Alican Uludağ’ın savunmasının tam metni: “Geride iki çocuğunu bırakmış bir baba olarak bu zulme ortak olmayın”

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle gözaltına alındı. İstanbul’a getirilen Uludağ, savcılıkta ifade verdikten sonra Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi ve “cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla tutuklandı. Uludağ, mahkeme savunmasında ne dedi?

Alican Uludağ savunmasında ne dedi?
Alican Uludağ savunmasında ne dedi?

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ 19 Şubat’ta sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Ankara’da gözaltına alınan Alican Uludağ, 20 Şubat’ta İstanbul’a getirildi. Uludağ, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde savcılıkta ifade verdi. Uludağ ifadesinin ardından tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

Alican Uludağ, çıkarıldığı mahkemece “cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasından tutuklandı.

Uludağ, savunmasında ne dedi?

Uludağ savunmasında 18 yıldır adliye muhabirliği yaptığını söyledi ve “Cumhurbaşkanını eleştiremeyeceksek o zaman neden gazetecilik yapıyoruz?” dedi.

Uludağ’ın mahkemedeki savunmasının tamamı şöyle:

“Ben bu hususta kollukta ve savcılıkta ifade vermiştim; doğrudur, aynen tekrar ve kabul ederim. 18 yıldır adli muhabirliği yapıyorum, alanım adliye muhabirliğidir, kürsünün önünü ve arkasını iyi bilen birisiyim. Çocuklarımın gözyaşlarını arkada bırakarak buraya getirildim. Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım. Savcılığın iddialarındaki hiçbir paylaşımın suç unsuru olmadığını, tamamen eleştiri olduğunu kendisi de gayet iyi biliyor. Bugüne kadar bu paylaşımlarla ilgili ne Cumhurbaşkanı’ndan ne de avukatlarından şikâyette bulunulmadı. Aylar öncesinde yapılan paylaşımlarla ilgili re’sen soruşturma açılmadı. Bugün neden Ankara’dan apar topar buraya getirildim?

Bunu anlatmak istiyorum. Buradaki temel mesele bu paylaşımlarım değil. Aylar öncesinde yapılan paylaşımlarda bir soruşturma ya da Cumhurbaşkanı’na şikâyet yok. Bugüne kadar tutuklatmadılar; gazetecilik sınırlarında işimi yaptığım için yapmadılar. Mecburen bu paylaşımlara ilişkin işlem yapıyoruz, dediler. Ankara’da Akın Gürlek’e ilişkin bir temizlik yapılmak isteniyor. Benzer birçok operasyona karşı yorumlarını ve eleştirilerini dile getireceği için Alican’ı Ankara’dan uzaklaştırmamız lazım, denilerek bu dosya uyduruldu. Nesnel bir şekilde tutuklama talebi okunursa ne Cumhurbaşkanı’nın şahsına ne de makamına yönelik bir küfür vardır; yargı muhabirinin eleştirileri vardır. Bu ülke demokratik bir hukuk devletidir. Biz bu ülkenin yargısını, yargı mensuplarını, Cumhurbaşkanı’nı eleştiremeyeceksek o zaman neden gazetecilik yapıyoruz? Ben yargı muhabirliğine 2010 yılında Fethullahçıların kol gezdiği sırada başladım. Yaptığım haberlerden dolayı “idamlıksın” dediler bana. Dönemler değişti, hiçbir Adalet Bakanı’nın ya da başsavcının sorumluluğu alanına girmedim. Gerçek bir şekilde yazıyorsam her şey suç olarak görülemez. Kaçma ve delil karartma şüphem yoktur. Ben şu anda Deutsche Welle’de çalışıyorum. Vizem bile yoktur benim. İmkânım olmasına rağmen Alman Büyükelçiliği’nde etkisi olabilir, benim çalıştığım yerle ilgili. Bugüne kadar benim hakkımda onlarca soruşturma açıldı; hangi birine gitmedim, hangisinden yakalama kararı çıkarıldı? Attığım tweetleri mi karartacağım? Emniyete ya da savcılığa teslim edilen telefondaki delili mi karartacağım? Delil karartma ihtimali sıfırdır. Buraya gönderilme amacım, kaçırılmasına adeta burada saklanarak içeri kadar sokulmam. Ben adi bir suçlu değilim. 18 yıldır gazetecilik yapıyorum. Bu ülkede Cumhurbaşkanı’nı eleştirdik diye cezaevine atılacaksak neden arkanızda “Adalet mülkün temelidir” yazıyor? Neden Anayasa var? Basın Kanunu’nda eleştiri doğrudan korunmuş durumdadır. Suç işlendiği iddiasıyla ilgisi yoktur bu soruşturmanın. Ankara’da yeni bakanımız rahat etsin, basın toplantılarında soru sorma ihtimali var; tutuklayalım, susturalım diye yapılıyor. İki çocuğum vardır. Bu ülkede hâlâ gazetecilik yapmak için çocuklarımın yaşları aksın ama ben çizgimden ayrılmayacağım; çünkü ben suç işlemedim. Takdir sizindir, vicdanınızındır. Geride iki çocuğunu bırakmış bir baba olarak bu zulme ortak olmayın. Cesaretli olun. Bugüne kadar kimsenin karşısında önümü ilikleyerek gazetecilik yapmadım. Tutuklamak çok kolaydır, hiçbir önemi yoktur. Biraz vicdan ve hukuk diyorum. Savunmama eklenecek başka bir hususum yoktur. Savunmam bundan ibarettir.”

Alican Uludağ savunmasında ne dedi?
Alican Uludağ savunmasında ne dedi?

Hangi suçlamalar yöneltildi?

Alican Uludağ hakkındaki soruşturmanın terör suçları savcılığı tarafından yürütülüyor. Uludağ’a “cumhurbaşkanına hakaret,” “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları yöneltildi.

Savcılık sorgusunda Uludağ’ın sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı, “Son bir yılda yaşananlar saray rejimini tahkim etmek” başlıklı ve “Saray rejimi, Erdoğan’ı koltuğunda tutmak ve yeni Anayasa ile rejimini garanti altına almak için kapsamlı bir plan uygulamaya koydu” ifadelerinin yer aldığı paylaşımları suça konu oldu.

Gözaltı kararına Uludağ’ın İstanbul Atatürk Havalimanı saldırısını planlayan IŞİD mensuplarının tahliye edildiğine ilişkin haberi ve X’teki sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterildi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.