ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken gözler bu kez Irak’ın kuzeyindeki İranlı Kürt örgütlere çevrildi. İran Kürdistanı’nda birden fazla silahlı ve siyasi örgüt var. Peki bu gruplar kimlerden oluşuyor, askeri güçleri ne kadar ve gerçekten İran’a karşı savaşa girebilirler mi?
Ortadoğu’daki savaşın genişleme ihtimali tartışılırken, İran’ın batısında yaşayan Kürtlerin ve Irak’ın kuzeyinde bulunan İranlı Kürt grupların rolü yeniden gündemde.
Uluslararası basında yer alan bazı haberlerde, sürgündeki Kürtlerin ABD ile temas halinde olduğu ve İran’ın batısındaki Kürt vilayetlerine yönelik bir kara harekâtı başlatabilecekleri öne sürüldü. Ancak hem Kürt örgütlerinin açıklamaları hem de bölgedeki siyasi dengeler, bu ihtimalin son derece karmaşık olduğunu gösteriyor.
İran’daki Kürtler kimler?
Dünya genelinde 30 ila 40 milyon arasında Kürt bulunduğu tahmin ediliyor. Bu nüfusun önemli bölümü Türkiye, Irak, İran ve Suriye sınırlarının kesiştiği bölgelerde yaşıyor.
Yaklaşık 90 milyon nüfusa sahip İran’da Kürtlerin sayısının 8 ila 10 milyon arasında olduğu ve toplam nüfusun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğu tahmin ediliyor. Kürt nüfus özellikle Irak sınırına yakın Kirmanşah, Kürdistan ve İlam eyaletlerinde yoğunlaşıyor ve bu bölgeye Rojhilat deniliyor.
İran’daki Kürt bölgeleri uzun yıllardır merkezi otoriteyle gerilimli bir ilişkiye sahip. 1979’daki İran Devrimi sonrasında Kürt hareketleriyle Tahran arasında silahlı çatışmalar yaşandı. Daha yakın dönemde ise 2022’de Mahsa Amini’nin gözaltında ölümü sonrası başlayan protestolar Kürt bölgelerinde yoğunlaşmıştı.
İran’daki Kürt örgütleri: Çok parçalı bir yapı
İran’daki Kürt siyasi ve silahlı hareketi tek bir yapıdan oluşmuyor. Farklı ideolojik çizgilere sahip birçok örgüt faaliyet gösteriyor.

22 Şubat’ta beş Kürt örgütü “İran Kürdistanı Siyasi Güçleri Koalisyonu” adı altında bir ittifak kurduklarını açıkladı. Koalisyonda şu örgütler yer aldı:
- Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK)
- İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ)
- Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK)
- Kürdistan Emekçiler Topluluğu (Komala)
- İran Kürdistanı Mücadele Örgütü (Sazman-ı Xebat)
Koalisyonun temel hedefleri ise açık biçimde sıralandı: “İran İslam Cumhuriyeti’ni devirmek ve Kürtlerin kendi kaderini tayin etmesi.”
Ancak bu örgütler arasında ciddi siyasi ve askeri farklılıklar bulunuyor.
En güçlü siyasi hareket: KDP-İ ve Komala
Uzmanlara göre İran’daki en güçlü iki siyasi örgüt İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ) ile Komala.
KDP-İ’nin geçmişi 1940’lı yıllara kadar uzanıyor. Parti uzun yıllardır İran’daki Kürt hareketinin en önemli siyasi aktörlerinden biri olarak görülüyor. 1989’da partinin lideri Abdurrahman Kasımlı Viyana’da İranlı yetkililerle görüşme sırasında öldürülmüş, yerine geçen Sadık Şerafkendi de 1992’de Berlin’de suikasta uğramıştı.
1990’lı yıllarda merkezini Kuzey Irak’a taşıyan KDP-İ faaliyetlerini bugün büyük ölçüde Irak Kürdistanı’ndan yürütüyor.
Komala ise 1970’lerde Marksist bir Kürt hareketi olarak ortaya çıktı. Zamanla çok sayıda fraksiyona bölündü. Örgütün bazı kanatları farklı Kürt hareketleriyle ittifak kurarken bazıları daha bağımsız bir çizgi izliyor.
Askeri açıdan en güçlü grup: PJAK
İran’daki Kürt hareketleri içinde askeri açıdan en güçlü örgüt ise PJAK.
2004’te kurulan PJAK, Türkiye, İran ve ABD tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor. Türkiye PJAK’ı PKK’nın İran kolu olarak tanımlıyor. PJAK ise PKK ile organik bir bağı olmadığını savunuyor.
Örgütün yaklaşık 2 ila 3 bin silahlı militanı olduğu tahmin ediliyor.
PJAK son açıklamalarında “üçüncü yol” stratejisini benimsediğini ve mevcut savaşta ne İran rejiminin ne de dış müdahalelerin tarafı olmayacağını duyurdu.
PAK ve diğer gruplar
Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) ise daha milliyetçi ve bağımsızlık yanlısı bir çizgi izliyor. PAK yetkilileri bazı güçlerini İran sınırına yakın bölgelere kaydırdıklarını açıkladı ancak İran’a yönelik bir kara saldırısının başladığı iddialarını reddetti.
Sazman-ı Xebat ise İran’daki Kürt hareketi içindeki en küçük örgütlerden biri olarak biliniyor.

Kürtler gerçekten İran’a saldırabilir mi?
BBC’ye konuşan Kürt yetkililer, sınırı geçmeye hazır olduklarını ancak bunun için bazı koşullar gerektiğini söylüyor.
Kürdistan Özgürlük Partisi’nden bir yetkili “Eğer üzerimizdeki hava sahası temizlenmezse harekete geçemeyiz. Rejimin silah depolarının yok edildiğini görmemiz gerekir. Aksi halde bu intihar olur” dedi.
Kürt savaşçıların önemli kısmı geçmişte Irak ve Suriye’de IŞİD’e karşı savaşırken ABD tarafından eğitilmişti. Bu nedenle Washington’la askeri bağlantılarının olduğu biliniyor.
Ancak Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Bağdat hükümeti, Irak topraklarının İran’a karşı askeri operasyon için kullanılmasına izin verilmeyeceğini açıkladı.

Savaşa dahil olacağı iddiaları nereden çıktı?
Reuters ve CNN’de yayımlanan bazı haberlerde ABD’nin İran’daki rejimi zayıflatmak için Kürt gruplarla temas kurduğu öne sürüldü.
CNN’e göre CIA savaş başlamadan önce Irak’taki bazı Kürt gruplara silah sağladı. Axios ise İsrailli yetkililerin İran’daki rejimin devrilmesi durumunda Kürtlere siyasi destek ve özerklik vaat ettiğini yazdı.
Beyaz Saray ise Kürtlerin İran’a yönelik bir kara harekâtına hazırlanması iddialarını yalanladı.
ABD Başkanı Donald Trump bir açıklamasında Kürtlerin İran’a saldırmasının “harika olacağını” söylemişti. Ancak daha sonra savaşın daha da karmaşık hale gelmesini istemediğini belirterek Kürtlerin çatışmaya dahil olmasını istemediğini açıkladı.
Uzmanlara göre Kürtlerin İran’daki savaşta nasıl bir rol oynayacağı büyük ölçüde uluslararası dengelere bağlı.






