Rivayet Muhtelif (9): Behlül Özkan ile söyleşi – Soğuk Savaş’ın Türkiye’ye etkileri 

Rivayet Muhtelif’in bu bölümünde Doçent Doktor Behlül Özkan, Soğuk Savaş’ın Türkiye’ye etkilerini ve Türkiye’nin bugünkü siyasi yapısının o dönemle ilişkisini Hilmi Halıcıoğlu’na değerlendirdi.

Soğuk Savaş’ın Türkiye’ye etkilerini anlatan Doçent Doktor Behlül Özkan, Türkiye’nin bugününü anlamak için Soğuk Savaş’ın çok önemli olduğunu söyledi. Akademisyenlerin genelde erken cumhuriyet dönemi üzerine çalışmalar yaptığını ama son zamanlarda Soğuk Savaş üzerine çalışmaların arttığını belirtti.

Batı Almanya, İngiltere ve Amerika. Onların arşivinde Türkiye’ye dair çok bilgi ve belge olduğunu söyleyen Özkan, “Bizim arşivlerin önemli bir kısmı kapalı olduğu için kendi ülkemizin tarihini yabancı arşivleri çalışarak anlamaya çalışıyoruz. Bu da büyük bir sorun” dedi. Türkiye’nin NATO’ya girişini Sol Akademi’nin önemli bir dönüm noktası olarak gördüğünü belirten Özkan, aslında bunun çok daha öncesinde alınmış bir karar olduğunu söyledi. 

Behlül Özkan, Soğuk Savaş döneminin 1945’teki tam baskın olayıyla başladığını söyledi. Demirel, Özal, İlhan Selçuk, Niyazi Berkes, Behice Boran, Sabahattin Ali gibi isimlere karşı baskıların olduğu tek parti iktidar döneminden bahseden Özkan, “Türkiye’nin anti komünizmi Soğuk Savaş’ın öncesine giden bir anti komünizm” dedi.

Türk-İslam sentezi

1960’lar sonrasında, “yerli ve milli” bir İslam anlayışı geliştirme çabasıyla “Yeniden Milli Mücadele” gibi örgütlenmelerin ortaya çıktığını belirten Özkan, bu örgütlenmelerin devlet tarafından, özellikle solla mücadele ve Arap etkisinden uzak tutma misyonuyla kullanıldığını söyledi. 1960’lardan itibaren işçi eylemleri, TİP’in kuruluşu ve öğrenci hareketleri gibi sol hareketlerin yükselişe geçtiğini söyleyen Özkan, bunun tüm dünyadaki özgürlük anlayışlarıyla paralel olduğunu belirtti.

Günümüz Türkiye’sine etkisi

Bugün, Soğuk Savaş’ın sona ermiş olmasına rağmen kurduğu düzenin mirasının devam ettiği belirten Özkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve onun kuşağının siyasi düşüncelerinin Soğuk Savaş şartlarında şekillendiği, ancak İmamoğlu ve Demirtaş gibi daha sonraki nesillerin bu dönemin içine doğmadığını ve siyaset yapma tarzlarının farklılaştığını söyledi. Behlül Özkan, Kılıçdaroğlu gibi siyasetçilerin Soğuk Savaş siyasetçisi olduğunu, Özgür Özel gibi daha yeni neslin ise farklılaştığını belirterek Soğuk Savaş düzeninin Türkiye’de kurduğu yapının hala devam ettiğini söyledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.