG arasında yapılan entegrasyon toplantısı, bir Suriyeli bakan tarafından aniden sonlandırıldı.

Paris’te “sınırlı operasyon” mesajı

Ertesi gün Suriyeli bir heyet, ABD’nin arabuluculuğunda İsrail ile bir güvenlik anlaşmasını görüşmek üzere Paris’e gitti.

Görüşmeden haberdar iki Suriyeli kaynağa göre Şam yönetimi, İsrail’i SDG’ye destek vermekle suçladı ve Kürtlerin entegrasyonu geciktirmesinin teşvik edilmemesi çağrısında bulundu.

Aynı kaynaklar, Suriyeli yetkililerin SDG’nin kontrolündeki bazı bölgelerin geri alınmasına yönelik sınırlı bir operasyon önerdiğini ve bu öneriye Paris’te herhangi bir itiraz gelmediğini aktardı.

Ancak İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, bu iddiayı reddederek, “İsrail, Suriye ordusunun Suriyeli Kürtlere saldırısını hiçbir zaman onaylamadı. Bu yöndeki iddialar doğru değil” dedi.

Türkiye operasyonun neresinde?

Reuters’a konuşan bir Suriyeli yetkiliye göre Şam yönetimi, Türkiye’den Washington’ın, Kürt sivillerin korunması koşuluyla SDG’ye yönelik bir operasyona onay vereceği yönünde ayrı bir mesaj aldı.

Kürt siyasetçi Hadiya Yusuf, “Paris’te varılan mutabakat bu savaş için yeşil ışık yaktı” dedi.

İki hafta sonra saldırı başladı. Bir ABD’li diplomat ve Suriyeli kaynaklara göre Washington, bu aşamada SDG’ye verdiği uzun süreli desteği geri çektiğine dair sinyaller vermeye başladı.

17 Ocak’ta ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, SDG Komutanı Mazlum Abdi ile görüştü. Kaynaklara göre Barrack, ABD’nin çıkarlarının artık SDG’den ziyade Şara yönetimiyle örtüştüğünü söyledi.

ABD’li askeri yetkililer ise, Kürt sivillere yönelik kitlesel şiddet ya da IŞİD tutuklularının bulunduğu cezaevlerinde istikrarsızlık yaşanması halinde SDG’ye koruma güvencesi verildiğini aktardı.

Kürtler: “ABD bizi yüzüstü bıraktı”

Suriye ordusu, başlangıçta önerilen hattın ötesine ilerleyince ABD, birliklere durmaları yönünde çağrı yaptı, koalisyon uçakları bazı bölgelerde uyarı fişekleri attı. Ancak bu adımlar Kürtlerin beklentilerini karşılamadı.

Hadiya Yusuf, “Koalisyon güçleri ve Amerikalı yetkililerin yaptıkları kabul edilemez. Müttefiklerinizi bu kadar kolay satmaya hazır mısınız?” dedi.

Şara ne zaman frene bastı?

Reuters’a konuşan üç ABD’li kaynağa göre Şara, operasyonun son aşamasında ileri gitti. Bir gün önce ateşkes ilan edilmesine rağmen, 19 Ocak itibarıyla Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürtlerin elinde kalan son şehirler kuşatma altına alındı.

Bu durum Washington’da tepki yarattı. ABD’li yetkililer, Kürtlere yönelik kitlesel şiddet ihtimalinden endişe duydu, Kongre’de Suriye’ye yaptırımların yeniden gündeme gelebileceği konuşuldu.

Bir Beyaz Saray yetkilisi, gelişmelerin “ciddi endişeyle” izlendiğini ve sivillerin korunmasının öncelik olması gerektiğini söyledi.

Bunun üzerine Şara, 20 Ocak’ta yeni bir ateşkes ilan etti ve SDG’nin hafta sonuna kadar entegrasyon planı sunması halinde ilerlemeyi durduracağını açıkladı. Kaynaklara göre bu adım Washington’ı rahatlattı.

Dakikalar sonra Barrack, SDG’nin IŞİD’e karşı birincil muharip güç olma rolünün “büyük ölçüde sona erdiğini” ve Kürtler için en büyük fırsatın Şara’nın yeni hükümeti altında olduğunu söyledi.

Kaynak: Reuters

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.