Prof. Mehmet Gürses ile söyleşi: İran Kürtleri hakkında bilmek istediğiniz her şey

Prof. Mehmet Gürses, İran’daki savaşın Kürtler için yeni bir siyasi alan açabileceğini belirterek, “Rejim devrilmese bile zayıflayacak ve Kürtlerle ilişkilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak” dedi. Prof. Mehmet Gürses ile söyleşi: İran Kürtleri hakkında bilmek istediğiniz her şey….

Gazeteci Ruşen Çakır, İran’daki savaşın Kürtler açısından anlamını Prof. Mehmet Gürses ile değerlendirdi.

Gürses’e göre İran’daki savaş bağlamında sıkça gündeme gelen “ABD Kürtleri silahlandırıyor” tartışmasından daha önemli olan, bölgedeki “Kürt realitesinin” artık göz ardı edilemeyecek bir noktaya gelmiş olması.

“Ortada devasa bir Kürt realitesi var ve bu realite artık çuvala sığmayan bir mızrak gibi kendini gösteriyor” diyen Gürses, Orta Doğu’daki güç dengeleri değiştikçe Kürt aktörlerin yeniden gündeme geldiğini vurguladı.

İran Kürtleri hakkında
Prof. Mehmet Gürses ile söyleşi: İran Kürtleri hakkında bilmek istediğiniz her şey

“Kürtler diğer gruplara göre daha örgütlü”

Gürses, İran’da Beluçlar ve Araplar gibi başka azınlıkların da bulunduğunu ancak uluslararası aktörlerin neden özellikle Kürtlere odaklandığının sorulması gerektiğini söyledi.

Buna karşılık Kürtlerin tarihsel olarak daha örgütlü ve siyasi tecrübeye sahip olduğunu belirten Gürses, Irak ve Suriye’deki gelişmelerin de bu durumu gösterdiğini ifade etti.

“1990’larda Irak’ta, 2010’larda Suriye’de Kürtlerle iş birliği yapıldı. İran’da da benzer bir durumda Kürtlerin öne çıkması, onların dinamiklerinin buna uygun olmasından kaynaklanıyor.”

İran’da yaklaşık 10 milyon Kürt

Gürses’e göre İran’daki Kürt nüfusunun ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 10-15’ine karşılık geldiği tahmin ediliyor. Bu da yaklaşık 10 milyon kişilik bir nüfusa işaret ediyor.

İran’daki Kürt hareketinin modern kökenlerinin de oldukça eski olduğunu belirten Gürses, 1946’daki Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin Kürt siyasal hareketi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu hatırlattı.

“Kürtler tek başına savaşın kaderini değiştiremez”

Gürses, İran’ın büyük bir ülke olduğunu ve Kürtlerin tek başına rejimin kaderini değiştirecek askeri güce sahip olmadığını söyledi.

Ancak Kürtlerin asıl hedefinin rejimi devirmek değil, mevcut kriz ortamını siyasi kazanımlara dönüştürmek olduğunu belirtti.

“Rejim devrilmese bile zayıflayacak. Böyle bir durumda devlet, Kürtlerle ve diğer muhalif gruplarla ilişkilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalabilir.”

“Her büyük değişimde Kürtler alan kazanıyor”

Gürses’e göre Orta Doğu’daki büyük krizler genellikle Kürt hareketleri için yeni fırsatlar doğuruyor.

Irak’ta 1991 Körfez Savaşı sonrasında özerk yönetimin ortaya çıktığını, Suriye iç savaşının da Kürtlerin bölgede fiili bir yönetim kurmasına zemin hazırladığını hatırlatan Gürses, benzer bir sürecin İran için de tartışıldığını söyledi.

Türkiye’ye çağrı

Programda Türkiye’nin yaklaşımı da gündeme geldi. Gürses, Ankara’nın bölgedeki Kürt gelişmelerini sürekli bir güvenlik tehdidi olarak görmesinin sorun yarattığını savundu.

“Kürtlerin İran’daki kazanımları bile sizi rahatsız ediyorsa sorun Kürtlerde değil, bakış açısındadır” diyen Gürses, Türkiye’nin Kürt meselesine yönelik politikasını yeniden değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

“Süreç yeni başlıyor”

Gürses’e göre İran’daki gelişmeler henüz erken bir aşamada ve uzun bir sürece işaret ediyor.

Kürtlerin hemen askeri bir hamle yapması beklenmediğini belirten Gürses, bölgesel dengelerin nasıl şekilleneceğinin belirleyici olacağını söyledi.

“İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik stratejisi ve rejimin geleceği belirleyici olacak. Bu süreçte İran Kürtleri daha çok gündeme gelecek.”

Programın sonunda Çakır da İran’daki savaşın yalnızca askeri değil, bölgesel siyaset açısından da uzun süre tartışılacak sonuçlar doğuracağını belirterek gelişmeleri izlemeyi sürdüreceklerini söyledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.