İran savaşı uluslararası hava trafiğini nasıl etkiledi?

İran savaşı uluslararası hava trafiğini nasıl etkiledi?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan ve İran’ın verdiği cevapla bölgeye yayılan savaş sonucu Ortadoğu’daki en büyük havalimanları günlerdir kapalı, binlerce yolcu transit merkezlerinde mahsur kaldı. Peki bu ne kadar daha devam edebilir? Uzmanlara göre havayolu şirketlerinin uçuş ağını yeniden kurması haftalar sürecek.

İran’daki savaş yalnızca askeri ve siyasi dengeleri değil, uluslararası hava trafiğini de etkiledi. Ortadoğu’daki önemli hava sahalarının kapanması ve bölgedeki büyük havalimanlarının faaliyetlerini durdurması, uluslararası uçuş ağında ciddi bir aksama yarattı. Uzmanlara göre yolcuların yeniden yönlendirilmesi, uçuş planlarının değiştirilmesi ve havayolu ağının yeniden kurulması haftalar sürebilecek karmaşık bir süreç olacak.

Savaşın ilk günlerinde bölgedeki en önemli havalimanlarından bazıları günlerce kapalı kaldı. Dünyanın en yoğun havalimanlarından biri olan Dubai Uluslararası Havalimanı’ndan 2025 yılında 95 milyondan fazla yolcu geçti. Katar’daki Hamad Uluslararası Havalimanı ise aynı yıl 54 milyondan fazla yolcuya hizmet verdi.

Bu iki büyük transit merkezinin geçici olarak kapanması, Avrupa ile Asya arasındaki hava trafiğinde ciddi bir boşluk yarattı. Çünkü bu havalimanlarının büyük bölümü yalnızca varış noktası değil, aynı zamanda küresel bağlantı merkezleri olarak kullanılıyor.

Havacılık uzmanı ve eski pilot John Cox’a göre havayolu şirketleri uçuş planlarındaki aksamalara alışkın olsa da bu kez yaşanan durumun ölçeği çok daha büyük. “Bu tür aksaklıklar daha önce de yaşandı. Farklı olan şey bunun ölçeği” diyen Cox, büyük havayollarının kriz durumları için özel ekipler bulundurduğunu söyledi.

Dubai Uluslararası Havalimanı pistinde park halindeki FlyDubai uçakları
Dubai Uluslararası Havalimanı pistinde park halindeki FlyDubai uçakları.

Uluslararası hava trafiği nasıl etkilendi?

Cox’a göre bu tür krizlerde havayollarının operasyon merkezleri günün 24 saati çalışarak uçuş ağını yeniden kurmaya çalışıyor. Ekipler uçakların nerede olduğunu belirliyor, mürettebat planlamasını yapıyor, bakım işlemlerini koordine ediyor ve yolcuları alternatif uçuşlara yönlendiriyor.

Ancak Ortadoğu’daki durum daha karmaşık çünkü bölgedeki havayolları dünya çapında yolcu taşıyan dev aktarma merkezlerine sahip.

“Abu Dabi, Doha ve Dubai gibi şehirler uluslararası hava taşımacılığının en büyük merkezleri. Avrupa’dan Asya’ya giden yolcuların önemli bölümü bu havalimanlarından geçiyor” diyen Cox, birçok yolcunun aslında bu şehirlerde kalmak için değil yalnızca aktarma yapmak için bulunduğunu söyledi.

Bu nedenle savaşın başlamasıyla birlikte çok sayıda yolcu Ortadoğu’nun iki tarafında mahsur kaldı.

Uçuşlar yeniden yönlendiriliyor

Bazı havayolları sınırlı da olsa uçuşlarını yeniden başlatmaya çalışıyor. Örneğin Emirates, 28 Şubat Cumartesi gününden sonra Dubai’den Sidney’e ilk uçuşunu 4 Mart Çarşamba yaptı. Şirket şu anda özellikle mahsur kalan yolcuları taşımaya öncelik veren sınırlı uçuş programı uyguluyor.

Avustralya’nın bayrak taşıyıcı havayolu Qantas ise Perth–Londra arasındaki normalde direkt olan uçuşunu Singapur’da kısa bir yakıt ikmali yapacak şekilde değiştirdi. Bu sayede uçak yaklaşık 60 yolcu daha taşıyabiliyor.

Buna karşılık Qatar Airways ve Etihad gibi bazı büyük havayolları uçuşlarını en az birkaç günlüğüne askıya aldı.

İran savaşının başlamasının ardından yüzbinlerce yolcu mahsur kaldı, alternatif güzergâhlara yönlendirildi.

Havayolları için milyarlarca dolarlık risk

Havacılık yönetimi uzmanı Ian Douglas’a göre mevcut kriz havayolu şirketleri için uzun süreli ve pahalı bir süreç anlamına geliyor.

Douglas, “Önümüzdeki en az bir ay oldukça karmaşık geçecek” dedi. Douglas’a göre havayollarının önceliği, Ortadoğu’daki havalimanlarında mahsur kalan yolcuları mümkün olan en kısa sürede başka uçuşlara yönlendirmek olacak.

Ancak sektörün kapasitesi sınırlı. Douglas, “Yedek uçak yok, yedek mürettebat yok. Havayolları ağlarında hangi uçak nereye sığdırılabilir, buna bakıyor” diye konuştu.

Krizin maliyetinin de çok yüksek olacağı belirtiliyor. Uçakların yerde kalması, mürettebatın otellerde beklemesi ve yolcuların konaklama masrafları havayolları için büyük bir ekonomik yük anlamına geliyor.

Douglas bu durumu şöyle özetledi: “Ayda milyonlarca dolar kiralanan uçaklar yerde duruyor ve gelir üretmiyor. Üstelik yolcuların konaklaması ve beslenmesi gibi ek maliyetler de var.”

Uzmanlara göre savaş sona erdikten sonra bile yolcuların Ortadoğu hava sahasında uçmaya çekinmesi mümkün. ABD’deki Embry-Riddle Havacılık Üniversitesi’nden operasyon yönetimi profesörü Ahmed Abdelghany’e göre bazı yolcuların “füzelerin uçtuğu bir bölgede uçmak istemiyorum” diyerek seyahat planlarını ertelemesi havayollarını uzun süre etkileyebilir.

Havayolu ağı yeniden kurulabilir mi?

Havacılık uzmanı John Cox’a göre tüm bu zorluklara rağmen havayolu sektörü büyük krizlerden sonra genellikle hızlı bir şekilde toparlanabiliyor. Cox, kriz yönetimi ekiplerinin uçuş ağını yeniden kurma konusunda oldukça deneyimli olduğunu söyledi.

Ancak şu anda bu sistemin tüm dengesi bozulmuş durumda. “Şu anda her şey akortsuz” diyen Cox, havayolu şirketlerinin önümüzdeki günlerde uçuş ağını yeniden kurmaya çalışacağını belirtti.

Kaynak: Guardian

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.