Mütalaa programının dokuzuncu bölümünde gazeteciler Fırat Fıstık ve Furkan Karabay, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun hâkim karşısına çıktığı İBB davasını konuştu.
Pazartesi günü İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki duruşma salonunda görülmeye başlanan İBB davasını yerinden takip eden Fırat Fıstık, izlenimlerini paylaştı.
Fırat Fıstık, dört gün boyunca devam eden duruşmalarda sık sık yaşanan tartışmalara dikkat çekti. Fıstık, “Ekrem İmamoğlu söz almak istedi, ilk konuşmak istiyorum dedi. Bu talep reddedildi. Bunun dışında bazı usule dair eleştirileri de oldu Ekrem İmamoğlu’nun. Ama ilk gün bu konuşmaya izin verilmedi. Hatta mahkeme heyeti ara verdi, biz o zaman içeri gireriz dedi, izleyicilerin çıkarılmasına karar verdi” dedi.

Fıstık şunları anlattı:
“Bazen sloganlar atılıyor, çok sık olmasa bile. Bazı tutuklu sanıklar ailelerini ya da aile yakınlarından bazılarını ilk defa görüyorlar, arkadaşlarını görüyorlar. Arkaya dönüp el sallıyorlar. 2. ve 3. günde bazı jandarmalar bazı tutuklu sanıklara müdahale etti; hatırlayabildiğim kadarıyla Yavuz Saltık, Murat Ongun ve Ramazan’a da benzer bir şekilde müdahale edildi. Yani el sallarken, mesela izleyicilerimiz için anlatalım, bir kişi aile yakınını görüyor, arkasına dönüyor, elini sallıyor ve bir jandarma gelip hemen elini indirmeye çalışıyor. Sonra avukatlar araya giriyor ve tartışma yaşanıyor. Yani aslında çok doğal şeyler bunlar ama ne olacak, 5-10 saniye o insanlar arkaya dönüp izleyicilere el sallasa anlayabilmiş değiliz.”
Bir gün önce gazetecilerin duruşma salonundaki yerinin değiştirilmek istenmesi üzerine yaşananları da anlatan Fıstık şöyle devam etti:
“Hâkim sadece duruşma düzeninin bozulduğunu dile getirdi. Nasıl bozulduğunu sorduğumuzda cevap vermedi. Bir kez daha avukatlar aracılığıyla ve doğrudan duruşma salonuna seslenerek görüşmek istediğimizi ilettik. ‘Bir temsilci seçelim, görüşelim. Hangi koşul duruşma düzenini bozuyor, nasıl ve nereye oturmamız gerekiyor?’ dedik. Çünkü salon gerçekten boştu, oturulabilecek çok yer vardı. Bu görüşme talebimiz de kabul edilmedi, avukatlarla da görüşülmedi ve mahkeme heyeti tarafından duruşma hemen bitirildi. Tabii bunun neden olduğunu aslında biliyoruz. Cevap şu: Ekrem İmamoğlu’nun konuşması, duruşma aralarında ve sonunda gazetecilere seslenmesi. Ama buna bir açıklık getirmek istiyorum; hani gazetecilere röportaj verdi, uzunca konuştuk gibi bir durum söz konusu değil. Duruşmaya ara verildiğinde ve sonunda İmamoğlu’nun yanında en az 5-6 jandarma oluyor ve aşağı doğru indiriliyor. İndirilirken İmamoğlu zaman zaman gazetecilere dönerek söylemek istediği birkaç cümleyi sesleniyor.”

HTS-BAZ kaydı tartışması
Furkan Karabay, İBB tutuklularından Aykut Erdoğdu’nun savunmasının ardından başlayan HTS-BAZ kaydı tartışmalarına değindi.
Karabay, HTS-BAZ kayıtlarıyla tutuklamaların yapılamayacağına dikkat çekerek şunları söyledi:
“İBB davasına ilk savunması alınan kişi Aykut Erdoğdu’ydu; eski CHP milletvekili. Erdoğdu rüşvete aracılık etmekle suçlanıyor. Şöyle bir durum da var: Aykut Erdoğdu’ya verilecek ceza, 10 aydır tutuklu bulunduğu sürenin altında kalacak. Rüşvet verdiği ya da aldığı kişiyle ortak bir HTS-BAZ kaydı varsa bu ifade üzerinden operasyon düzenleniyor ve HTS-BAZ kaydı da ortaya koyularak rüşvet ilişkisi iddia ediliyor. Ancak şöyle bir şey var: HTS-BAZ kaydı şunu ifade ediyor; belirli noktalarda baz istasyonları var. Eğer hakkınızda teknik bir takip yoksa, sizi anlık olarak konum bazlı izleyemezler. Mesela biz Galatasaray Üniversitesi’ndeyken, üniversite Ortaköy’deydi. Ortaköy’de baz istasyonu yoktu. Biz Üsküdar sahilindeki baz istasyonu üzerinden telefona bağlanıyorduk. Yani ben Ortaköy’deyken Üsküdar’daki baz istasyonuna bağlandığım için Üsküdar’da sinyal veriyordum. Dolayısıyla bir itirafçı Üsküdar’da rüşvet pazarlığı yaptığımı söylese, savcılık bakacak ve benim baz kaydımın da Üsküdar’ı gösterdiğini görecek. ‘HTS-BAZ kaydı da senin Üsküdar’da olduğunu söylüyor, itirafçı da Üsküdar’da rüşvete aracılık ettiğini söylüyor; dolayısıyla sen bu suçu işledin’ diyecek.”








