Hafta Başı (74): Sırada Türkiye mi var? İBB davasının anlamı

Ruşen Çakır, Kadri Gürsel ile Hafta Başı’nda, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın Türkiye’ye olası etkilerini, Türkiye’nin sıradaki hedef olabilme olasılığını ve İBB davasının anlamını değerlendirdi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu İBB davasının ikinci haftası, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda yapıldı.

İBB davasının anlamı

Duruşmada jandarma, cübbesini giyerek avukatların bölümüne oturan Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı ve milletvekili Turan Taşkın Özer’in yerini değiştirmek istedi. Özer, “Burası cezaevi değil, duruşma salonu. Ben buraya avukat olarak geldim. Notumu alıyorum, iddianame de önümde açık. Yeter ya. Yönetemiyorsa yapmasın” diyerek tepki gösterdi.

Mahkeme heyeti salona geldiğinde Özer’e, “Bu şekilde yargılamaya başlayamayız, sizi izleyici bölümüne alalım” dedi. Özer ise “Önümde iddianame açık, not alıyorum” diye yanıtlayınca mahkeme başkanı, “Orada da not alabilirsiniz. İzleyici bölümünden takip edebilirsiniz” diyerek dışarı çıkarılması için görevlilere talimat verdi.

Avukat Kazım Yiğit Akalın, “2009’dan beri uygulama böyle. Orada oturabilir. Yer olmasa haklısınız ama yer var” şeklinde konuştu. Avukat Ali Rıza Dizdar da Özer’e destek vererek, “Kanun açık, istersem Özer’i yanıma alabilirim” dedi. Mahkeme Başkanı ısrarla Özer’in yerinin değiştirilmesi ve izleyici bölümüne geçmesini istedi. 

İBB davasının anlamı
İBB davasının anlamı

Mahmut Tanal ise “Siz çalışmamak için bahane arıyorsunuz. Anayasa’ya uymak zorundasınız” derken, avukat Baran Kaya “Siz başından beri duruşma yapmak istemiyorsunuz” diyerek tepki gösterdi. 

Taşkın Özer, “Kanuna göre hakkım. Zorla çıkarın o zaman” derken mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.

Arada izleyiciler “Duruşma başlasın”, “Heyet gelsin” diye slogan attılar. Mahkeme heyeti salona gelmeden duruşma ertesi güne ertelendi.

Türkiye savaşın tarafı değildir

Yetkililer, üç balistik mühimmatın da NATO’nun Doğu Akdeniz’de konuşlu hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini ve olayda herhangi bir can ya da mal kaybının yaşanmadığını bildirdi.

Türkiye’nin çatışmadaki pozisyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan güvenlik kaynakları, Ankara’nın savaşın tarafı olmadığını vurguladı. Kaynaklar, “Türkiye savaşın tarafı değildir ve çatışmanın içine çekilmemek için ihtiyatlıdır. Türkiye, bölgede yeni gerilim hatları oluşmaması için sorumluluk bilinciyle hareket etmektedir” ifadelerini kullandı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.