ING: Ortadoğu krizi Türkiye’nin enflasyon ve cari açık riskini büyüttü

ING’nin “Monitoring Turkey: Geopolitical shock increases risks” başlıklı raporuna göre ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, Türkiye’nin enflasyon, cari açık ve para politikası görünümünde ciddi yukarı yönlü riskler doğurdu. Merkez Bankası’nın bu yıl faizi yüzde 37’den yüzde 30’a indirmesi bekleniyor, ancak enerji fiyatlarındaki belirsizlik tahminleri zorlaştırıyor.

ING'nin Türkiye raporu: Savaş enflasyon ve cari açık riskini büyüttü
ING’nin Türkiye raporu: Savaş enflasyon ve cari açık riskini büyüttü

ING’nin son Türkiye izleme raporuna göre Ortadoğu’daki savaş, Türkiye ekonomisini hem enerji maliyetleri hem de risk primi açısından olumsuz etkiliyor. Rapor, coğrafi yakınlık, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve küresel risk iştahının azalmasının bir arada olumsuz bir tablo çizdiğini ortaya koyuyor. Bu etkilerin boyutu ise büyük ölçüde krizin süresi ve derinliğine bağlı kalıyor.

Merkez Bankası rezerv ve likidite adımları attı

ING’ye göre Merkez Bankası, jeopolitik gelişmelere karşı hızlı ve hazırlıklı bir tutumla piyasaya müdahale etti. Banka, döviz rezervlerini aktif biçimde kullanarak sisteme döviz arzı sağladı. 5 Mart itibarıyla 11 milyar Amerikan Doları’nı aşan döviz satışının yanı sıra 500 milyon dolarlık TL-uzlaşmalı döviz vadeli işlemleri de gerçekleştirdi. Piyasaya gidebilecek TL arzını kısmak amacıyla 58,1 milyar TL değerinde likidite senedi ihraç eden banka, aynı zamanda bir haftalık repo ihalelerini askıya alarak gecelik faizin koridorun üst bandına çıkmasına izin verdi ve etkin fonlama maliyeti yüzde 40’a yükseldi.

Faiz kararı ve yıl sonu tahmini

ING ekonomistleri, Merkez Bankası’nın mart toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tutacağını, yılın devamında ise temkinli indirimlerle bu oranı yüzde 30’a çekeceğini öngörüyor. 2027’nin üçüncü çeyreğinde faizin yüzde 25’e gerilemesi beklense de rapor, yukarı yönlü risklerin güçlü olduğunu vurguluyor. Nitekim piyasa yıl sonu faiz beklentisini yüzde 30’dan yüzde 32,3’e taşıdı. Üç aylık faiz oranının da yüzde 40’tan yüzde 24’e kadar kademeli biçimde gerilemesi öngörülüyor.

Şubat enflasyonu geçici yükseliş gösterdi

Şubat ayında aylık enflasyon yüzde 2,96 ile beklentilere paralel gelirken yıllık oran, gıda grubunun baskısıyla yüzde 30,7’den yüzde 31,5’e yükseldi. Ulaşım ve yeme-içme hizmetleri de bu artışa katkı sundu.

Çekirdek enflasyon ise aylık yüzde 1,53 artışla yıllık bazda yüzde 29,5’e geriledi. Bu, 2021 sonu itibarıyla görülen en düşük çekirdek enflasyon düzeyi. Üretici fiyat endeksi de şubatta aylık yüzde 2,4 artarak yıllık yüzde 27,6’ya ulaştı. ING, mart ayından itibaren düşüş eğiliminin yeniden başlayacağını ve yıl sonu enflasyonun yüzde 25’e gerileyeceğini, 2027’nin üçüncü çeyreğinde ise yüzde 19 düzeyine ineceğini öngörüyor.

Petrol fiyatları cari açık riskini büyütüyor

Merkez Bankası’nın kendi çalışmasına göre Brent ham petrol fiyatında 10 dolarlık artış, cari açığı 4-5 milyar dolar artırıyor ve ING bu çerçevede 2026 yılı cari açık tahminini turizmde anlamlı olumsuz etki olmayacağı varsayımıyla 32 milyar dolara revize etti. Ocak verilerine göre 12 aylık kümülatif cari açık 25,2 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, GSYİH’nin yaklaşık yüzde 1,8’ine karşılık geliyor. Hükümet ise küresel petrol fiyatlarındaki artışın rafineri fiyatlarını yukarı çekmesi durumunda özel tüketim vergisini bu artışın yüzde 75’ine kadar indirebilecek yeni bir düzenleme hayata geçirdi.

Bütçe açığı arttı

Ocak ayı bütçe verileri, faiz giderlerindeki yıllık yüzde 180’lik sert artışın etkisiyle toplam bütçe açığının 214,5 milyar TL’ye ulaştığını gösteriyor. Önceki yılın aynı döneminde bu rakam 139,3 milyar TL’ydi . Son 12 aylık kümülatif bütçe açığı 1,87 trilyon TL ile GSYİH’nin yüzde 3’üne denk gelirken orta vadeli programda 2026 için öngörülen hedef 2,71 trilyon TL (GSYİH’nin yüzde 3,5’i) düzeyinde.

Olumlu tabloya bakıldığında ise birincil fazlanın GSYİH’nin yüzde 0,7’sine çıktığı görülüyor. Vergi gelirleri yıllık yüzde 49 artarken vergi dışı gelirler 5G lisans satışlarının katkısıyla yüzde 92,9 oranında yükseldi.

TL değer kaybı sürecek

ING tahminlerine göre dolar/TL kuru 2025 sonu itibarıyla 42,9 düzeyinden 2026 sonunda 51’e, 2027’nin üçüncü çeyreğinde ise 57’ye tırmanıyor; euro/TL de aynı dönemde 50,4’ten 69,6’ya çıkıyor.

10 yıllık devlet tahvili getirilerinin 2025 sonu itibarıyla yüzde 28,9’dan 2027’nin üçüncü çeyreğinde yüzde 21,2’ye gerilemesi öngörülüyor. Rapor genel değerlendirmesinde, enerji fiyatlarındaki belirsizlikler ile jeopolitik risklerin Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı sürdüreceğini, para politikasında ise ihtiyatlı ve kademeli bir normalleşme sürecinin devam edeceğini vurguluyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.