İBB davası üçüncü gününde savunmalar devam etti. Duruşma sonunda gazetecilere seslenen İmamoğlu TRT’yi hedef aldı. Tutuklu başkan, “Günlerdir TRT’nin yaptığı dezenformasyonu duyuyorum. Milletin parasıyla yayın yapan TRT’yi kınıyorum” dedi.

İBB davası üçüncü günü de gerginlikle başladı. Duruşma başlamadan önce tutuklu sanıklar salona getirilmeye başlandı.
Jandarma, Yavuz Saltık el sallarken engel olmaya çalıştı ve itti. Bunun üzerine avukatlar uygulamaya itiraz etti. Seyirciler, tutuklu sanıklar için sık sık “Sizinle gurur duyuyoruz” diye bağırdı.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da duruşmanın üçüncü gününde salona sloganlarla girdi. İzleyiciler, İmamoğlu salona geldiği sırada “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı attı.
Duruşmanın üçüncü gününde ilk savunmayı Bulut Aydöner yaptı. “Serbülend Danış tarafından hakkımda delilsiz, belgesiz açıklamalar yapıldı” diyen Aydöner, “Ailemin emeklerinin yok sayıldığı, dişimizle tırnağımızla yaptıklarımızı göz ardı eden bir MASAK raporu dosyaya sunulmuş. Aile şirketimizde mal transferleri için yapılan ödemeler olağandışı görülmüş. Raporu tamamen reddediyorum” diye konuştu.
- Binlerce yıl hapis istemi: İşte İmamoğlu’na açılan siyasi davalar ve soruşturmalar
- Aykut Erdoğdu’nun savunması tartışmaları yeniden alevlendirdi: Bilimsel mütalaa ne diyor, HTS kaydı delil olabilir mi?
- Akın Gürlek: “Mahkeme salonları siyaset arenası değil”
“‘Satış bedelini almadık’ diyorlar, tapu belgesi var”
“İfadelerinde ‘Satış bedelini almadık’ diyorlar; 5,5 milyon bedelle satıldığına dair 5 tapu memurunun önünde imzalar atıldı” diyen Aydöner, belgeyi de mahkemeye sundu.
“Serbülent Danış yalan beyanla beni tutuklattı” diyen Aydöner, “Tapu sürecinde hiç yokken, ilk ifadede hiç hatırlamayıp abim tutuklandıktan sonra ikinci ifadede her şeyi hatırlıyor. İhaleye fesat karıştırma suçundan firari olduğunu öğreniyorum. Evinde bulunmadığına dair dosyada tutanak var. Tutuklama korkusuyla ifadeye gidiyor. Kaçma şüphesi olanlar da belli, evinde bulunmayanlar da” ifadelerini kullandı.
“1 sene neden sessiz kaldılar?”
Aydöner, itirafçı ifadesine dair de şunları söyledi:
“Ben kazancımı açıklıyorum. Ama 5-6 milyar lira hesap hareketi bulunan biri zor durumda olduğunu, rüşvete bulaştığını söylüyor. Nasıl oluyor? 1 sene boyunca neden sessiz kaldılar? 19 Mart sonrası hemen gidip kendiliğinden neden ifade vermiyor? Başka bir dosyadan arama çıkınca mağdur olduğu aklına geliyor. Arsaların değerinin 50 milyon TL olduğundan bahsediyor. 50 milyon rüşvet verdiğini iddia ettiği bir yer var, işlem yapılalı bir sene olmuş, her şeyi biliyor ama bir sene boyunca aklına gelmiyor.”
Mahkeme başkanının “Ne husumetiniz vardı, böyle beyanda bulundu?” sorusuna Aydöner şöyle yanıt verdi: “
Kurtulmaya yönelik olarak görüyorum. Fatih Keleş’i önce tanımadığını söylüyor, 15-20 gün sonra senaryo oluşturuyor; tanıdığını ama görüşmediğini söylüyor. Benimle bir husumeti yok, tanışıklığımız da yok. Kendini kurtarmaya yönelik.”
İmamoğlu: “Bir kelime yazmayan basın utansın”
Duruşma arasında Ekrem İmamoğlu bazı gazetecilere dönerek “3 gündür burada olup bir kelime yazamayan basın utansın. Bir yıldır bize hakaret ediyorlar” dedi.
İmamoğlu, savunmasını ve suçlamalara verdiği yanıtı yazan basın mensuplarına ise “Sizler iyi ki varsınız, sesimizi duyuruyorsunuz. Siz olmasanız sesimiz çıkmazdı” diye seslendi.
“4 yaşındaki kızıma yalan söylemek zorunda kaldım”
İBB davasında bir diğer savunmayı Sırrı Küçük yaptı. Küçük, savunmasını 4 yaşındaki kızına atfetti. Gözleri dolarak yaptığı savunmada şunları söyledi:
“12 Haziran 2025’te Ömer Güngör ifade vermiş. Ama bunun öncesinde hiçbir yerde Sırrı Küçük ismi geçmiyor. Geçmediği hâlde 31 Mayıs 2025 günü saat 06.00’da 3-4 tane polis memuru neden beni gözaltına aldı? 3 gün Vatan’da tutuldum. Hakkımda iddia yok. Ben neden 165 gün Silivri’de kaldım? 4 yaşındaki kızıma neden yalan söylemek zorunda kaldım? Neden Silivri’nin polis okulu olduğunu söylemek zorunda kaldım? 270 gündür Ömer Güngör ailesiyle, çocuklarıyla zaman geçiriyor. Ben aileme hasret kaldım. El salladık diye suçlu olduk. Kızımı ayda bir kere 45 dakika görüyorum, 285 gündür tutukluyum. Kızımın ismi Masal Su. 31 Mayıs’a kadar kızımıza bir tane yalan söylemedik.
Ben işlemediğim bir suç için buradayım, işlemediğim suçun cezasını çekiyorum. Bir kişinin evladına sınırlı sürede sarılmasının ne anlama geldiğini biliyorum; Allah kimseye yaşatmasın. Psikolojik olarak zorlanıyoruz. Eşim psikolojik destek alıyor. Kızım anaokuluna başladı, hiçbir duyguyu onunla birlikte yaşayamadım. İlk defa okula başladı, babasız gitti.”
“Salak mıyım, petrol ofisinde para alayım?”
“Cezaevine girdiğimde 74 kiloydum, şu anda 58 kiloyum. Günlerdir koğuşta ağladım. 36 yıllık hayatımda sabıka kaydım yok, kavgam yok” diyen Küçük şöyle devam etti: “Başak Petrol, organize sanayi bölgesinin tam içinde, bizim ofisimize 2 kilometre uzaklıkta. Ankara’ya, Edirne’ye, E-5’e çıkmak istersek oradan geçmek zorundayız. Baz vermekle suçlanıyorum. Milyonlarca vatandaş, milyonlarca araç geçiyor oradan. Silivri’den biri baz verdi diye buradaki biri suçlanabilir mi? Ömer Güngör ‘Ben size 5 milyon lira getircem’ demiş, ben de Başak Petrol’de buluşalım demişim. Kameralar var, herkes var. Orada 5 milyon lira alacağım; 5 milyon kocaman bir rakam, 1,5 valiz yapıyor. Afedersiniz, salak mıyım? Telefon görüşmemiz yok, belge yok.”
İBB borsasında adı geçen avukat
Daha önce İBB borsasında adı geçen avukat Recep Seyhan’ın 10 Ağustos 2025’te Sırrı Küçük’ü de cezaevinde ziyaret ettiği ortaya çıktı.
Avukat Hüseyin Cengiz, “Tutukludan ne talep ettin? Oradan kovulmaktan utanmadın mı? Sırrı’dan itirafçı olmaz” dedi. Aynı avukat daha önce Fatih Keleş’i de ziyaret etmişti.
İmamoğlu’ndan TRT’ye: “Kınıyorum”
Ekrem İmamoğlu duruşma sonunda da gazetecilere seslendi, “İddiaların hepsi mesnetsiz, dayanaksız; hepsi tek tek çürüyecek, göreceksiniz. Günlerdir TRT’nin yaptığı dezenformasyonu duyuyorum. Milletin parasıyla yayın yapan TRT’yi kınıyorum. 86 milyonun parası haram zıkkım olsun” dedi.
CHP Milletvekili Mahmut Tanal da İmamoğlu’na “Cumhurbaşkanı İmamoğlu’nun Silivri’de ne işi var?” diye takıldı. İmamoğlu, “86 milyonun cumhurbaşkanı olacağım” diye karşılık verdi.








