“Aziz İhsan Aktaş” davasının üçüncü gününde Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara savunma yaptı. Çaykara, 2021’de yapılan düzenlemeyle ihale yetkisinin müdürlüklere devredildiğini söyledi. Belediye başkanının hiçbir zaman ihalelerde imza yetkisi bulunmadığını belirten Çaykara, tek kuruş kamu zararı oluşmadığını vurguladı.

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini yönlendirdiği iddia edilen Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütü davasının üçüncü duruşma günü Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 numaralı salonda gerçekleşti. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kapasite yetersizliği nedeniyle başka bir salonda görülen duruşma saat 11.00’de başladı ve Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik ile Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara savunma yaptı. Beşi tutuklu toplam yedi belediye başkanının da aralarında bulunduğu 33’ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan başkanlar ile diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar hazır bulundu.
Çaykara savunmasında önceki dönem belediye başkanı tarafından 21 Şubat 2021 tarihinde imza yönergesinde güncellemeler yapıldığını belirterek, “İhale yetkilisinin imza yetkisi müdürlüklere devredilmiştir. İhale bundan önceki süreçlerde de incelendiğinde, ihale yetkisi ve imza yetkisinin başkan yardımcılarında olduğu açıkça görülecektir. Yani hiçbir zaman belediye başkanının ihalelerde imza yetkisi bulunmamaktadır” dedi.
“Olay tarihinde kamu görevlisi değildim”
Çaykara mahkemede ilk kez savunma yaptı ve 11 Mayıs 2025 tarihinde Aziz İhsan Aktaş tarafından verilen etkin pişmanlık ifadesinde adının geçtiğini söyledi. Çaykara, Aktaş’ın ifadesini aynen okumak istediğini belirterek şunları aktardı:
“Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı, kardeşlerim ve akrabalarımdan Beşiktaş Belediyesi’ndeki birikmiş hak ediş ödemelerini alabilmeleri karşılığında, Cumhuriyet Halk Partisi Avcılar Belediye Başkan Adayı Utku Caner Çaykara’nın seçim çalışmalarında kullanılması için para ve araç talep etmiştir.”
Çaykara, seçime sadece 39 gün kala adaylığının açıklandığını belirterek yerel seçim sürecinin son derece yoğun ve yıpratıcı geçtiğini anlattı. Yerel seçim kampanyalarının yüzlerce, hatta binlerce partilinin ve vatandaşın dahil olduğu geniş organizasyonlara dönüştüğünü söyledi.
Çaykara, “Gece gündüz saha çalışmaları yürüttük, adeta bu süreçte sağlığımı dahi kaybedecek noktaya geldim ve seçimi bıçak sırtında götürdük. Kazanıp kazanamayacağımızın dahi belli olmadığı bir dönemde böyle bir konuya ilişkin herhangi bir bilgim ya da dahlim olmadığını açıkça ifade ettim” dedi.
Çaykara, tüm bu beyanlarına rağmen kanunen işleyemeyeceği bir suçtan, olay tarihinde kamu görevlisi olmadığı halde, başka bir belediyeye ait hak edişlerle ilgili olarak hukuka aykırı şekilde tutuklanarak cezaevine gönderildiğini söyledi.

“İhale yüzde 13 kırılımla gerçekleşti”
Çaykara, Aziz İhsan Aktaş’a neden ihalelere dair tek bir soru sorulmadığını sorguladı ve etkin pişmanlık ifadesinin tamamen değiştirilerek Beşiktaş Belediyesi yerine Avcılar Belediyesi ihalesiyle ilgili ileriye dönük bir rüşvet ilişkisi kurulduğunu iddia etti. İki ihale dosyasında da ihale komisyon üyelerinin farklı kişilerden oluştuğunu belirtti ve Türkiye genelinde ihale kırılım ortalamasının yüzde 9 civarında olduğunu söyledi.
Çaykara, “Söz konusu ihale yüzde 13 kırılımla gerçekleştirilmiştir. Bu yüzde 13’lük kırılım yaklaşık 12,5 milyon liraya tekabül etmektedir. Tek kuruş kamu zararı oluşmamış, firma lehine herhangi bir menfaat sağlanmamış, iş eksiksiz şekilde yerine getirilmiştir” dedi. Sözde lehine fesat karıştırıldığı iddia edilen firmaya en ufak bir taviz verilmediğini belirten Çaykara, sunduğu evrakta firmaya kesilmiş 1 milyon 300 bin liralık büyük ölçekli bir ceza bulunduğunu açıkladı.
Çaykara, kesilen bu cezanın sadece firmaya verdikleri cezalardan biri olduğunu ve en büyük ölçekli olanı olduğunu vurguladı. Hiçbir denetime tabi olmayan bu süreçte dahi, sözde lehine fesat karıştırıldığı iddia edilen firmaya en ufak bir taviz verilmediğini söyledi. Çaykara, “İddia edilen rüşvet miktarının yaklaşık dörtte biri kadar bir tutar, tek kalemde ceza olarak kesilmiştir” diyerek savunmasını tamamladı.







