Kemal Can, 5 Soru 10 Cevap programında Trump merkezli dünya gündeminin Türkiye’ye yansımalarını, Suriye üzerinden iç politikaya taşınan krizleri, “süreç” tartışmalarını, Erdoğan’ın siyasal stratejisini, muhalefetin neden iktidarı sıkıştıramadığını ve erken seçim meselesini değerlendirdi.
Kemal Can, “Dünya ahvali, memleketin hali ve Türkiye siyaseti” başlıklı yayında şu soruları ele aldı:
- Dünya’dan Türkiye’ye yansıyanlar?
- Süreç tekrar hareketlenir mi?
- Siyasetin yeni gündemi?
- İktidarı sıkıştırmak niye zor?
- İktidarın stratejisi nasıl?
Dünya’dan Türkiye’ye yansıyanlar
Kemal Can, 2026’ya son derece yüksek bir dünya gündemiyle girildiğini ve bu gelişmelerin doğrudan Türkiye’nin “kıyılarına çarpan dalgalar” yarattığını vurguladı:
“Dünyadaki gelişmelerin yarattığı dalgalar Türkiye’nin kıyılarına vuruyor. Suriye neredeyse bir iç politika meselesi. Dış politika Türkiye’de geleneksel olarak iç politika dinamiklerine uyarlanarak konuşulur.”

Suriye gelişmeleri iç politikayı nasıl yeniden şekillendiriyor?
“Suriye’de oluşan yeni tablo, Türkiye’de iktidar-muhalefet hattını da yeniden kurdu” diyen Can, laiklik-muhafazakârlık ekseninin yerini milliyetçilik ve etnik eksenli yen bir ayrışmanın aldığını söyledi:
“Suriye’de oluşan yeni durum karşısında geliştirilen refleksler doğrudan iç politikadaki karşılıklara oturuyor. İktidar-muhalefet hattı bambaşka bir yerde yeniden oluştu.”
“Süreç” gerçekten bir çözüm mü?
Kemal Can, kamuoyunda “çözüm süreci” olarak anılan başlığın hiçbir zaman gerçek anlamda bir çözüm perspektifi taşımadığını savundu:
“Süreç hiçbir zaman çözüm gibi bir perspektifle telaffuz edilmedi. Bu, siyasetsiz Türkiye hedefinin içindeki ‘terörsüz Türkiye’ adımıydı. Bir tasfiye ve izolasyon programı yürütülüyor.”
Ekonomik kriz iktidarı neden sıkıştırmıyor?
Ekonomik yoksullaşmanın otomatik olarak iktidar değişimine yol açacağı varsayımının Türkiye’de işlemediğini belirten Can, “Tencereler boş ama bu boşluk iktidarı düşünüldüğü kadar sarsmıyor. Ekonomi kötü ama bu otomatik olarak iktidarı sıkıştıran bir mekanizma değil” dedi.








