Tuncer Bakırhan: “Bahçeli’nin dediği konularda gecikmeden adım atmalıdır”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, MHP lideri Bahçeli’nin “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözlerine destek verdi. Bakırhan, “Bahçeli’nin dediği konularda gecikmeden adım atmalıdır” dedi.

Bakırhan: Bahçeli'nin dediği konularda gecikmeden adım atmalıdır
Bakırhan: Bahçeli’nin dediği konularda gecikmeden adım atmalıdır

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) haftalık grup toplantısında konuştu.

Konuşmasında bu sabaha karşı Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik gözaltı operasyonuna tepki gösteren Bakırhan, Migros depo işçilerinin direnişi ve Suriye’de yaşanan gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulundu.

“Sayın Bahçeli’nin tespitleri önemli ve değerli”

Tuncer Bakırhan, grup toplantısının ardından basın mensuplarına MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözlerini de değerlendirdi:

Bakırhan, şunları dedi:

“Bizden önce bu kürsüde Sayın Bahçeli konuştu. Bazı şeylerine katılmamakla birlikte şimdi söyleyeceğim şeylere de katıldığımızı belirtmek istiyorum. Sayın Bahçeli’nin sözünü ettiği umut hakkı kayyum utancından kurtulmuş ve siyasi tutsakların özgür olduğu bir Türkiye bizim de taleplerimizdir. Sayın Bahçeli’nin bu tespitleri önemli ve değerlidir. Bunun muhatabı iktidardır. Artık iktidar Sayın Bahçeli’nin dediği bu konularda gecikmeden adım atmalıdır. Bu çerçevede bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi sözü eyleme dökerek tarihi bir eşikten geçme fırsatıyla karşı karşıyadır. Bu süreç güçlü bir meclis iradesiyle tereddüde yer bırakmayacak şekilde şeffaf ve cesur adımlarla artık ilerlemelidir. Hazırlanacak ortak komisyon raporu yasal ve hukuki altyapıyı ören, halklara güven veren bir toplumsal sözleşme niteliğinde olmalıdır.”

“Migros depo işçileri haklarını alana kadar omuz omuza mücadele edeceğiz”

Tuncer Bakırhan grup toplantısında yaptığı konuşmada ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumdan bahsederken, direnişlerini sürdüren Migros depo işçilerinden de söz etti.

Bakırhan, “Direnişlerini selamlıyoruz, yanlarında olduğumuzu ve haklarını alana kadar kendileriyle omuz omuz mücadele edeceğimizi belirtiyoruz” dedi.

“Kürtlerin itirazı 100 yıldır dayatılan yok sayma ve statüsüzlüğe dair”

Daha sonra Suriye’de yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Bakırhan, şu mesajları verdi:

“Kürtler ne istiyor soruları son yaşananlarla beraber tekrar geldi. Kürtlerin itirazı 100 yıldır dayatılan yok sayma ve statüsüzlüğe dairdir. Kürtler bugüne kadar yaşanan ülkelerin tarihinde güvenlik söz konusu olduğunda omuz omuza büyük bedeller ödeyip dengeyi birlikte yaşadıkları halkların lehine değiştirdiler ama birlikte ülke kurmaya gelindiğinde aynı Kürtler ‘stratejik tehdit’ olarak görüldü. 1919 ve 1922’de kurtuluş gücü olan Kürtler 1923’te hukuk dışına itildi. 1937’de Sadabat Paktı, 1955 Bağdat Paktı’nda kendi aralarında büyük çelişkiler olan devletler dahi Kürt karşıtlığında buluştu.

Bu tarihsel gerçeklerin son halkası 10 Ocak 2026’daki Paris mutabakatı oldu. Ancak Kürtlerin ulusal bilinci ve direnişi büyüyerek devam etti. Kürtler bu riyakar döngüye hayır diyerek ayağa kalktı. Sahada hayatını riske atıp masada yok sayılmaya itiraz ediyor. Kürtler yaşadıkları ülkelerde komplo kurbanı değil eşit vatandaş olarak yaşamak istiyor. Hangi halk olursa olsun, bir halkın meşru taleplerini görmezden gelmek kuşaklar süren çatışmalara yol açıyor. Kürt halkının ve ezilen bütün halkların meşru taleplerini görmek ve tanımak zorundayız.”

“Herkesin kazanabileceği bir metin”

Bakırhan, HTŞ öncülüğünde kurulan geçici Suriye hükümeti ve SDG arasında imzalanan mutabakata ilişkin ise şöyle konuştu:

“Sahada nasıl hayata geçtiğine de dönüp bakmak gerekir. İki tarafın da tam istediği gibi olmadı ama herkesin kazanabileceği bir metin. Direnişiyle bu uzlaşma metnine katkı sağlayan başta Kürt halkına, bütün kesimlere teşekkürlerimizi iletiyoruz. Kalıcı ateşkesin sağlanması, basıkların durması en önemli kazanımdır. Sere Kaniye ve Afrin başta olmak üzere yerinden edilen Kürtlerin en kısa sürede yerlerine dönmelerini diliyoruz. Rojava, Kürtlerin göz bebeğidir. Kürt halkı ulusal birlik ruhunu tarihte hiç olmadığı kadar yukarı çekmiştir. Bu bilincin siyasi iradeye dönüşmesi için Kürt siyasetçilere büyük bir görev düşmektir. Zaman, 100 yıllık kölelik dayatmasına karşı 100 yıllık özgürlük kazandıracak Kürt ulusal birliğini sağlama zamanıdır.”

“Somut ve güven verici adımlar konusunda kimsenin bahanesi kalmadı”

Suriye’deki anlaşmayla birlikte güvenlik kaygılarının aşılması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, konuşmasını iktidara “güven artırıcı adımlar atma” çağrısında bulundu.

Bakırhan şunları dedi:

“Türkiye enerjisini artık Şam’a değil Ankara’ya harcamalı. Ankara çözümüne odaklanmalı. Ankara çözümü domino etkisi yaratır. İktidarın elinde artık Suriye eksenli güvenlik kaygılarının bir temeli kalmadı. Artık somut ve güven verici adımlar konusunda kimsenin bahanesi kalmadı. Kürtlere hak, Türkiye’ye demokrasiyi sağlayacak hukuki çalışmalar artık devreye alınmalı. Bizden önce bu kürsüde sayın Bahçeli konuştu. Sayın Bahçeli’nin sözünü ettiği, umut hakkı, kayyım utancından kurtulmuş bir Türkiye bizim de hayalimizdir. İktidar artık bu konularda sayın Bahçeli’nin bahsettiği adımları atmalıdır. Bu süreç güçlü bir Meclis iradesiyle şeffaf ve cesur adımlarla ilerlemelidir. Kimliğin, dilin ve kültürün tanınması, yerel demokrasinin güçlendirilmesi bir halkın kendini güvende ve evinde hissetmesinin yegane yoludur.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.