Medyascope’un Nasıl Bir Dünya, Nasıl Bir Türkiye? programında konuşan Prof. Dr. Salih Bıçakçı, İsrail ile ABD’nin bu savaşta çıkış stratejisinin bulunmadığını söyledi. El Cezire muhabiri Resul Serdar Ataş ise İran’ın Körfez ülkelerini hedef almasını, Washington üzerinde baskı oluşturma stratejisinin parçası olarak değerlendirdi.
İPM-Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi ve Medyascope işbirliğiyle hazırlanan “Nasıl bir Dünya? Nasıl bir Türkiye?” programının bu bölümünde Prof. Dr. Salih Bıçakcı ve Al Jazeera muhabiri Resul Serdar Ataş değerlendirdi.
İsrail hava kuvvetlerinin yaklaşık 30-40 kişinin bulunduğu konumu bombaladığını söyleyen Bıçakçı, Hamaney’in öldürülmesinin şimdiye kadarki en büyük gelişme olduğunu vurguladı.
Bıçakçı, Hamaney’in ölümünün rejimi hemen çökertmeyeceğini söyledi:
“Rejim çok kolay yıkılır, Devrim Muhafızları hemen dağılır sözleri çok doğru olmayabilir. Hatırlayacaksınız, 79 sonrasında 10 yıl süren İran-Irak savaşında İran gayet nitelikli olarak savaşı sürdürmüştü.”

Son seçimlerde katılım oranının yüzde 40’lara gerilediğini aktaran Bıçakçı, ekonomik sorunların ve işsizliğin sistemi içten zayıflattığını da ekledi.
Bıçakçı, yeni liderlik konusundaki belirsizliği de gündeme taşıdı:
“Güvenlik tecrübesi olacak mı, uluslararası diplomasi bilgisi olacak mı, uzmanları mı dinleyecek? Bunu bilmiyoruz. Hamaney büyük bir tecrübe biriktirmişti ve bu tecrübe İran’ı çok dar boğazlardan rahatça çıkarmıştı.”
Parçalanma riskine de değinen Bıçakçı, İran içindeki farklı grupların varlığını şöyle özetledi: “Kimse şu anda İslam rejimi gitsin, arkasında ne kalırsa bizimdir demiyor. Gruplar halinde farklı düşünceler var.”

Ataş: “İran Körfez’i hedef alarak Washington’a baskı uyguluyor”
El Cezire muhabiri Ataş, İran’ın Körfez ülkelerindeki ABD üslerini neden hedef aldığını açıkladı: “7 Ekim sonrasında bütün bölge ülkeleri şu düzleme geliyor: bu bir sistemik değişim. Bu yeni bölgesel düzen ortaya çıkarken İran’a yer yok; dolayısıyla ya İran radikal bir transformasyon geçirmek zorunda ya da toprak bütünlüğü bile küçültülecek.”
İran’ın 1982’den bu yana Lübnan’a yatırım yaptığını, ancak Hasan Nasrallah başta olmak üzere 22 kişilik kadronun 19 günde tasfiye edildiğine de dikkat çeken Ataş, “Anlamlı bir cevap verilemedi” dedi.
Ataş, İran’ın Körfez stratejisini kademeli bir baskı modeli olarak tarif etti:
“Birinci aşamada Amerikan askeri hedefleri. Eğer bu yeteri kadar baskı oluşturursa güzel. Ama durdurmazlarsa bir sonraki aşamaya gideriz, bölge ülkelerinin enerji altyapısını vururuz. Bu da yetmezse stratejik depoları, su depolarını, gıda depolarını vururuz.”
İsrail ve Amerika’nın kırmızı çizgi tanımamasına atıfta bulunan Ataş, “İranlar da diyorlar ki bizim de artık hiçbir kırmızı çizgimiz yok” dedi.








