İBB operasyonu kapsamında tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun eski danışmanı Necati Özkan, Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nden gönderdiği mektupta hakkında yürütülen “siyasal casusluk” soruşturmasına sert tepki gösterdi. Özkan, “Suç ve suçlu yaratmak amacıyla yazılmış, hukukla izah edilemeyecek bir iddianame” ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik operasyon kapsamında tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun eski danışmanı Necati Özkan, “Hakikat Mektuplar” başlıklı yazısında, hakkında hazırlanan “siyasal casusluk” iddianamesini eleştirdi.
Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nden Ruşen Çakır’a hitaben kaleme aldığı 13 Şubat 2026 tarihli mektubunda Özkan, soruşturmanın “temel vatandaşlık haklarını gasp ettiğini” savundu.
“İş görüşmesinden casusluk çıkarılıyor”
Özkan, 23 Haziran 2019 İstanbul seçimlerinden 12 gün önce yaptığı bir görüşmenin iddianamede “casusluk” ve “seçim manipülasyonu” iddiasına dayanak yapıldığını belirtti.
“İş görüşmesinden casusluk icat ediliyor!” başlığını kullanan Özkan, söz konusu kişinin seçim sonrası İBB’ye hizmet satmak amacıyla kendisiyle görüştüğünü savundu ve “Aslı, hakikati olmayan şeylerden casusluk icat ediyor” dedi.
Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesine atıf yapan Özkan, dosyada hangi bilginin, nereden ve nasıl temin edildiğine dair somut isnat ve kanıt bulunmadığını ileri sürdü.
“OSINT ve Darkweb kavramlarıyla algı yaratılıyor”
Mektupta iddianamede yer alan “OSINT” ve “Darkweb” kavramlarının suç unsuru gibi sunulduğunu savunan Özkan, uzman mütalaasına dayandığını belirtti.
“İddianame, OSINT ve Darkweb kelimeleriyle algı yaratmak istiyor!” ifadelerini kullanan Özkan, OSINT’in “hukuka uygun şekilde herkesin erişimine açık kaynaklardan bilgi toplama ve analiz etme faaliyeti” olduğunu aktardı.
Darkweb’de sızdırılmış verilerin incelenmesinin tek başına hukuka aykırı sayılamayacağını savunan Özkan, söz konusu veri sızıntılarının 2008 ve 2016 yıllarında yabancı hackerlar tarafından gerçekleştirildiğini ve bununla bağlantısına dair delil bulunmadığını ifade etti.
“Manipülasyonun da adı var, kendi yok”
Özkan, 2019 yerel seçimlerinin manipüle edildiği iddiasını da reddetti. İddianamenin, “Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığını” ileri sürdüğünü belirten Özkan, bunun “mantıksal tutarlılıktan uzak” olduğunu savundu.
Uzman mütalaasında, seçim sonuçlarını etkileyecek çapta bir dijital manipülasyonun o tarihte “teknolojik ve lojistik olarak imkansız” olduğunun belirtildiğini aktardı.
Uzman mütalaasında, seçim sonuçlarını etkileyecek çapta bir dijital manipülasyonun o tarihte “teknolojik ve lojistik olarak imkansız” olduğunun belirtildiğini aktardı.
“Seçim kazanmak suç değildir”
Mektubunun sonunda iddianameyi “suç ve suçlu yaratmayı amaçlayan, hukukla izah edilemeyecek bir metin” olarak niteleyen Özkan, şu ifadeleri kullandı: “Profesyonelce seçim kampanyası yönetmek ve seçim kazanmak suç değildir.”








