Ruşen Çakır yorumladı: Yeni dinsel hareketler Türkiye’de niçin etkili olamıyor?

Ruşen Çakır, Türkiye’de yeni dinsel hareketlerin neden güç kazanamadığını anlattı. Çakır’a göre bu yapılar hem toplumsal zeminden yoksun hem de devlet baskısından korkuyor.

Ruşen Çakır, yayınında dünyada “yeni dinsel hareketler” olarak tanımlanan yapıları ve bu hareketlerin Türkiye’deki durumunu ele aldı. Konunun gündemine ABD Başkanı Donald Trump’ın UFO belgelerini açıklama talimatıyla geldiğini belirten Çakır, “Yeni dinsel hareketlerin içerisinde uzaya, UFO’lara vesairelere inanmak hayli yaygın” dedi.

Çakır’a göre yeni dinsel hareketler 1960’lardan itibaren özellikle Batı’da belirginleşti; Uzakdoğu dinlerinin etkisiyle pek çok yeni topluluk oluşurken Hristiyanlık içinden de farklı yorumlar türedi. Bu hareketlerin zaman zaman kriminal olaylara da sahne olduğunu hatırlatan Çakır, ABD merkezli “Halkın Tapınağı” grubunun toplu intiharını örnek gösterdi.

İslam dünyasında da benzer yapılar ortaya çıktı

Çakır, İslam dünyasındaki bazı yapıların da aslında yeni dinsel hareketler olarak değerlendirilebileceğini söyledi. “Bizim tarikat olarak bildiğimiz yapıların aslında bir kısmı İslam’ın geleneksel anlayışının dışında yapılar” diyen Çakır, Elazığ çıkışlı Aczmendilik hareketini ve Fethullah Gülen yapılanmasını örnek göstererek şu değerlendirmede bulundu: “Fethullah Gülen’in hareketini de aslında tam olarak bir İslam hareketi olarak tanımlamak mümkün olmayabilir.”

Türkiye’deki somut bir örneğe de değinen Çakır, 2004’te İstanbul’da yaşanan bir olayı anlattı. “İhsan Güven adında, inandığım emekli bir öğretmendi, öldürüldü” diyen Çakır, Güven’in “Dost Tarikatı” adlı bir yapı kurduğunu ve bazı ünlü isimlerin de bu yapıyla bağlantılı olduğunu aktardı. Çakır, bu tür hareketlerin karizmatik bir lider etrafında şekillendiğini; liderin ölümünün ardından yapının varlığını sürdürmekte büyük güçlük çektiğini vurguladı.

Ruşen Çakır yorumladı: Yeni dinsel hareketler Türkiye'de niçin etkili olamıyor?
Ruşen Çakır yorumladı: Yeni dinsel hareketler Türkiye’de niçin etkili olamıyor?

Türkiye’de yeni dinsel hareketler neden güçlenemiyor?

Çakır, 80’li yıllarda Türkiye’de varlık gösteren transandantal meditasyon hareketinin de bu kategoriye girdiğini belirtirken günümüzden bir örnek olarak 1993’te kurulan Dünya Kardeşlik Birliği Mevlana Yüce Vakfı’nı öne çıkardı. Vakfın kurucusunun Vedia Bülent Çorak olduğunu hatırlatan Çakır, yapının inançlarını şöyle özetledi: “İnanışları uzay temelli, ama işin içerisinde Mevlana da var, Atatürk de var; böyle karma bir şey.”

Çakır’a göre bu hareketlerin Türkiye’de yaygınlaşamamasının ardında iki temel neden var. İlki toplumsal zemin eksikliği: “Genellikle bunalan, çağa cevap vermekte zorlanan ve geleneksel dinsel yapılara dair olmayı kendilerine yediremeyen insanların elitist arayışları söz konusu.” Bu yapılar büyük şehirlerde orta ve üst orta sınıfa hitap ederken alt sınıflara ulaşmakta zorlanıyor.

Devlet korkusu belirleyici etken

İkinci ve daha belirleyici neden ise devlet korkusu. Türkiye’de misyonerliğin tarihsel olarak bir “devletin bekası sorunu” biçiminde algılandığını hatırlatan Çakır, “Hükümetler değişir ama bu korku değişmez” diyerek yeni dinsel hareketlerin kökü belirsiz yapılar olarak görülmesinin devlet gözünde ciddi bir sorun oluşturduğunu vurguladı.

Bu nedenle söz konusu hareketlerin görünür olmaktan kaçındığını belirten Çakır, “Bu insanlar korkuyor, özellikle devletten korkuyor” dedi. Ülke genelinde hızla yayılan yoga ve benzeri uzakdoğu kökenli aktivitelerin insanların yeni dinsel arayış ihtiyacını kısmen karşıladığına dikkat çeken Çakır, buna karşın Türkiye’nin bu alanda hâlâ kısır kaldığını söyledi.

Fransa ve ABD gibi ülkelerin kendi özgün yeni dinsel hareketlerini ürettiğini hatırlatan Çakır, Türkiye için farklı bir tablo çizdi: “Türkiye böyle bir şeyi henüz yapmadı, yapamadı. Yapacağı da benzemiyor.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.