Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (16): Toplumsal fakirleşmeye siyasetin katkısı

Önce bir soru: Ekonomik açıdan yaşamınız 12 yıl önce mi daha iyiydi, şimdi mi daha iyi? 12 yılda refahınız arttı mı, azaldı mı?

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (16): Toplumsal fakirleşmeye siyasetin katkısı
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (16): Toplumsal fakirleşmeye siyasetin katkısı

Eğer yaşam kaliteniz daha da kötüleştiyse seçim arifelerinde cenneti vaat eden siyaset kurumu ne işe yarıyor?

2014 yılı işsizlik oranı yüzde 10,9 seviyesinde gerçekleşmiş.

Enflasyon yüzde 9 olmuş… Halbuki resmi hedef yüzde 5’miş.

2014 yılında politika faizi yüzde 4,5’tan yüzde 10’a çıkmış.

Büyüme, üst üste üçüncü yılda da potansiyel büyüme oranının altında kalmış.

Geride bıraktığımız 2025’te durum ne oldu?

İşsizlik tespiti ile başlayalım:

Türkiye’nin geçen yılki işsizlik oranı yüzde 8,6.

Ancak… “geniş işsizlik oranı” yüzde 30’a yakın. Bu da açıklanan oranın gerçeği tam olarak yansıtmadığını gösteriyor.

Peki ya 2014 yılında yüzde 9 olan enflasyon, 2025’te ne oldu?

2025 yılında yıllık enflasyon yüzde 30,89.

Halbuki Euro Bölgesi, ABD ve Çin ile karşılaştırıldığında tablo dramatik biçimde ayrışıyor.

Herhalde Türkiye’de enflasyon 2026 sonunda da yüzde 20’nin üzerinde kalacak.
ABD ve AB’de ise yüzde 2’nin altına düşecek.

Aralık 2025 sonunda Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizini 150 baz puan indirerek %38 seviyesine çekti.

12 yıl önce yüzde 10’du.

Şu anda ise yüzde 37.

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (16): Toplumsal fakirleşmeye siyasetin katkısı
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (16): Toplumsal fakirleşmeye siyasetin katkısı

Gelir dağılımındaki bozulma, ayrı bir utanç nedeni.

Ekonomik durumdaki bu frensiz kötüleşmenin sebebi nedir?
Bunun siyasal bir sorumlusu yok mudur?

Sorunun teknik cevaplarından biri, Mahfi Eğilmez’in Arjantin örneği üzerinden net biçimde görülebiliyor.

Arjantin’de 2024 Nisan ayında enflasyon yüzde 292,2 idi.

2026 sonunda Türkiye’de enflasyonun yüzde 20’lerde kalması beklenirken, Arjantin’de yüzde 10’un altına düşmesi öngörülüyor.

Bu sarsıcı fark nereden kaynaklanıyor?

Hangi hatalardan?

Mahfi Eğilmez’e göre temel neden şu:

Para ve maliye politikasının birlikte uygulanamaması.

Türkiye, 2001 krizi sonrasında mali disiplini sağlayıp bunu para politikasıyla destekleyerek enflasyonu düşürmüştü.

Bu kez yalnızca para politikasına dayanıldı.

Arjantin, ılımlı bir para politikası ile birlikte son derece sert bir maliye politikası uyguladı.

Kamu harcamaları düşürüldü, israf azaltıldı, tasarruf sağlandı.

Başlangıçta artan işsizlik, kısa sürede geriledi. Çünkü enflasyon beklentisi kırıldı.

Türkiye’de ise enflasyonla mücadele faiz, kredi kısıtları ve vergi artışları ile sınırlı kaldı. Kamu harcamalarındaki israf ise yapısal biçimde ele alınmadı.

Bazı düzenlemeler sembolik kaldı. Kuralları koyanlar, o kurallara önce kendileri uymadı.

Sonuçta enflasyon beklentisi kırılamadı. Ve beklenti kırılmadan enflasyon düşmez.

Siyaset kurumunun hataları olmasa ve ekonomi biliminin kuralları uygulansaydı bugün çok daha iyi bir yerde olabilirdik.

Bir ülkenin ekonomik durumu, bilime bile bile ihanet edildiği için 12 yıl öncesinden daha kötüye gitti.

Ekonomi bilimi yer çekimi gibidir: Ciddiye almazsanız, tepe üstü düşersiniz.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.