Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail saldırılarında Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından İran’da yeni dini liderin kim olacağı tartışılıyor. New York Times’a (NYT) göre en güçlü aday olarak oğlu Mücteba Hamaney ve Mücteba’nın seçilmesi değişim arayan İranlıları öfkelendirebilir. Peki İran siyasetinde yıllardır perde arkasında etkili olduğu söylenen Mücteba Hamaney kim?
ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği saldırılarda Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından ülkede yeni dini liderin kim olacağı sorusu gündemde. New York Times’a konuşan İranlı yetkililere göre, İran’ın bir sonraki dini lideri için en güçlü aday olarak Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney öne çıkıyor.
New York Times’a konuşan üç İranlı yetkili, İran’da dini lideri seçme yetkisine sahip Uzmanlar Meclisi’nin 3 Mart Salı günü iki ayrı toplantı yaptığını ve görüşmelerde Mücteba Hamaney’in “açık ara önde gelen aday” haline geldiğini söyledi. Yetkililer, bazı din adamlarının kararın kısa sürede açıklanabileceğini değerlendirdiğini ancak bunun ABD ve İsrail tarafından hedef alınma riskini artırabileceği endişesinin de dile getirildiğini aktardı.
56 yaşındaki Mücteba Hamaney uzun yıllardır İran siyasetinde etkili olduğu bilinen ancak kamuoyu önünde nadiren görünen bir figür. Uzmanlara göre Mücteba Hamaney, İran’ın en güçlü kurumlarıyla kurduğu ilişkiler sayesinde yıllardır sistemin merkezinde yer aldı.

Peki Mücteba Hamaney kimdir? Hakkında neler biliyoruz?
1969 yılında İran’ın en önemli dini merkezlerinden biri olan Meşhed’de doğdu. Doğduğu dönemde İran’da henüz İslam Cumhuriyeti kurulmamıştı. Ülke 1979 devrimiyle monarşiden teokratik bir yönetime geçti.
Hamaney genç yaşta askeri ve dini çevrelerle ilişki kurmaya başladı. Lise eğitimini tamamladıktan sonra 1987 civarında İran’ın elit askeri gücü olan Devrim Muhafızları saflarına katıldı. Bu dönemde İran-Irak Savaşı’nın son yıllarında görev yaptı.
1989 yılında ise babası Ali Hamaney, Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin ölümünün ardından İran’ın ikinci dini lideri olarak seçildi. Bu, Mücteba Hamaney’in siyasi ve dini çevrelerde hızla yükselmesinin önünü açtı.
Aldığı dini eğitim ve rejim içindeki yükselişi
Mücteba Hamaney daha sonra İran’ın dini eğitim merkezlerinden biri olan Kum kentinde eğitim aldı. Burada ülkenin önde gelen din adamlarından ders gördü ve bir süre dini seminerlerde ders verdi.
Ancak New York Times’a göre onun asıl etkisi kamuoyu önündeki faaliyetlerinden çok perde arkasındaki rolünden geldi. Uzun yıllar boyunca dini liderin ofisinin işleyişinde önemli bir rol oynadı ve İran’daki güvenlik ile askeri kurumlarla yakın ilişkiler kurdu.
Uzmanlara göre bu durum özellikle Devrim Muhafızları ile kurduğu bağları güçlendirdi. Gazeteye konuşan kaynaklar, Devrim Muhafızları’nın da onun liderliğini desteklediğini belirtti.
Tahran merkezli analist Mehdi Rahmati, “Mücteba şu anda en mantıklı seçenek çünkü güvenlik ve askeri aygıtın nasıl çalıştığını çok iyi biliyor. Zaten uzun süredir bu koordinasyonu yürütüyordu” dedi.

İran siyasetinde nasıl bir rolü vardı?
Mücteba Hamaney İran’da uzun yıllar boyunca kamuoyu önünde görünmeyen ancak siyasi süreçlerde etkili olduğu iddia edilen bir isim olarak biliniyor.
2005 yılında Mahmud Ahmedinejad’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından reformist siyasetçiler Mücteba Hamaney’i seçim sürecine müdahale etmekle suçladı. Reformist lider Mehdi Kerrubi, seçim sürecinde “bir üstadın oğlunun” müdahalesi olduğunu ileri sürdü.
Ali Hamaney ise bu eleştirilere yanıt verirken oğlunu savundu ve “O bir üstadın oğlu değil, kendisi bir üstattır” ifadelerini kullandı.
Bu tartışma Mücteba Hamaney’in İran siyasetindeki görünmeyen etkisine ilişkin iddiaların kamuoyunda daha fazla konuşulmasına yol açtı.

Liderliğin babadan oğula geçmesi tartışma yaratmaz mı?
Mücteba Hamaney’in babasının yerine geçmesi ihtimali İran içinde de tartışmalı bir konu olarak görülüyor çünkü İran’da babadan oğula liderlik devri monarşik bir görüntü vereceği için Şii dini çevrelerde tepkiyle karşılanabilir.
1979 İslam Devrimi monarşik yönetimi sona erdirmiş ve hanedan benzeri iktidar geçişlerine son verdiğini iddia etmişti. Bu nedenle liderliğin babadan oğula geçmesi bazı kesimlerde tepki yaratabilir.
Johns Hopkins Üniversitesi’nde İran ve Şii siyasetini çalışan akademisyen Vali Nasr, Mücteba Hamaney’in seçilmesinin şaşırtıcı ama aynı zamanda rejim içindeki güç dengelerini gösteren bir karar olabileceğini söyledi:
“Uzun süre halef olarak görülüyordu ancak son iki yılda bu ihtimal gündemden düşmüş gibiydi. Eğer seçilirse bu, rejimin içinde Devrim Muhafızları’na yakın daha sert bir kanadın kontrolü ele aldığını gösterebilir.”
Nasr’a göre böyle bir tercih İran siyasetinde güvenlik kurumlarının ağırlığının arttığına işaret edebilir ve sistemin daha sert bir çizgiye yöneldiğini gösterebilir.
Diğer adaylar kimler?
İran’da dini liderlik için adı geçen başka isimler de bulunuyor.
Bunlardan biri din adamı ve hukukçu Ali Rıza Arafi. Arafi, Ayetullah Hamaney’in öldürülmesinin ardından oluşturulan üç kişilik geçiş liderliği konseyinde yer alıyor.
Bir diğer aday ise İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin torunu olan Hasan Humeyni. Hasan Humeyni İran’daki reformist çevrelere daha yakın bir isim olarak biliniyor.
Ancak New York Times’a konuşan kaynaklara göre mevcut tabloda Mücteba Hamaney diğer adayların önüne geçmiş durumda.
Savaşın ortasında liderlik tartışması
İran’da dini liderlik tartışması ülkenin savaş ortamında olduğu bir dönemde yaşanıyor.
İran International’a konuşan bazı kaynaklara göre Devrim Muhafızları yönetimde boşluk oluşmasını önlemek ve güvenlik zincirini korumak için hızlı bir lider belirlenmesini istiyor. Bu değerlendirmelere göre Mücteba Hamaney hem rejim içindeki güç merkezleriyle kurduğu ilişkiler hem de babasının mirasını temsil etmesi nedeniyle güçlü bir aday olarak görülüyor.
Ancak İran yönetimi yeni dini lider konusunda henüz resmi bir açıklama yapmadı.
- Hafta Başı (72): İran savaşı ne kadar sürer? | Türkiye ne yapabilir?
- Yas, sessizlik ve bastırılmış öfke: İranlı kadınlar Medyascope’a konuştu
- İran’ın dini lideri Hamaney: “Ekonomik sorunların esas sebebi ABD yaptırımları değil, kötü yönetim”
- İran’da okul saldırısında hayatını kaybeden çocuklar için toplu cenaze töreni düzenlendi
- Avrupa Birliği, İran Devrim Muhafızları’nı “terör örgütleri” listesine ekledi







