Medyascope ekranlarında Alişer Delek’in sunduğu Gazeteci Bakışı programına konuk olan İran uzmanı Mehmet Akif Koç, bölgedeki son gelişmeleri ve İran üzerindeki müdahale stratejisini değerlendirdi. Koç, mevcut çatışma sürecinin başarısız olduğunu ve yakında suikastlar ile etnik kalkışmaları içeren bir dördüncü fazın başlayacağını öngördü.
İran’da Ali Hamaney’in ölümü ve Mücteba Hamaney’in halef olarak seçilmesinin ardından sular durulmuyor. Alişer Delek’in sorularını yanıtlayan bölge uzmanı Mehmet Akif Koç, 2024 Aralık ayında Suriye’deki Baas rejiminin devrilmesi ile başlayan sürecin “ahtapotun başı” olarak nitelendirilen İran yönetimine doğru evrildiğini belirtti.
Operasyonlar birinci fazla başladı
Koç, bölgede soğuk savaştan kalan ve ABD-İsrail eksenine direnen yapıların sistematik olarak tasfiye edildiğini savundu. Bu sürecin İran ayağını fazlara ayıran Koç, ilk aşamayı şu sözlerle özetledi:
“13 Haziran’da başlayan 12 Gün Savaşı, birinci fazdı. Bu fazda nükleer müzakere masasından kalkan ABD ve İsrail, İran’daki yönetimi doğrudan devirmek için direkt bir hamle yaptı.
Ancak Koç’a göre bu harekât askeri anlamda iddia edildiği gibi nükleer altyapıyı tamamen sıfırlayamadı; daha çok betonun ve dağın taşın vurulduğu, tarafların kamuoyuna kendini başarı hikâyesi anlattığı bir süreç olarak kaldı.”

İkinci ve üçüncü faz içeriden çökertme denemesi: Dördüncü fazda ne bekleniyor?
Ocak ayında patlak veren protestoları ikinci faz olarak adlandıran Mehmet Akif Koç, bu sürecin ekonomik krizle başladığını ancak hızla silahlı bir kalkışmaya dönüştürüldüğünü belirtti. İran yönetiminin dış müdahaleyi engellemek için bu isyanı çok kanlı bir şekilde bastırdığını vurgulayan Koç, “Resmî rakamlar 6-7 bin ölü civarında ama çok daha büyük bir katliam yaşandı” dedi. 27 Şubat’ta başlayan üçüncü fazın ise ABD ve İsrail açısından şu an itibarıyla başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.
Koç, kısa süre içinde başlayacağını öngördüğü dördüncü fazın daha hibrit ve tehlikeli olacağını iddia etti:
“Altı ay daha beklemeyecekler. Dördüncü fazda daha hibrit şeyler olacak. To the point (nokta atışı) suikastlar, periferideki etnik ve mezhepsel toplulukların yaşadığı yerlerde kalkışma denemeleri ve yoğun bombardıman bir arada yürütülecek.”
Mücteba Hamaney: Sadece bir evlat değil, teşkilatçı bir isim
Yeni lider Mücteba Hamaney’in seçilmesini de değerlendiren Koç, bu durumun bir “darbe” değil, sistemin kendi bekâsı için yürüttüğü bir süreç olduğunu söyledi. Mücteba’nın Devrim Muhafızları ile 2005’ten bu yana süregelen yakın ilişkisine ve Seyyid (Peygamber torunu) olma avantajına vurgu yaptı.
Türkiye’ye düşen füzeler üçüncü bir tarafın provokasyonu
Son dönemde Türkiye ve Azerbaycan topraklarına düşen füzeler hakkında da konuşan Koç, İran’ın bu saldırıları üstlenmediğine ve Türkiye ile cepheyi genişletmenin Tahran’ın çıkarına olmadığına dikkat çekti. Koç, bu durumun Türkiye’yi savaşın içine çekmek isteyen üçüncü bir tarafın provokasyonu olabileceğini söyledi.
- Alişer Delek ile Gazeteci Bakışı (1): CHP’nin Kürt Sorunu
- Reza Talebi ile söyleşi: İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in dünü, bugünü ve muhtemel yarını
- Gözler onun üzerindeydi: İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney kimdir?
- Trump’tan İran için çelişkili mesajlar: Savaş bitmek üzere mi, yoksa tırmanacak mı?
- Ahmet Şık yazdı: Darbe daha ileri tarih için planlanmıştı, mecburen öne alındı








