İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezleri’ne (ÇEM) yönelik iddialar için Aile Bakanı’na “anne-baba gözüyle gelin, merkezleri birlikte gezelim” çağrısı yaparken, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir ise olayın öğretmenin dikkatiyle ortaya çıktığını, tüm kamera kayıtları ve belgelerin eksiksiz biçimde adli makamlara teslim edildiğini vurguladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Eyüpsultan Güzeltepe’de bulunan Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi’nde (ÇEM) çocuğa yönelik şiddet ve taciz iddiaları üzerine bir basın toplantısı düzenledi.
İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir’in katıldığı toplantıda, olayın ortaya çıkış süreci, tutulan tutanaklar, kamera kayıtları, yürütülen idari ve adli işlemler ile merkezlerin hukuki statüsüne ilişkin belgeler kamuoyuyla paylaşıldı.
Toplantıya, seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu da katıldı.
İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın konuya ilişkin açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını savunarak bakana çağrıda bulundu. Aslan, “Siyasi kimlikleri bir kenara bırakalım. Gelsin, anne-baba gözüyle merkezlerimizi birlikte gezelim. Denetimi, hizmeti ve güven ortamını kendi gözleriyle görsün” dedi.
“Yuvamız İstanbul en çok beğenilen sosyal hizmetlerimizin başında geliyor”
ANKA’nın geçtiği habere göre, Yuvamız İstanbul’un dar ve orta gelirli aileler için hayati bir kamu hizmeti olduğunu vurgulayan Aslan, merkezlerin hedef alınmasını “kara propaganda” olarak nitelendirdi. Aslan, “Bugün bir özel merkeze çocuğunuzu göndermek isteseniz dünyanın parası. Yuvamız İstanbul, dar gelirli ailelerin çocuklarına da oyun, eğitim ve gelişim imkânı sunuyor. Bu merkezlerin arkasında siyasi ya da ticari bir amaç değil, Cumhuriyet fikri var” ifadelerini kullandı.
Merkezlerin fırsat eşitliği sağladığını belirten Aslan, “Bu merkezleri hedef almak, dar gelirli vatandaşın elindeki hizmeti hedef almaktır” dedi.
“Olay 2 Aralık’ta tutanak altına alındı, ilk harekete geçen biziz”
Aslan, kamuoyunda dile getirilen “bilgi saklama” ve “denetimden kaçma” iddialarını reddederek, olayın ilk olarak İBB personelinin dikkatiyle ortaya çıktığını söyledi. Aslan, “Tutanağı tutan biziz. Aileyi bilgilendiren biziz. Adli makamlara taşıyan yine biziz. Görüntülerin tamamını da adli mercilerle paylaştık” dedi.
Sürecin, çocuğun üstün yararı gözetilerek yürütüldüğünü vurgulayan Aslan, basın açıklamasının da ancak bu hassasiyetle, gecikmeli olarak yapıldığını belirtti.
Hem kendisinin hem de Ekrem İmamoğlu’nun baba olduğuna dikkat çeken Aslan, “Bir çocuğumuzun dahi kılına zarar gelmesine izin vermeyiz. Zarar verenin de karşısında ilk biz dururuz” dedi.
İçişleri Bakanlığı denetiminden geçti
İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir ise Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezleri’nin (ÇEM) kuruluş süreci, hukuki statüsü ve ulaştığı kapasiteye ilişkin ayrıntılı bilgi verdi. Demir, Yuvamız İstanbul’un bugün 127 merkezde 12 bin 696 kapasiteyle hizmet sunduğunu, özellikle dar ve orta gelirli ailelerin çocuklarına yönelik önemli bir sosyal destek mekanizması olduğunu söyledi.
Merkezlerin aynı zamanda kadın istihdamını desteklediğini belirten Demir, yoğun talebin bu hizmete duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Demir, Yuvamız İstanbul merkezlerinin “ruhsatsız” ya da “mevzuata aykırı” olduğu yönündeki iddiaların daha önce İçişleri Bakanlığı denetiminden geçtiğini hatırlattı. 22 Nisan 2025 tarihli resmî kararla, merkezlerin okul öncesi eğitim kurumu olmadığı ve belediyelerin sosyal hizmet yetkisi kapsamında faaliyet gösterdiğinin açıkça tespit edildiğini söyledi.
“Olay, ailenin değil öğretmenin dikkatiyle ortaya çıktı”
Demir, olayın ailenin beyanıyla değil, öğretmenin çocuğun vücudundaki morluğu fark etmesiyle tespit edildiğini belirtti. Aynı gün tutanak tutulduğunu, ailenin bilgilendirildiğini ve kamera kayıtlarının aileyle birlikte izlendiğini söyledi.
İlgili öğretmenin soruşturmanın selameti açısından görevden uzaklaştırıldığını açıklayan Demir, hem İBB Teftiş Kurulu’nun hem de adli makamların süreci yürüttüğünü aktardı.
“35 kameranın tüm kayıtları emniyete teslim edildi”
Merkezde bulunan 35 kameranın tüm kayıtlarının dört ayrı yazı ile emniyet birimlerine teslim edildiğini belirten Demir, “İddia edildiği gibi eksik kayıt yoktur” dedi. Kamera kayıtlarının mevzuatta 15 gün tutulmasına rağmen, İBB’nin kayıtları 3 ay boyunca sakladığını vurguladı.
Demir, “127 merkezde binlerce çocuğa hizmet sunan bir projeyi, tekil bir iddia üzerinden hedef tahtasına koymak adil değildir” dedi. İBB’nin çocukların güvenliği, hakları ve geleceği konusunda taviz vermeyeceğini vurguladı.
Ne olmuştu?
İBB’ye bağlı Yuvamız İstanbul Eyüpsultan Güzeltepe Çocuk Etkinlik Merkezi’nde çocuklara darp ve istismar iddialarına ilişkin haberler üzerine İBB 22 Ocak’ta açıklama yaptı. Kreşlerin her noktasının kamera ile kayıt altına alındığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Çocuğun vücudundaki morluk fark edilir edilmez tutanak altına alınmış, aile derhal bilgilendirilmiş; emniyet birimleri ve adli makamlarla eşgüdüm içinde hareket edilmiştir. Merkeze ait tüm kamera kayıtları eksiksiz biçimde ilgili idari ve adli mercilere iletilmiştir.
Yapılan titiz incelemelerde, kamera görüntülerinde iddiaları destekleyen herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Ayrıca aileyle yürütülen görüşmelerde, farklı tarihlerde iletilen beyanlar arasında çelişkiler bulunduğu tespit edilmiş; bu durum yetkili mercilerin bilgisine sunulmuştur.“
Ardından İstanbul Valiliği de konuyla ilgili açıklama yaparak, soruşturma açıldığını; idari ve adli sürecin takip edildiğini duyurdu. Spor hocası olan bir şüpheli, “cinsel saldırı” suçlamasıyla 23 Ocak’ta tutuklandı. Üç öğretmen de adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakıldı.
Aile Bakanı Göktaş “kör nokta” iddiasını dile getirdi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş, darp ve istismara uğradığı iddia edilen 3 yaşındaki çocuğun ailesini 23 Ocak’ta ziyaret etti. Göktaş, ziyareti sırasında ailenin 3 Aralık’tan bu yana adalet arayışında olduğunu öğrendiğini belirterek, “Duyduklarım gerçekten akıl dışıydı. Zira aile çocuğunu bir kreşe bıraktığını düşünüyor. Fakat buranın aslında ne Milli Eğitim Bakanlığının ne Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının denetiminde olduğunu, ‘çocuk etkinlik merkezi’ adı altında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla bakanlıklarımızın denetim mekanizmasının dışında tutulduğunu gördük” diye konuştu.
Göktaş, merkez yetkililerinin aileyle temas kurmadığı, ailenin olayı tespit ettiği ve kamera kayıtlarına 20 gün sonra ulaşabildiği, olayların “kameraların olmadığı yerlerde, kör noktalarda yaşandığı” iddialarını dile getirdi.
24 Ocak’ta Balıkesir’de katıldığı programda da Bakan Göktaş, “Bu olay basit bir olay değil. Aileyi dinlediğimde gerçekten dehşete düştüm. Hiçbir şekilde destek alamamışlar. Bu çocuklar hepimize emanet. Bir çocuğumuzun saçına zarar gelmesine dahi asla göz yumamayız. Keşke münferit bir olay olsaydı. Dünden bu yana maalesef farklı ihbarlar var. Biz çocuktan, aileden sorumlu bakanlık olarak mağdurun hakkını korumak adına ailemizin hakkını, hukukunu da koruyacağız” diye konuştu.
Özgür Çelik: “İBB’yi zedelemek için siyasi kampanya”
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, söz konusu çocuk etkinlik merkezinin 35 kamerayla izlendiğini, tüm kayıtların idari mercilerle paylaşıldığını ve kayıtlarda İBB görevlileri tarafından bir fiilin işlendiğine dair emare olmadığını açıkladı. İdari ve teknik incelemelerin sürdüğünü ifade eden Çelik, 127 Yuvam İstanbul merkezinin “toptan yaftalandığını” dile getirdi. 24 Ocak’ta yaptığı açıklamada Çelik şunları söyledi:
“Tüm bunlar olurken çocuğun mahremiyetini de hiçe sayarak yapılan haberler ve açıklamalar ile İBB’nin kurum itibarını zedelemek için siyasi bir kampanya başlatıldığını görüyoruz. Belediyemizin çok açık, şeffaf ve yapıcı biçimde birlikte çalıştığı devlet kurumlarının başındaki bazı bakanlar da dahil olmak üzere, iktidar mensuplarının konuyu ucuz siyaset konusu yapmalarının iyi niyetli olmadığını görüyoruz.”








