Patidio ile Hayvani Bakış programının bu haftaki konuğu İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nden avukat Hilal Koçak oldu. Koçak, üstlendiği davalarda hukuken karşılaştıkları zorlukları ve özellikle köpeklerin neden suçla ilişkilendirildikleri konularını detaylıca anlattı.
İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nden avukat Hilal Koçak, hayvana yönelik şiddetin sembolü hâline gelen Eros ve Cezve davalarının avukatı olarak medyada biliniyor. Ancak bunların dışında da hayvana yönelik ihlallerle ilgili pek çok davayı üstleniyor. Koçak ile suç kavramı ve özellikle köpekler üzerinden yaratılan “suç” algısının hukuki temelini konuştuk.
Köpeklerin suçu ne?
Koçak bununla ilgili şimdiye kadar uygulanmayan yasaları işaret etti: “Önceki yasa döneminde kısırlaştırma yapılması gerekirken bunlar yapılmadı. Hayvanların nüfusunun kontrol altına alınmasına yönelik adım atılmadı. Kısırlaştırma iş yükü olarak görülüyor. Onun yerine ‘Biz bunları barınağa alalım, kendi kendilerine ölürler’ deniyor. Hatta maalesef doğrudan öldürülüyorlar.”
Koçak, “Köpeklerin suçu ne?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Yasa, onların öldürülmesi için herhangi bir suça bağlı olmasını şart koşmuyor. Diyor ki, ‘Ben bir ırkı yasakladım. Ve bu köpek yasaksa onu öldür’ diyor. Ya da işte ağır hastalıklıysa, yaşlıysa tedavi etmene gerek yok, öldür diyor. Ya da nüfus kontrolü için bu köpekleri öldürebilirsin diyor. Baktığınızda bunların zaten suçla hiçbir ilişkisi yok. Geriye dönüp baktığımızda yine aynı şeyi söyleyebiliriz. Bu söylenenlerin hepsi aslında önceki yasanın uygulanmamış olmasının sonuçları ve bu sonuçları tamamen köpeklere bağlıyorlar ve bunun sonucunda da köpeklerin nüfusunu azalttıklarını düşünüyorlar.”

“Hâlâ hayvanlar can mı, eşya mı tartışması yapılıyor”
Koçak, hukuken hayvanın “can” mı, “eşya” mı olduğu tartışmalarının yaşandığını ve bunun da bazı davalarda etkili sonuç alınmasında engel teşkil ettiğini belirtti. Üstlendiği bir dosyada kaçırılan sahipli köpek için hırsızlıktan dava açıldığını belirterek bunun böyle olmaması gerektiğini dile getirdi: “Şimdi eğer o bir can olarak sayılsaydı, yani benim ailemden bir birey olarak kabul edilseydi, bu bir tahliye sebebi olamazdı. Ama bu tür davalarda tahliye kararları alınıyor.”
Son hayvan yasasında yapılan değişiklikle sahadaki şiddet olaylarının da arttığını ifade eden Koçak, “Yasa belki kâğıt üstünde bu kadar tehlikeli görünmüyor olabilir ancak bizler sahadayız ve bu kâğıt üstünde hafif olarak görülen şeylerin sahada nasıl büyük sonuçlar doğuracağını biliyorduk ve dediğimiz gibi de oldu. Bu, sadece görünen kısmı; görünmeyen de bir sürü vahşet yaşanıyor.”


