170 ülkeye ihraç edilen ve Türkiye’nin “yumuşak gücü” olarak görülen dizi sektörü, artan prodüksiyon maliyetleri ve eriyen reklam gelirleri nedeniyle ciddi bir ekonomik baskı altında. Financial Times’a konuşan sektör temsilcileri, mevcut modelin sürdürülebilirliğinin sorgulandığını söylüyor.
Türkiye ekonomisinin “yumuşak gücü” olarak bilinen Türk dizileri, yüksek enflasyon ve artan maliyetler nedeniyle tehdit altında.
Financial Times, dünya çapında milyonlarca izleyiciye ulaşan Türk dizilerinin yüksek enflasyon nedeniyle zorlu bir döneme girdiğini yazdı. Gazete, Osmanlı saraylarından Boğaz manzaralarına uzanan prodüksiyon kalitesiyle öne çıkan sektörün, artık artan maliyetler ve daralan kâr marjlarıyla karşı karşıya olduğunu aktardı.
John Paul Rathbone imzalı haberde “Muhteşem Yüzyıl” gibi yapımların yaklaşık 170 ülkede yayınlandığı ve Türk dizilerinin neredeyse 1 milyar izleyiciye ulaştığı belirtilirken, bu başarının ekonomik koşullar nedeniyle risk altına girdiği vurgulandı.
Üretim maliyetleri İspanya’yı geçti
Financial Times’a konuşan İstanbul Ticaret Odası Medya Komitesi Üyesi Özcan Altunkaya, Türkiye’de prodüksiyon maliyetlerinin artık İspanya’dan bile yüksek olduğunu söyledi. Bu durumun özellikle uluslararası satışları zorlaştırdığı ifade edildi.
İçerik dağıtım şirketi Global Agency’nin kurucusu İzzet Pinto ise artık yalnızca “süper hit” projelerin ayakta kalabildiğini belirtti. Pinto’ya göre artan maliyetler sektörde daha dar bir ekosistem yaratıyor.
Gazete, saatlik dizi üretim maliyetlerinin 240 bin doların üzerine çıktığını aktardı. Bir Avrupalı medya yöneticisi ise Türkiye’nin yıllarca hızlı ve verimli üretim modeliyle öne çıktığını ancak bu “gizli formülün” maliyet artışları nedeniyle tehdit altında olduğunu söyledi.
Enflasyonun gölgesinde bir sektör
Financial Times, dizi sektöründeki sıkışmayı Türkiye ekonomisinin genel görünümüyle ilişkilendirdi. 2022’de yüzde 85’e kadar çıkan enflasyonun bugün hâlâ yüksek seviyelerde seyrettiği, reel kur artışının ise dolar ve euro bazlı maliyetleri daha da artırdığı belirtildi.
Haberde tekstil ve beyaz eşya gibi ihracata dayalı sektörlerde de benzer baskıların yaşandığına dikkat çekildi.
Başarı modeli risk altında mı?
Türk dizilerinin başarısının arkasında yalnızca estetik prodüksiyon değil, aynı zamanda agresif yayın modeli bulunuyor. Haftalık yüksek üretim hacmi ve ertesi gün reytinge göre yapılan hızlı eleme sistemi, sektörü dinamik tutuyor.
Ancak reklam gelirlerinin artık bir bölümünün bile prodüksiyon maliyetlerini karşılamakta zorlandığı, bunun da daha az risk alınmasına yol açtığı belirtiliyor.
Georgia Üniversitesi’nden medya ve kültürel çalışmalar profesörü Carolina Acosta-Alzuru, Türkiye’nin yayın modelinin Avrupa ve ABD’den farklı olarak risk almaya dayandığını ancak mevcut ekonomik koşulların bu yapıyı zorladığını söyledi.
Sektör danışmanı Burhan Gün ise durumu “kısır döngü” olarak nitelendirdi. Gün’e göre üretim hacmi düştükçe yeni senaryo ve yeteneklere alan açmak zorlaşıyor.







